kim ile cümle
kim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bazen burada gerçekten kimin sorumlu olduğunu merak ediyorum.I sometimes wonder who's really in charge here.
Sanırım onu ona kimin söylediğini Tom'a sormalıyız.I think we should ask Tom who told him that.
Tom hakkında kimseye hiçbir şey anlatmayacağım.I won't tell anyone about Tom.
Tom Mary'nin kimseyi ikna edemeyeceğini biliyordu.Tom knew Mary wouldn't be able to convince anybody.
Tom odayı araştırdı ama orada başka hiç kimse yoktu.Tom looked around the room, but no one else was there.
Gerçekler kimin umurunda?Who cares about facts?
Ben kimsenin tarafında değilim.I'm not on anybody's side.
Kimle konuşacağımdan emin değilim.I'm not sure who to talk to.
Tom'un nerede ve kimle olduğunu merak ediyorum.I wonder where Tom is and who he's with.
Kimi kiralayacağımız hakkında konuşuyoruz.We're talking about who we should hire.
Biz o pozisyona kimi atamamız gerektiği hakkında konuşuyoruz.We're talking about who we should appoint to that position.
Sefere kimin öncülük etmesi gerektiği hakkında konuşuyoruz.We're talking about who should lead the expedition.
Biz kimseye söylemeyiz.We won't tell anyone.
Bizim için tüm faturalarımızı kimin ödediğini bulamadık.We haven't been able to find out who paid all our bills for us.
Tom'un evini yakıp kül eden yangını kimin başlattığını bulmak zorundayız.We have to figure out who started the fire that burned down Tom's house.
Bu planları kime gösterdiğimize dikkat etmeliyiz.We have to be careful who we show these plans to.
Daha sonra, yeni bir kimlik üstlendiler.Afterwards, he assumed a new identity.
Sen onu istasyonda kimin karşılayacağını muhtemelen Tom'a söylemelisin.You should probably tell Tom who'll be meeting him at the station.
Kimin izlediğini asla bilmiyorsun.You never know who's watching.
Kiminle buluşmaları gerektiğini dahi bilmiyorlardı.They didn't even know who they were supposed to meet.
Kimin geldiğini bilmenin imkanı yok.There's no way to know who's coming.
Hiç kimse buradan canlı çıkmıyor.Nobody's getting out of here alive.
Hiç kimse Tom'a yardım etmeye çalışmadı.Nobody tried to help Tom.
Kimsenin söyleyecek başka bir şeyi yoktu.Nobody had anything else to say.
Kimse Tom'a yardımcı olmayacak.Nobody else would help Tom.
Hiç kimse böyle bir ölümü hakketmez.Nobody deserves to die like that.
Kimse bana yardım edemez.Nobody can help me.
Hiç kimse bir şey söylemedi.No one said anything.
Tom'un Mary'nin adını söylediğini hiç kimse duymadı.No one has heard Tom say Mary's name.
Benim yanımda kimin oturduğuna inanmayacaksın.You won't believe who sat down next to me.
Akşam yemeğine kimin geldiğini tahmin et.Guess who's coming for dinner.
Kim akşam yemeği için geliyor?Who's coming for dinner?
"Kim söylüyor?" "Ben söylüyorum.""Says who?" "Says me."
Kim olduğumdan ve ne yaptığımdan utanmıyorum.I'm not ashamed of who I am or what I did.
Kim olduğumdan utanmıyorum.I'm not ashamed of who I am.
Ben onun kim olduğumu bilmediğini biliyorum.I know that she doesn't know who I am.
Kim kaybı anlayacak?Who will understand the loss?
Birlikte zaman geçirmekten hoşlanacağın ünlü bir kişiyi seçebilsen, bu kim olurdu?If you could choose one famous person you'd like to spend time with, who would it be?
Kimsenin sinirini bozmuyorum, değil mi?I'm not annoying anyone, am I?
Bunu bana kim açıklayabilir?Who is able to explain this to me?
Kaza için kimin sorumlu olduğunu bulmaya çalışıyorum.I've been trying to find out who was responsible for the accident.
Bu yolu korumak için kimlerin sorumlu olduğunu bulmaya çalışıyordum.I've been trying to find out who is responsible for maintaining this road.
Tom'un kime para vermiş olabileceğini anlamaya çalışıyorum.I've been trying to figure out who Tom might have given the money to.
Onu kim söylüyor?Who says that?
Artık burada hiç kimse yaşamıyor.No one lives here anymore.
Tanıdığım hiç kimse artık mektup yazmıyor.No one I know writes letters anymore.
Tanıdığım hiç kimse artık Tom'la konuşmuyor.No one I know talks to Tom anymore.
Tanıdığım hiç kimse artık Tom'u sevmiyor.No one I know likes Tom anymore.
Tanıdığım hiç kimse artık oraya gitmiyor.No one I know goes there anymore.
Artık tanıdığım hiç kimse dışarıda yemek yemeyi göze alamıyor.No one I know can afford to eat out anymore.
Artık kimse gülecek gibi görünmüyor.No one seems to smile anymore.
Artık kimse bizi dinlemiyor gibi görünüyor.No one seems to listen to us anymore.
Artık hiç kimsenin onu yapmak için cesareti var gibi görünmüyor.No one seems to have the guts to do that anymore.
Artık hiç kimse Tom'un fotoğraflarıyla ilgileniyor gibi görünmüyor.No one seems interested in Tom's paintings anymore.
Artık orada hiç kimse çalışmıyor.No one works there anymore.
Artık hiç kimse Tom'la konuşmak istemiyor.No one wants to talk to Tom anymore.
Artık hiç kimse kitaplar hakkında konuşmak istemiyor.No one wants to talk about books anymore.
O sözü artık kimse kullanmıyor.No one uses that word anymore.
Artık hiç kimse o tür silah kullanmıyor.No one uses that kind of weapon anymore.
Artık hiç kimse o şekilde düşünmüyor.No one thinks that way anymore.