Ana içeriğe geç
Sözlük

kilisede ile cümle

kilisede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom şimdi kilisede.Tom is at church now.
Çift, kiliseden çıkıyor.The couple are going out of the church.
Ailem kiliseden çıktı.My parents came out of the church.
Leyla kilisede bir sekreterdi.Layla was a secretary at a church.
Sami yerel bir kilisede vakit geçirdi.Sami spent time at a local church.
Sami kilisede kurtuluş buldu.Sami found redemption at church.
Sami, Leyla'yı kilisede gördü.Sami saw Layla at church.
Sami'ye kilisede bir yangın olduğu söylendi.Sami was told there was a fire at the church.
Sami, Leyla'ya kilisede bir iş verdi.Sami gave Layla a job at the church.
Sami bir kilisede cinayet işledi.Sami committed a murder in a church.
Sami, kilisede çok aktifti.Sami was very active in church.
Tom şu an kilisede, değil mi?Tom is at church now, isn't he?
Dün neden kilisede değildin?Why weren't you at church yesterday?
Binlerce gönüllü topladı ve kiliseden gelen para ile teçhiz edildi.Thousands of volunteers were gathered and equipped with money from the church.
Kadınlar ve çocuklar kilisede kilitli bırakıldı ve köy yağmalandı.The women and children were locked in the church, and the village was looted.
Leon Ashley'nin küçük bir kilisede olduğunu öğrenir ve onu kurtarır.Leon finds out Ashley is being held in a church, and rescues her.
Onunkisi kilisede tek mezardır.It is the only tomb in the church.
Köylüler kiliseden çıkmaya başlarlar.The villagers come out of the church.
17 Ocak tarhinde kilisedeki çalışmalara başlandı.On January 17, work began on the church.
Bunun sonucu olarak, kilisedeki kargaşalar yatıştı.He made sure things in the church ran smoothly.
Elisabeth, onu Röcken bei Lützen'deki kilisede babasının yanına defnettirdi.Elisabeth had him buried beside his father at the church in Röcken bei Lützen.
Homer'ın kilisede futbol maçını dinlemesi, Keith Jackson'a dayanmaktadır.The announcer of the football game Homer is listening to at church is based on Keith Jackson.
Kilisede aynı zamanda Mareşal Otto Christoph von Sparr'ın da mezarı yer alır.The Marienkirche also contains the tomb of Field Marshal Otto Christoph von Sparr.
1966'da kilisedeki konfirmasyonunun ardından konfirmasyon adı olarak adına Veronica eklendi.Upon being confirmed in the Catholic Church in 1966, she adopted Veronica as a confirmation name.
Barry o sıralarda Judo dersleri veriyor ve evinin yakınındaki bir kilisede Org çalıyordu.He had been teaching judo and playing organ for a church near his home town.
Kiliseden soyutlanma olarak değil.It is not expulsion from the churches.
Kilisedeki, 4 müjdeci ve İsa heykeli ise Ludwig von Schwanthaler tarafından yapılmıştır.The sculpture Four Evangelists with Jesus Christ was designed by Ludwig von Schwanthaler.
İlk şarkılarını kilisede söylemeye başladı.She got her start singing in church.
Aralık 2008'de kilisede restorasyon çalışmaları başladı.In December 1928 the construction work on the church started.
Kilisede yaşanan ilk büyük kargaşa da onun zamanına rast gelir.The great schism that occurred in the church remains with us.
Sanatçının kalbi ise Varşova'da bir kilisede bulunmaktadır.The recovered heart is held at a Warsaw church.
Bu dönemde kilisedeki fresklerin üzeri örtüldü.This fresco is now found inside the church.
2005 yılına ait verilere göre Güney Kore'de 280 kilisede 1,13 milyon takipçisi vardır.As of 2005, Cheondoism had about 1.13 million followers and 280 churches in South Korea.
Babası da kilisede kilise orgu çalmıştır.His father played the organ in churches.
Keşişler sadece kilisede dua etmek için hücre evlerinden çıkarlar.They left their cells only to worship.
Mahallede kiliseden çevrilmiş tarihi bir cami de mevcuttur.This historic community was anchored by a church that still stands.
Esmeralda kiliseden Gringoire ve Frollo tarafından kaçırılır.She is rescued by Frollo and Gringoire.
Kilisede, bir taraflılık ortaya çıkar.Outside the church Sini stands in shock.
Ben İngiltere kilisesinde çalışan bir piskopos yardımcısıyım 20 yıldır kilisede papazlık yapıyorumI am a vicar in the Church of England. I've been a priest in the Church for 20 years.
Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...I don't feel we can sing that song again in church, after what's happened.
İsa'nın kilisede, debdebe içinde canlandırıldığı gösterişli sahneleri aklınıza getirin.And quite a plain furniture, quite a plain place setting.
Hey, pazar günü seni kilisede görmedim.If I may make a suggestion...
Ertesi gün kilisede diğer kadınlara nasıl hissettiklerini sordu.The next morning at church, she asked others how they felt.
Ben bu kiliseden daha yaşlıyım!I'm the elder of this church!
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.I stopped taking a salary from the church that I pastor.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."As a little girl, I'd admire women at church with beautiful hats.
O sırada kral Hirodes, kiliseden bazı kişilere eziyet etmeye başladı.Now about that time, King Herod stretched out his hands to oppress some of the assembly.
Kilisede ve Mesih İsa'da bütün kuşaklar boyunca sonsuzlara dek O'na yücelik olsun! Amin.to him be the glory in the assembly and in Christ Jesus to all generations forever and ever. Amen.
Çadırlarda yaşıyoruz. Bazen de gidip kilisede yatıyoruz”, diyor.Sometimes the children go in the streets to [beg] separately from me, but it's not enough for food.
Ardından kilisede evlenme töreni yapılıyor.The wedding ceremony is then held at the church.
Kiliseden yararlanmak isteyen bir diğer siyasi kesim da aşırı sağ.Another political structure seeking to take advantage of the church is the far right.
Kosova emniyet teşkilatı mensubu Alajdin Şala, kilisede görev yapıyor.Alajdin Shala is a member of the Kosovo police, serving at the church.
Aile kilisedeki Noel ayinine de katılıyor.The family also attends the Christmas Eve Mass.
Durum Müslümanların protestolarına ve kilisedeki ayinlerin bozulmasına yol açtı.The situation has sparked protests by Muslims, causing services at the church to be disrupted.
Ancak MOK başpiskoposu kendi anayasal adı ve kendi başkanına sahip bir kilisede ısrar ediyor.But MOC bishops insist on an auto cephalic church under its own constitutional name.
Tomislav Nikoliç, kiliseden gelen itirazın ardından yeniden yemek yiyip su içmeye başladı.Tomislav Nikolic is taking foods and liquids again, following an appeal from the church.
Kilisede, maktulün vücudunu çeşitli esaret pozisyonlarında fotoğrafladı.There, he photographed her body in various bondage positions.
Kilisedeki faaliyetleriChurch activity
1100 hasta barakalarda ve çadırlarda barındırılıyor ya da kilisede bakım veriliyordu.[1]1100 invalids were accommodated in sheds and tents, or laid out in rows in the church.[2]
Sarkaçın kilisedeki tarihi birkaç on yıl uzunluğundadır.The history of the pendulum at the Church is several decades long.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod