Gerçekten mi? Ben gitmeden önce onu kilitlemiştim.Really? I had locked it up before I went out.
Yaşamın her adımında insanlar kiliseye gidiyor.People in every walk of life go to church.
O kilise kaç yıllık?How old is that church?
Boyunuz ne kadar, ve kilonuz ne kadar?How tall are you, and how much do you weigh?
Lütfen dışarı çıkarsan, kapıyı kilitlemeyi unutmamak için dikkatli ol.Please be careful not to forget to lock the door when you go out.
Onlar otobüsten indiler ve sıcak güneşte iki kilometre yürüdüler.They got out of the bus and walked two kilometres in the hot sun.
İki yüz elli kilo, bir sumo güreşçisi için bile olağanüstü bir ağırlıktır.Two hundred fifty kilograms is an extraordinary weight even for a sumo wrestler.
Polis evi araştırdı ve iki kilo eroin ele geçirdi.The police searched the house and seized 2 kilograms of heroin.
Polis beni durdurduğunda saatte 120 kilometre hızla sürüyordum.I was driving at 120 kilometers per hour when the police stopped me.
O, kapıyı kilitli buldu.He found the door locked.
Onu kilitsiz bıraktığı için onun bisikleti çalındı.His bicycle was stolen because he left it unlocked.
Kilidi kırmakta zorlanmadım.I had no difficulty breaking the lock.
Kendimi dışarıda kilitledim.I locked myself out.
Giriş kapısı kilitli olduğu için biz eve giremedik.Because the entrance was locked, we couldn't enter the house.
Ön kapı kilidi nasıl çalışıyor?How does the front door-lock work?
Kapıyı kilitle!Lock the door!
Gölün yanındaki eski kilise çok güzel.The old church by the lake is very beautiful.
Bugün 10 kilometre yürüdüm.Today I walked 10 kilometers.
Sola dönerseniz, kiliseyi sağ tarafınızda bulursunuz.If you turn to the left, you will find the church on your right.
Bu günlerde kilo alıyorum.I am putting on weight these days.
Son zamanlarda kilo kaybettim.I've lost weight recently.
Karım evlendikten sonra beş kilo aldı.After getting married, my wife put on five pounds.
Rahip yeni yapılan kiliseyi kutsadı.The priest blessed the newly built church.
Kız kardeşim zayıf ama ben biraz kiloluyum.My sister is thin, but I'm a little overweight.
Biz Amerika'dayken her pazar kiliseye giderdik.We went to church every Sunday when we were in America.
Biz birbirimizden kilometrelerce uzakta yaşıyoruz.We live many miles distant from each other.
Biz gece kapılarımızı kilitleriz.We lock our doors at night.
Yaklaşık altı kilometre yürüdük.We walked for about 6 kilometers.
Benim ağırlığım 58 kilodur.My weight is 58 kilograms.
Yaklaşık 60 kiloyum.I weigh about 60 kilos.
Erkek kardeşim nadiren, kırk yılda bir, kiliseye gider.My brother seldom, if ever, goes to church.
Babam pazar günü kiliseye gider.My father goes to church on Sunday.
Bu yaz iki kilo aldım.I have put on two kilograms this summer.
O kadar acelem vardı ki kapıyı kilitlemeyi unuttum.I was in such a hurry that I forgot to lock the door.
Ona kilisede rastladım.I met her at the church.
Bu sabah kiliseye gittim.I went to church this morning.
Çocukken her pazar kiliseye gittim.I went to church every Sunday when I was a boy.
Ben araba ile kiliseye giderim.I go to church by car.
Bütün kapıları kilitledim, yatmaya gittim.Locking all the doors, I went to bed.
Üç aşağı beş yukarı, yetmiş kiloyum.I weigh 70 kilos, give or take a few kilos.
Hiç kilo vermedim.I haven't lost any weight.
Kilo aldım.I have gained weight.
Ben kilo vermek istiyorum.I want to lose weight.
Kilo vermek istiyorum.I want to lose weight.
Pazar günleri kiliseye giderim.I go to church on Sundays.
Pazar günü kiliseye giderim.I go to church on Sunday.
Onunla birlikte kiliseye gittim.I went to church with him.
Şapkamı çıkardım ve kiliseye girdim.I took off my hat and entered the church.
Her pazar kiliseye giderim.I go to church every Sunday.
Her gün o kilisenin önünden geçerim.I go by that church every day.
On kilometre koştuk.We ran for 10 kilometers.
Biz kilisenin etrafındaki bütün çimenleri ve yabani otları kestik.We cut away all the grass and weeds around the church.
Arabanı kilitlemedin mi?Didn't you lock up your car?
Lütfen dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitle.Please lock the door before you go out.
Evden ayrılmadan önce kapının kilitli olduğunu görün.See that the door is locked before you leave.
Biraz kilo kaybettiğimden beri kemerim gevşedi.Since I lost a little weight, my belt got loose.
Biraz kilo verdim.I've lost a little weight.
Biraz kilo almış gibi görünüyorsun.You seem to have gained some weight.
Kilit kırık.The lock is broken.
Yatmadan kapıyı kilitlediğinden emin ol.Be sure to lock the door before you go to bed.