Ana içeriğe geç
Sözlük

kil ile cümle

kil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, kilo verecek.He will lose weight.
Tom kilo verecek.Tom will lose weight.
Kilo verecek.She will lose weight.
Mary kilo kaybedecek.Mary will lose weight.
Biz kilo vereceğiz.We will lose weight.
Onlar kilo kaybedecekler.They will lose weight.
Ben iki kilo soğan istiyorum.I'd like two kilos of onions.
O, kilo kaybetti.She lost weight.
Kapıyı kilitledi.She locked a door.
O bir şüpheliyi kilitledi.She locked up a suspect.
Tom kapının kilitli olmadığını fark etti.Tom noticed the door was unlocked.
Bu nehir iki yüz kilometre uzunluğunda.This river is two hundred kilometers long.
Pilav kilo aldırır, fazla yeme ondan!Rice makes you fat, so don't eat too much of it!
Tom kapı camını kırdı, içeriye girdi, kapının kilidini açtı ve arabaya bindi.Tom broke the door window, reached inside, unlocked the door and got into the car.
Tom kapının kilidini açtı ve onu açtı.Tom unlocked the door and opened it.
Tom biraz fazla kiloludur ama o eskiden oldukça iyi bir atletti.Tom's a bit overweight, but formerly he was quite a good athlete.
O önemli, neredeyse kilit rol oynamaktadır.He plays an important, almost pivotal, role.
Neredeyse hiç kiliseye gitmem.I hardly ever go to church.
Günde bir kilometre yüzmeye çalışıyorum.I try to swim a kilometer a day.
Her gün en azından beş kilometre yürümeye çalışıyorum.I try to walk at least a few kilometers every day.
Tom bana kaç kilo geldiğimi sordu.Tom asked me how much I weighed.
Tom kapının kilidini açamadı.Tom couldn't get the door unlocked.
Tom kapının kilidini açtı.Tom has unlocked the door.
Tom biraz kilolu bir adam.Tom is a slightly overweight man.
Tom çok kilolu.Tom is very overweight.
Tom kilosu hakkında yalan söyledi.Tom lied about his weight.
Tom kendini yatak odasına kilitledi.Tom locked himself in his bedroom.
Tom sadece kendisi ve diğerleri anahtarlarla odaya girebilsinler diye kapıyı kilitledi.Tom locked the door so only he and others with keys can get into the room.
Tom çekmeceyi kilitledi ve anahtarı cebine koydu.Tom locked the drawer and put the key his pocket.
Tom kilidi açık kapıyı iterek açtı.Tom pushed the unlocked door open.
Tom çantasını masaya koydu ve onun kilidini açtı.Tom put his briefcase on the table and unlocked it.
Tom kapıyı açmaya çalıştı ama o kilitliydi.Tom tried to open the door, but it was locked.
Tom arabasının kilidini açtı.Tom unlocked his car.
Tom ofis kapısının kilidini açtı.Tom unlocked his office door.
Tom valizinin kilidini açtı.Tom unlocked his suitcase.
Tom arabanın kilidini açtı ve bindi.Tom unlocked the car and got in.
Tom kapıya gitti ve onun kilidini açtı.Tom walked to the door and unlocked it.
Tom nasıl kilo alabileceğini bilmek istiyor.Tom wants to know how he can gain weight.
Tom nasıl kilo verebileceğini bilmek istiyor.Tom wants to know how he can lose weight.
Tom kilise duvarına yaslanıyordu.Tom was leaning against the church wall.
Kapıyı kilitlemeni söyledim.I told you to lock the door.
Giderken kapıyı kilitlemeyi unutma.Don't forget to lock the door when you leave.
Kendini tuvalete kilitledi ve ağladı.She locked herself in the bathroom and howled.
Ben ön kapıyı kilitlemeyi unuttum.I forgot to lock the front door.
Ben genellikle oldukça iyi formdayım ama şimdi biraz kiloluyum.I'm usually in pretty good shape, but now I'm a little overweight.
O biraz fazla kilolu olduğu için diyette.She's on a diet because she is a little overweight.
İlk iştirak Katolik kilisesinde önemli bir törendir.The First Communion is an important ceremony in the Catholic Church.
Biz kilimi sardık.We rolled up the rug.
Perhize başladığımdan beri çok kilo kaybettim.I've lost a lot of weight since I've been on a diet.
Kapını kilitlemelisin.You should lock your door.
Tom çok sık kiliseye gitmez.Tom doesn't go to church very often.
Park Caddesindeki küçük, yüz yıllık bir kiliseyi ziyaret ettik.We visited a small, hundred year-old church on Park Street.
Tom sivri bir şeyle kilidi açmaya çalışıyordu.Tom was trying to pick the lock.
Tom Park Caddesindeki kiliseye gider.Tom goes to a church on Park Street.
Ne olursa olsun, kapıyı kilitli tut ve dışarıya gelme.No matter what happens, keep the door locked and don't come outside.
Tom kapıyı açmaya çalıştı, ama o kilitliydi.Tom tried opening the door, but it was locked.
Ben de bir kilogram şeker istiyorum.I'd like a kilogram of sugar, too.
Bunlardan yarım kilo ve onlardan yarım kilo istiyorum.I'd like a half a kilogram of these and a half a kilogram of those.
Tom çıkarken ön kapıyı kilitlemeyi unuttu.Tom forgot to lock the front door when he left.
Tom sık sık ön kapıyı kilitlemeyi unutur.Tom often forgets to lock the front door.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod