Ana içeriğe geç
Sözlük

kil ile cümle

kil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Üç kilometre koştuk.We ran three kilometers.
Tartıl ve bana kilonu söyle.Weigh yourself and tell me how much you weigh.
Hiç kiliseye gitmedim.I have never been to a church.
Kilidi aç.Unlock.
Kuru fasulyenin kilosu kaça?How much is the kilo of beans?
Kuru fasulyenin kilosu kaç para?How much is the kilo of beans?
Kilo alıyordu.He was gaining weight.
Üç kilo soğan istiyorum.I'd like three kilos of onions.
Bugün üç kilometre yürüdüm.I walked three kilometers today.
Kilo vermek acı çekmek anlamına gelmemeli.Losing weight doesn't have to mean suffering.
Yaptığı diyetle kilo verdi.Her diet resulted in weight loss.
Kendini banyoya kilitleyip ağlamaya başladı.He locked himself in the bathroom and started to cry.
Günde yaklaşık on kilometre yürür.He walks about ten kilometers a day.
Fidyecilerin kendisini kilitlediği odadan kaçmayı başardı.He managed to escape from the room where his kidnappers had kept him locked up.
Onu kaçıranların kendisini kilitlediği odadan kaçmayı başardı.She managed to escape from the room where her kidnappers had kept her locked up.
Kendini banyoya kilitledi.She locked himself in the bathroom.
Kilom senden az.I weigh less than you.
Baskınlık hiyerarşisi hayvan davranışlarında kilit bir unsurdur.Dominance hierarchy is a key part of animal behavior.
Evdeki tüm kapılar kilitli.All the doors in the house are locked.
Evdeki bütün kapılar kilitli.All the doors in the house are locked.
Her öğrencinin kendi kilitli dolabı var.Each of the students has his own locker.
Tatilde kilo almıştım ama çabucak verdim.I'd gained weight during the holidays, but I lost it fast.
Her pazar kiliseye giderler.Every Sunday they go to church.
Onu son gördüğümden beri kilo almış.He gained weight since the last time I saw him.
Kapı kilitliydi, o yüzden içeri girmedim.The door was locked, so I didn't go in.
Kilo vermem gerektiği söylendi.I was told that I need to lose weight.
Tüm kapıları kilitledin mi?Did you lock all the doors?
Tom otobüs biletine para vermektense on kilometre yürümeyi tercih etti.Tom preferred to walk ten kilometres rather than pay money for a bus ticket.
Kilonuzu biliyor musunuz?Do you know how much you weigh?
Altı ay içinda kilonuzda kayda değer bir azalma oldu mu?Within the last six months, have you experienced a significant loss?
Tom kapıyı kilitlemeden bırakmış olabilir.Tom might've left the door unlocked.
Belki biraz kilo veririm.Maybe I'll lose some weight.
Belki biraz kilo vermeyi denerim.Maybe I'll try to lose some weight.
Dün neden kilisede değildin?Why weren't you at church yesterday?
Biraz kilo vermek istiyorum.I want to lose a bit of weight.
Diyette verdiğim kiloları yoyo gibi hemen geri alıyorum.I'm a yo-yo dieter.
Bu önemli bir kilometre taşı.That's a great milestone.
Kilitlemeden önce binada kimsenin olmadığından emin olmalıyız.We need to make sure that nobody's in the building before we lock up.
Genelde arabamızı kilitleriz.We usually lock our car.
Arabamızı genelde kilitleriz.We usually lock our car.
Üç haftada nasıl otuz kilo aldın?How did you gain thirty pounds in three weeks?
Bu kapıyı kilitli tutuyoruz.We keep this door unlocked.
Cenova, Milano'nun yaklaşık 120 kilometre güneyindedir.Genoa is about 120 km south of Milan.
Filibe, Sofya'nın yaklaşık 130 kilometre güneydoğusundadır.Plovdiv is about 130 km south-east of Sofia.
Ekmek kilo aldırıyor mu sahiden?Is bread really fattening?
Ekmek gerçekten kilo yapar mı?Is bread really fattening?
Kapıyı kilitleyebilir misin?Could you lock the door?
Bütün kapılar kilitli olduğundan mağazaya giremedim.I couldn't get into the store because all the doors were locked.
Bu sokakta iki kilise var.There are two churches on this street.
Lüks araçlarda genellikle birden fazla kilometre sayacı bulunur.Luxury vehicles often have multiple trip meters.
Tom kaybettiği tüm kiloları geri aldı.Tom has gained back all the weight he lost.
Tom'un kapıyı kilitleyip kilitlemediğini bilmiyorum.I don't know if Tom locked the door or not.
Tom'un kapıyı kilitlediğini sanmıyorum.I don't think Tom locked the door.
Robert yavaşça kapının kilidini açtı.Robert unlocked the door slowly.
Robert kapının kilidini yavaşça açtı.Robert unlocked the door slowly.
William kabine ulaştığında hemen kapıyı kilitledi.When William reached the cabin, he immediately locked the door.
Felix içeri girdi ve kapıyı kilitledi.Felix went in and locked the door.
Felix her şeyin kilitli olduğundan emin oldu.Felix made sure everything was locked.
Gunter bölgedeki terk edilmiş bir kiliseyi ziyaret etti.Gunter visited an abandoned church in the area.
Kapı şimdi kilitli.The door is locked now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod