Ana içeriğe geç
Sözlük

kimya ile cümle

kimya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Asit-baz tepkimesi, bir asit ile bir baz arasında meydana gelen kimyasal tepkimedir.التفاعل الحمضي-القاعدي هو تفاعل كيميائي يحدث بين الحمض والقاعدة.
Faraday sabiti fizik ve kimyada, bir mol elektronun sahip olduğu elektrik yükü olarak tanımlanır.ثابت فاراداي في الفيزياء والكيمياء هو كمية الشحنة الكهربية لكل مول من الإلكترونات.
Altı yıl liselerde Kimya öğretmeni olarak çalıştı.درّس الكيمياء لست سنوات في الصفوف الثانوية.
İki veya daha fazla atom arasında elektronların değiş-tokuşu veya paylaşımı kimyasal bağın temel sebebidir.فالتبادل أو تقاسم الإلكترونات في ما بين الذرات هو السبب الرئيسي للروابط الكيميائية.
Kimyasal maddelerin bu özellikleri onların substantif,afiniteli olmaları anlamına gelmektedir.وتقدم الكيمياء الكمومية فهما عميقا ودقيقا لسبب حدوث ذلك.
Pedagoji Sertifikası olan kimyagerler, liselerde kimya öğretmeni olarak çalışabilmektedirler.الكيميائي تحت التدريب المرخص مسموح له بالعمل في مهنة الكيمياء.
Çoğu kimyasal sentez yöntemi, biyolojik reaksiyonun tersi yönde, yani C-uçtan N-uca doğru ilerler.تبدأ معظم طرق التخليق الكيميائي من النهاية C نحو النهاية N وذلك عكس التفاعل اليولوجي الطبيعي.
Kimya bilimleri adayıdır.إجازة في العلوم الكيميائية.
Sodyum bikarbonat ya da soda kimyasal formulü NaHCO3 olan bir kimyasal bileşiktir.بيكربونات الصوديوم أو كربونات الصوديوم الحامضية هو مركب كيميائي له الصيغة NaHCO3.
Hassas sıvıların kimyasal özelliğini bozmaz.ومع ذلك فإنه ليس مثاليًا لتلطيخ الكيمياء الهيستولوجية المناعية.
Roger Yonchien Tsien (1 Şubat 1952 - 24 Ağustos 2016), Amerikalı kimyager.روجر تسيان (بالإنجليزية: Roger Y. Tsien) (مواليد 1 فبراير 1952 - 24 أغسطس 2016)، عالم أمريكي، صيني الأصل.
Makine ve Kimya Endüstri'sinden emekli oldu.الكيمياء والكيمياء الصناعية.
Kimyasal formülü C5H10O5 şeklindedir.له الصيغة الكيميائية C5H10O5.
Paul Müller adlı kişiler: Paul Hermann Müller (1899-1965), İsviçreli kimyager Paul Müller (d.بول هرمان مولر (1899-1965) كيميائي سويسري.
Birlikte çok uyumlu çalışıyorlar, kimyaları doğal bir biçimde birbirini tutuyor.”Eles trabalham muito bem juntos, entre eles há uma química natural".
Dow, Amerikan Kimya Konseyi üyesidir.Dow é membro do Conselho Americano de Química.
Bu prensip aynı zamanda bazı kimyacılar tarafından da desteklenmişti; William Hyde Wollaston.O princípio foi também defendido por alguns químicos, tais como William Hyde Wollaston.
2014 yılında kimyasal üretimde dünyada ikinci sırada yer aldı.Ela ficou em segundo lugar no mundo em produção química em 2014.
Maxwell-Boltzmann dağılımı fizik ve kimya uygulamalarında kullanılan bir olasılık dağılımıdır.A distribuição de Maxwell-Boltzmann é uma distribuição de probabilidade com aplicações em física e química.
Kimya ve Fizik El Kitabı , 71. baskı, CRC Press, Ann Arbor, Michigan, 1990.Handbook of Chemistry and Physics, 71ª edição, CRC Press, Ann Arbor, Michigan, 1990.
Kimyasal değişimler kristalliği etkiler.As alterações químicas afetam a cristalinidade.
Kimyasal birleşim.União Química.
Dow, plastik, kimyasal madde ve tarımsal ürünler üretmektedir.Dow fabrica produtos plásticos, químicos e agropecuários.
Bazı kimyasal maddeler ve ilaçlar spesifik olarak pankreas hücrelerini tahrip ederler.Algumas substâncias químicas e drogas destroem preferencialmente células pancreáticas.
Mangan metalinin ve birçok kimyasal bileşiğin ön maddesidir.Ele é o precursor para o metal manganês e muitos compostos químicos.
Kimyasal biyologlar tarafından yapılan araştırma sık sık biyokimya daha hücre biyolojisi bu yakın ilgilidir.A pesquisa feita por biólogos químicos é muitas vezes mais próxima da biologia celular do que a bioquímica.
ATP'nin hidrolizi tarafından enerjilendirilirler ve kimyasal enerjiyi mekanik işe dönüştürürler.São alimentadas pela hidrólise do ATP e convertem energia química em trabalho mecânico.
Daha sonraları Oppenheimer, Pauling'i Manhattan Projesi'ne kimya sorumlusu olarak davet eder.Mais tarde, Oppenheimer propôs a Pauling a chefia na área de química do Projecto Manhattan.
1954 yılında pasaportu; Stokholm'de Nobel Kimya Ödülü'nü almasına az bir süre kala geri verildi.O passaporte foi restaurado em 1954, pouco antes de se deslocar a Estocolmo, a fim de receber o Prémio Nobel.
