Ana içeriğe geç
Sözlük

kil ile cümle

kil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un ev sahibi kilitleri değiştirdi.Tom's landlord changed the locks.
Kendimi odama kilitledim.I locked myself in my room.
Tom kendisini odasına kilitledi ve kimsenin içeri girmesine izin vermedi.Tom locked himself in his room and wouldn't let anyone in.
O kiliseye gitmez.He doesn't go to church.
Kiliseye gitmezsem cehenneme gidecek miyim?Will I go to hell if I don't go to church?
İkisinin de buraya 3 kilometreden az mesafede çiftlikleri var.They both have farms less than three kilometers from here.
Tom banyo kapısını kilitlemeyi unuttu.Tom forgot to lock the bathroom door.
Tom kilometre sayacına baktı.Tom looked at the odometer.
Tom kilere baktı.Tom looked into the cellar.
Tom kapımdaki kilidi değiştirmemi önerdi.Tom suggested that I change the lock on my door.
Kilise gereksizdir.The Church is unnecessary.
Pua kilisede şarkı söyler.Pua sings at church.
Pua kilisede şarkı söyledi.Pua sang at church.
Pua kilisede şarkı söylüyor.Pua is singing at church.
Pua kilisede şarkı söyleyecek.Pua is going to sing at church.
Tom tüm kapılara yeni kilitler koymayı planlıyor.Tom plans to put new locks on all the doors.
Tom anahtarı kilide taktı.Tom put the key in the lock.
Tom kilo kaybetti.Tom lost weight.
Sen kilolu musun?Are you fat?
Muhtemelen yaklaşık otuz kilogram ağırlığında.It probably weighs about thirty kilograms.
Tom Jackson benim kilisemde konuştu.Tom Jackson has spoken at my church.
Bu kapının kilitli kaldığına emin olun.Make sure this door stays locked.
Burada kal ve kapıları kilitli tut.Stay here and keep the doors locked.
Mary, kilosu nedeniyle okulda zorbalığa uğradı.Mary was bullied at school because of her weight.
Annesi fena halde kilolu olduğu için Mary okulda zorbalık yaşadı.Mary was bullied at school because her mother was grossly overweight.
Tom bana kapıyı kilitlemememi söyledi.Tom told me not to lock the door.
Tom bize kaç kilo kaybettiğini söyledi.Tom told us about how much weight you lost.
Kilo kaybettim.I've lost weight.
Her pazar kiliseden sonra şekerli çörek satın alırım.I buy donuts every Sunday after church.
Tom geçen pazar kilisede Mary'nin yanında oturdu.Tom sat beside Mary in church last Sunday.
Biraz kilo kaybetmen gerekir.You need to lose some weight.
Biraz kilo kaybetmem gerekiyor.I need to lose some weight.
Tom steroid almaya başladıktan sonra kilo aldı.Tom bulked up after he started taking steroids.
İstasyondan iki kilometre uzakta bir pansiyon var.There is a hostel two kilometers from the station.
Biz buradan kilise çanını duyuyoruz.We hear the church bell from here.
Kilisede birçok kişi dizlerinin üzerinde dua eder.In church many people get on their knees to pray.
Otoyolda saatte yüz kilometre gidebilirsin.You can go one hundred kilometers an hour on the highway.
Altı milde kaç kilometre vardır?How many kilometers are there in six miles?
Bir kilometre bin metredir.There are a thousand meters in a kilometer.
Bu elmaların ağırlığı iki kilodur.The weight of these apples is two kilos.
Kilo kaybetmek için diyete başlamak zorundayım.I have to go on a diet to lose weight.
Buraya çok yakın bir Katolik kilisesi var.There is a Catholic church very near here.
Tom bütün kapılarına yeni kilitler taktı.Tom put new locks on all his doors.
O yazdan önce üç kilo kaybedeceğine dair kendi kendine söz verdi.She promised herself she would lose three kilos before the summer.
O her pazar sabahı kiliseye gider.He goes to mass every Sunday morning.
O kilise bir tepenin üzerinde bulunuyor.That church stands on a hill.
Kilitli kapıdan nasıl geçtiğin benim için bir bilmece.It's a puzzle to me how you got through the locked door.
Biraz kilo kaybetmişsin gibi gözüküyor.It looks like you've lost a little weight.
Gerçekten, o kiliseye gitmedi.In fact, he didn't go to the church.
O, evlendikten sonra 23 kilo aldı.She gained fifty pounds after she got married.
Kilo problemi kadınlar arasında çok hassastır.Weight problem is very sensitive among women.
Tom kilo alıyor gibi görünüyor.Tom seems to be getting fatter.
Kiliseye gidiyoruz.We're going to church.
Biz böyle şeyleri bodrumda kilitli bir odada saklarız.We keep things like that in a locked room in the basement.
Anne babası Tom'u bodruma kilitledi.Tom's parents locked him in the cellar.
Tom kendini saatlerce bodruma kilitlerdi.Tom used to lock himself in the basement for hours.
Tom kendini kazara şarap mahzenine kilitledi.Tom accidentally locked himself in the wine cellar.
Grubumuz her pazartesi akşamı kilisemizin bodrumunda buluşur.Our group meets in the basement of our church every Monday evening.
Tom biraz kiloludur.Tom is a bit overweight.
Bu kapıyı kilitleyebilir miyiz?Can we lock this door?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod