Babam dedi ki, "Biz, Katolik kilisesinde şuna inanırız小さな子どもは善悪の区別が出来ないと神はわかってるけど
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.가끔은 제7일안식교에서 온 노인 두 분이 와서 천국에 대한 만화를 보여주기도 했습니다.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Às vezes aparecem-me velhinhas da Igreja Adventista do Sétimo Dia a mostrarem-me imagens com desenhos do céu.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.A veces llegan viejitas de la iglesia Adventista del séptimo día enseñándome estas ilustraciones del cielo.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Czasem nachodzą mnie staruszki z kościoła Adwentystów Dnia Siódmego i pokazują mi komiksy z obrazkami nieba.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Joskus luonani käy vanhoja mummoja Adventtikirkosta näyttämässä minulle piirrettyjä kuvia taivaasta.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Néha idős hölgyek jönnek a Hetednapi Adventista Egyháztól a mennyországos rajzaikkal.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Občas přicházejí malé postarší dámy z Církve adventistů sedmého dne a ukazují mi kreslené obrázky nebe.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Parfois, des vieilles dames de l'Église Adventiste du Septième Jour me montrent des dessins du paradis.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Uneori am noroc de bătrânele micuțe a bisericii Adventiste care-mi arată aceste caricaturi a raiului.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.Іноді сюди заходять пані літнього віку з Церкви Адвентистів Сьомого дня, показують зображення небес.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.לפעמים מגיעות אלי זקנות קטנות מ"הכנסייה האדוונטיסטית של היום השביעי", מציגות בפני קריקטורות של גן-עדן.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.أحيانا يأتيني بعض السيدات الشابات من الكنيسة السبتية يروني هذه الصور والرسوم للجنة.
Bazen Seventh Day Adventist kilisesine mensup yaşlı teyzeler gelip bana karton cennet resimleri gösteriyorlar.天国の絵を持って来たり 雑誌の購読契約をしてくれれば 僕はギャングになったり
Ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrının kilisesine zulmettiğim için elçi olarak anılmaya bile layık değilim.나는 사도 중에 지극히 작은 자라 내가 하나님의 교회를 핍박하였으므로 사도라 칭함을 받기에 감당치 못할 자로라
Ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrının kilisesine zulmettiğim için elçi olarak anılmaya bile layık değilim.Nebo já jsem nejmenší z apoštolů, kterýž nejsem hoden slouti apoštol, protože jsem se protivil církvi Boží.
Ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrının kilisesine zulmettiğim için elçi olarak anılmaya bile layık değilim.Vì tôi là rất hèn mọn trong các sứ đồ, không đáng gọi là sứ đồ, bởi tôi đã bắt bớ Hội thánh của Ðức Chúa Trời.
Ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrının kilisesine zulmettiğim için elçi olarak anılmaya bile layık değilim.и ако Христос не е бил възкресен, суетна е вашата вяря, вие сте още в греховете си.
Ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrının kilisesine zulmettiğim için elçi olarak anılmaya bile layık değilim.Ибо я наименьший из Апостолов, и недостоин называться Апостолом, потому что гнал церковь Божию.
Ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrının kilisesine zulmettiğim için elçi olarak anılmaya bile layık değilim.Я бо останнїй з апостолів, котрий недостоєн зватись апостолом, бо гонив церкву Божу.
Ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrının kilisesine zulmettiğim için elçi olarak anılmaya bile layık değilim.כי אני הצעיר בשליחים ואינני כדי להקרא שליח באשר רדפתי את קהל האלהים׃
Ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrının kilisesine zulmettiğim için elçi olarak anılmaya bile layık değilim.لاني اصغر الرسل انا الذي لست اهلا لان أدعى رسولا لاني اضطهدت كنيسة الله.
Ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrının kilisesine zulmettiğim için elçi olarak anılmaya bile layık değilim.我 原 是 使 徒 中 最 小 的 、 不 配 稱 為 使 徒 、 因 為 我 從 前 逼 迫 神 的 教 會
Ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrının kilisesine zulmettiğim için elçi olarak anılmaya bile layık değilim.我 原是 使徒 中 最 小 的 、 不配 稱為 使徒 、 因為 我 從前 逼迫 神 的 教會
Ben gidiyorum Kilisesi'ne her Pazar.Aku akan setiap hari Minggu ke Gereja.
Ben gidiyorum Kilisesi'ne her Pazar.Elmegyek minden vasárnap a templom.
Ben gidiyorum Kilisesi'ne her Pazar.Ich werde jeden Sonntag zur Kirche.
Ben gidiyorum Kilisesi'ne her Pazar.Jeg har tænkt mig hver søndag til Kirken.
Ben gidiyorum Kilisesi'ne her Pazar.Olen menossa joka sunnuntai kirkkoon.