Mekanik, kimyasal ve biyolojik engeller gibi bazı bariyerler canlıları enfeksiyonlardan korur.Existem várias barreiras mecânicas, químicas e biológicas que protegem os organismos de infecções.
Ekip üyesi Aaron Klug, 1982'de Kimya'da Nobel Ödülünü aldığı araştırmasına devam etti.Aaron Klug, membro da sua equipe, continuou sua pesquisa, ganhando o Prêmio Nobel de Química em 1982.
Ayrıca kimyasal yapılar çizdi ve sahne olarak kullanılan kimyasal denklemler yazdı.Ela também olhou as estruturas químicas e escreveu as equações químicas que foram usadas ​​como adereços.
Kimyasal yanık nedenli ölümlerin çoğu yutma kaynaklıdır.A maior parte das mortes por queimaduras químicas deriva da ingestão de produtos químicos.
Kimyasal sistemler, maddenin fazında değişim veya bir dizi kimyasal tepkime içerebilir.Sistemas químicos podem incluir mudanças de fase da maéria ou um conjunto de reações químicas.
3 kez kimya dalında Nobel Ödülü'ne aday gösterilmiştir.Foi indicada três vezes para o Prêmio Nobel de Química.
Film birçok eleştiri aldı ama genellikle iki başrol oyuncusunun arasındaki kimya dolayısı ile övgüler aldı.O filme recebeu críticas mistas, mas foi geralmente elogiado pela química entre as duas lideranças.
Etkin sıcaklık ve bolometrik parlaklık, yıldızın kimyasal bileşimine bağlıdır.Tanto a temperatura efetiva quanto a luminosidade bolométrica dependem da composição química da estrela.
Babası onu kimya mühendisliği eğitimi görmesi için yurtdışına gönderir.O pai, ao perceber isto, enviou-o para o estrangeiro para ganhar experiência no campo da Engenharia Química.
Sistem değiştirilmediği sürece bu tür bir kimyasal termodinamik denge süresiz devam edebilir.Esse tipo de equilíbrio termodinâmico químico permanece indefinidamente, a menos que o sistema seja mudado.
Koenzimler kimyasal grupları bir enzimden öbürüne taşıyan küçük organik moleküllerdir.As coenzimas são pequenas moléculas que transportam grupos químicos de uma enzima para outra.
Örneğin, 6B kimyasalı suda %2,93, etanolde %15,21 oranında çözünür.Especificamente, violeta de metila 6B é solúvel em água a 2.93% e solúvel em etanol a 15.21%.
Ancak bunlar primer kimyasal elementlerden oldukça azdır.No entanto, estes são muito menos abundantes do que os elementos químicos primários.
Bundan sonra uygun bir kimyasal reaksiyonla rejenere edilir.Sua identificação é feita, posteriormente, por meio de reações químicas adequadas.
Baygon, 1975 yılında Alman kimya üreticisi Bayer AG tarafından piyasaya sürüldü.Baygon foi introduzido pelo fabricante químico alemão Bayer, em 1975.
20 Ağustos 1936 ) Japon kimyagerdir.(Tóquio, 20 de agosto de 1936) é um químico japonês.
Alpha Chi Sigma profesyonel kimya cemiyeti üyesiydi.Era irmão da Alpha Chi Sigma, a fraternidade química profissional.
Bu yöntemlere kuantum kimya bileşik yöntemleri denir.Estes métodos são chamados métodos compostos de química quântica.
Madenî para metali, periyodik tablonun 1B grubunda yer alan kimyasal elementlerdir.Os metais alcalinos são elementos químicos do grupo 1A da tabela periódica com propriedades similares.
Elektronlar, ayrıca iyon, molekül ya da atom gibi özel bir kimyasal türlerinden çıkarılabilirler.Elétrons podem também ser completamente removidos de uma espécie química, como um átomo, molécula, ou íon.
Bu yıldızlar, sınıfları B8p ile A7p aralığındaki kimyasal olarak tuhaf ana kol yıldızlarıdır.Estas estrelas são estrelas quimicamente peculiares da sequência principal de classe espectral B8p até A7p.
Andreas Strecker tarafından 1862 keşfedilmiş ve 1866'da kimyasal olarak sentezlenmiştir.A colina foi descoberta por Andreas Strecker em 1864 e sintetizada quimicamente em 1866.
Aslında kimya mühendisidir.Técnico em Química.
En büyüğü Alfred, 1883’te doğmuştu, 1909’da Erlangen’de kimya alanında doktor unvanını aldı, 9 yıl sonra öldü.O segundo, Alfred, nasceu em 1883, tendo doutorado em química em 1909 e faleceu nove anos depois.
Kimyasal formülü NaAlSi3O8'dir.Quando pura tem composição química NaAlSi3O8.
1869) 1833 - Alfred Nobel, İsveçli kimya mühendisi (ö.1896 — Alfred Nobel, químico sueco (n. 1833).
Asit-baz tepkimesi, bir asit ile bir baz arasında meydana gelen kimyasal tepkimedir.Uma reação ácido-base é uma reação química que ocorre entre um ácido e uma base.
Zelinsky, Organik kimyadaki kataliz teorisinin kurucularından biriydi.Zelinsky foi um dos fundadores da teoria sobre catálise orgânica.
Tam metin ^ a b c Hans von Euler-Chelpin, The Kimya Ödülü 1929.Hans von Euler-Chelpin, Prêmio Nobel de Química 1929.
Nükleer, biyolojik ve kimyasal (NBC) koruma sistemi bulunur.Possui equipamento de proteção NBC (nuclear, biológica e química).
Yüksek ekonomik değere sahip nadir rastlanan metalik kimyasal elementlere kıymetli metal adı verilir.Um metal precioso é um elemento químico metálico raro, de elevado valor econômico.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod