Ana içeriğe geç
Sözlük

kilisede ile cümle

kilisede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kilisede ve Mesih İsa'da bütün kuşaklar boyunca sonsuzlara dek O'na yücelik olsun! Amin.له المجد في الكنيسة في المسيح يسوع الى جميع اجيال دهر الدهور. آمين
Kilisede ve Mesih İsa'da bütün kuşaklar boyunca sonsuzlara dek O'na yücelik olsun! Amin.但 願 他 在 教 會 中 、 並 在 基 督 耶 穌 裡 、 得 著 榮 耀 、 直 到 世 世 代 代 、 永 永 遠 遠 。 阿 們
Kilisede ve Mesih İsa'da bütün kuşaklar boyunca sonsuzlara dek O'na yücelik olsun! Amin.但 願他 在教 會 中 、 並 在 基督耶 穌裡 、 得 著 榮耀 、 直 到 世世代代 、 永永遠遠 。 阿們
Kilisede yapılan cenaze törenleri hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceInformación sobre entierros religiososfinés _ sueco _ inglés
Kilisede yapılan cenaze törenleri hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceInformation om kyrklig begravningfinska _ svenska _ engelska
Kilisede yapılan cenaze törenleri hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceInformations sur les funérailles religieusesfinnois _ suédois _ anglais
Kilisede yapılan cenaze törenleri hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceTietoa kirkollisista hautajaisistasuomi _ ruotsi _ englanti
Kilisede yapılan cenaze törenleri hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceИнформация о религиозных похоронахфинский _ шведский _ английский
Kilisede yapılan cenaze törenleri hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizceمعلومات عن الجنازات الكنسيةالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Kilisede yapılan cenaze törenleri hakkında bilgilerFince _ İsveççe _ İngilizce有关宗教性葬礼的更多信息芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Da bambina, in chiesa ammiravo le donne con dei bellissimi cappelli.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Jako dziewczynka, podziwiałam w kościele kobiety w pięknych kapeluszach.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Als kleines Mädchen habe ich die Frauen in der Kirche mit den wunderschönen Hüten bewundert.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Als klein meisje bewonderde ik die vrouwen in de kerk met hun mooie hoeden.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Când eram mică, admiram femeiile la biserică cu pălării frumoase.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Cuando era pequeña, admiraba las mujeres con sombreros hermosos.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."한 작은 소녀로, 아름다운 모자를 쓰고 교회에 있는 여성들에 감탄했었어요.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Petite fille, j'admirais les femmes portant de beaux chapeaux à l"église.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."В детстве я восхищалась женщинами в церкви с красивыми шляпами.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Като момиченце се възхищавах на жените в църквата и красивите им шапки.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."כשילדה קטנה, הייתי מעריצה את הנשים בכנסייה עם הכובעים היפיפיים.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım.كطفلة صغيرة, كنت لأعجب بالنساء في الكنيسة مع قبعاتهن الجميلة
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım.皆 お人形のようにきれいで 雑誌から抜け出したみたい
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Abban az idõben pedig Heródes király elkezde kegyetlenkedni némelyekkel, a gyülekezetbõl valók közül.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.A pod onże czas, udał się na to Herod król, aby trapił niektóre ze zboru.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.A při tom času dal se v to Herodes král, aby sužoval některé z církve.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Cam pe aceeaş vreme, împăratul Irod a pus mînile pe unii din Biserică, pentruca să -i chinuiască;
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Ðương thuở đó , vua Hê-rốt hà_hiếp một_vài người trong Hội_thánh .
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Ðương thuở đó, vua Hê-rốt hà hiếp một vài người trong Hội thánh.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Entonces, por aquel tiempo, el rey Herodes echó mano de algunos de la iglesia para maltratarlos
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.In quel tempo il re Erode cominciò a perseguitare alcuni membri della Chies
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.그 때에 헤롯왕이 손을 들어 교회 중 몇 사람을 해하려하여
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Ongeveer in dezelfde tijd pakte koning Herodes enkele christenen op met de bedoeling hen te mishandelen.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.På denne tid la kong Herodes hånd på nogen av menigheten og mishandlet dem.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.På den Tid lagde Kong Herodes den for at mishandle dem,
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Por aquele mesmo tempo o rei Herodes estendeu as mãos sobre alguns da igreja, para os maltratar;
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Sekitar masa itu juga Raja Herodes mulai menekan anggota-anggota jemaat
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Siihen aikaan kuningas Herodes otatti muutamia seurakunnan jäseniä kiinni kiduttaaksensa heitä.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Um diese Zeit legte der König Herodes die Hände an etliche von der Gemeinde, sie zu peinigen.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Vers le même temps, le roi Hérode se mit à maltraiter quelques membres de l`Église,
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Vid den tiden lät konung Herodes gripa och misshandla några av dem som hörde till församlingen.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.V ta čas pa dvigne Herod kralj roke, da bi mučil nekatere od cerkve.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.V tom čase priložil kráľ Heródes ruky trápiť niektorých z cirkvi
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Κατ' εκεινον δε τον καιρον επεχειρησεν Ηρωδης ο βασιλευς να κακοποιηση τινας απο της εκκλησιας.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.В то время царь Ирод поднял руки на некоторых из принадлежащих к церкви, чтобы сделать им зло,
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Під той же час здвигнув цар Ірод руки, щоб мучити деяких із церкви.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.בעת ההיא שלח המלך הורדוס את ידו להרע לאנשים מן הקהל׃
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.وفي ذلك الوقت مدّ هيرودس الملك يديه ليسيء الى اناس من الكنيسة‎.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.那 時 、 希 律 王 下 手 苦 害 教 會 中 幾 個 人
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.那時 、 希律王 下手 苦 害 教會 中 幾個人
Öyle mi? Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...그들이 복종하나요? 저는 우리가 그 노래를 교회에서 다시 부를 수 있을 것 같지가 않습니다.
Öyle mi? Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...Όντως; Νομίζω ότι δεν μπορούμε να το ξανατραγουδήσουμε στην εκκλησία, ύστερα από αυτό που συνέβη.
Öyle mi? Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...האמנם? אני לא מרגיש שנוכל לשיר את השיר הזה בכנסייה שוב,
Öyle mi? Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...هل هذا حقيقي؟ لا أشعر أنه يمكننا أن نغني هذه الأغنية مرة أخرى في الكنيسة,
Öyle mi? Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...もう歌えないと感じています
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.3つ目は 教会からの給料の25年分を合計し
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.Am încetat să iau salariu de la biserică pentru că sunt preot.
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.제가 목회하는 교회에서 월급 받는 것을 중단했습니다.
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.Parar de devengar el salario de la iglesia que pastoreo.
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.Saya berhenti mengambil gaji dari gereja sebagai seorang pendeta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kilisede ile cümle - Sayfa 9 - kilisede kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App