Ben gidiyorum Kilisesi'ne her Pazar.Sto andando ogni Domenica in chiesa.
Ben gidiyorum Kilisesi'ne her Pazar.Zamierzam w każdą niedzielę do kościoła.
Ben gidiyorum Kilisesi'ne her Pazar.Отивам всяка неделя на църква.
Ben gidiyorum Kilisesi'ne her Pazar.Я збираюся щонеділі до церкви.
Ben gidiyorum Kilisesi'ne her Pazar.Я собираюсь каждое воскресенье в церковь.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorum저는 영국 국교회의 목사입니다. 20년동안 그 교회에서 목사로 일하고 있죠.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorum20年間 司祭を努めてきました ほとんどの時間 神の本質を問い
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumIch bin ein Vikar in der Kirche von England. 20 Jahre lang bin ich Priester in der Kirche gewesen.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumIk ben predikant in de Church of England. Ik ben al twintig jaar priester in die kerk.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumJestem pastorem Kościoła Anglikańskiego Pełnię posługę kapłańską w tym Kościele od 20 lat.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumJe suis vicaire de l'Eglise d'Angleterre J'ai été prêtre pendant 20 ans
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumJsem vikářem anglikánské církve. Jako duchovní v této církvi působím už 20 let.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumSono un vicario della Chiesa di Inghilterra. Sono stato un prete per 20 anni.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumSoy un vicario de la Iglesia de Inglaterra. He sido un sacerdote de la iglesia por 20 años.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumSunt paroh în Biserica Anglicană. Sunt preot în Biserică de 20 de ani.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumTôi là một Cha xứ Anh giáo. Tôi là một linh mục trong 20 năm qua.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumΕίμαι εφημέριος της Αγγλικανικής Εκκλησίας. Είμαι ιερέας εδώ και 20 χρόνια.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumАз съм викарий в една църква в Англия. Бил съм свещенник в църквата 20 години.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumЯ — приходской священник Англиканской церкви, и являюсь священником уже 20 лет.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumאני כומר בכנסייה האנגליקנית. אני משמש ככומר בכנסיה כבר 20 שנה.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumأنا كاهن في كنيسة انجلترا. وأنا قس في الكنيسة منذ عشرين عاماً.
Birçok orta çağ kilisesi sizi mihraba çekmek için bunu kullanır.A myslím že najdete mnoho kostelů co se snaží mít kresbou v obloucích tak vysoko jako tu.
Birmignham, Alabama'daki 16. Cadde'deki Baptist Kilisesi'nin폭탄 폭발 떨어져 16 번의 주일 학교 침례 교회
Bu en bilinen örnek, Tadao Ando'nun Işık Kilisesi.Dies ist das bekannteste Beispiel dafür: die Church of Light von Tadao Ando.
Bu en bilinen örnek, Tadao Ando'nun Işık Kilisesi.Αυτό είναι το πιο γνωστό παράδειγμα, η Εκκλησία του Φωτός του Ταντάο Άντο.
Bu eser, Floransa'daki Church of Ognissanti yani Bütün Azizler Kilisesi için yaptırılmış.Foi pintada à Igreja de Todos os Santos em Florença
Bu eser, Floransa'daki Church of Ognissanti yani Bütün Azizler Kilisesi için yaptırılmış.이 그림은 피렌체의 오니산티 교회 또는 올세인츠 교회를 위해 제작되었고,
Bu mektup aranızda okunduktan sonra Laodikya kilisesine de okutun. Siz de Laodikyadan gelecek mektubu okuyun.이 편지를 너희에게서 읽은 후에 라오디게아인의 교회에서도 읽게 하고 또 라오디게아로서 오는 편지를 너희도 읽으라
Bu mektup aranızda okunduktan sonra Laodikya kilisesine de okutun. Siz de Laodikyadan gelecek mektubu okuyun.ואחרי קראם את האגרת הזאת לפניכם עשו שתקרא גם בקהל לודקיים ואת אשר ללודקיא תקראוה גם אתם׃
Bu mektup aranızda okunduktan sonra Laodikya kilisesine de okutun. Siz de Laodikyadan gelecek mektubu okuyun.ومتى قرئت عندكم هذه الرسالة فاجعلوها تقرأ ايضا في كنيسة اللاودكيين والتي من لاودكية تقرأونها انتم ايضا.
Bu mektup aranızda okunduktan sonra Laodikya kilisesine de okutun. Siz de Laodikyadan gelecek mektubu okuyun.你 們 念 了 這 書 信 、 便 交 給 老 底 嘉 的 教 會 、 叫 他 們 也 念 . 你 們 也 要 念 從 老 底 嘉 來 的 書 信