kibarlık ile cümle

kibarlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
55
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Beni eve götürmen kibarlık.It's kind of you to drive me home.
Konuşurken birinin sözünü kesmek kibarlık değildir.It is not polite to interrupt someone while he is talking.
Bana yolu göstermeniz büyük kibarlık.It is very kind of you to show me the way.
Ben hastayken beni ziyaret etmen büyük kibarlıktı.It was very kind of you to visit me when I was ill.
Biri yemeğini yemeden önce "afiyet olsun" demek kibarlıktır.It's polite to say "itadakimasu" before eating one's meal.
Onun bana hemen yanıt yazması kibarlıktır.It is polite of him to write me back at once.
Senin bana hemen yanıt yazman kibarlık.It is polite of you to write me back at once.
İnsanlara dik dik bakmak kibarlık değildir.It's not polite to stare at people.
Ben kibarlık yapmam.I don't do kindness.
Japonya'da birisiyle karşılaştığında eğilmek kibarlıktır.In Japan, it is polite to bow when one meets someone.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."Civility, Maturity, Responsibility" -- to just clean up the pages.
Bir çatlak oluştu kibarlık zırhımda.In my diplomacy-dike.
Ama kibarlık zırhım iyice çatırdamaya başladı,But my diplomacy dike groans
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.My stories were quite a success, and I don't think they laughed merely out of courtesy.
Japonya'da biriyle karşılaşıldığı zaman eğilmek kibarlıktır.Au Japon, il est poli de s'incliner quand on rencontre quelqu'un.
Kendini şöyle nitelendirir: Çirkin, kaba, kibarlıktan hiç hoşlanmayan bir öğrenciydim.""يتحدثون عن فتىً كان طالبًا في سالامنكا، ذا عبقرية فذّة، بيد أنه لم يكن مهذّباً.
Kendini şöyle nitelendirir: Çirkin, kaba, kibarlıktan hiç hoşlanmayan bir öğrenciydim.Hij wordt vooral omschreven als een plat, onbeschoft, onbeleefd en ongemanierd persoon.
İlk defa Moliere'in Kibarlık Budalası ile sahneye çıktı.To tutaj po raz pierwszy zainscenizowano sztukę Moliera Les Fâcheux.
İlk defa Moliere'in Kibarlık Budalası ile sahneye çıktı.Se joacă pentru prima dată piesa Mizantropul de Molière.
İlk defa Moliere'in Kibarlık Budalası ile sahneye çıktı.Han optrådte første gang i tegnefilmsserien Max og Mule.
Tam bir kibarlık budalası olan Bay Collins Bennet kızları tarafından büyülenmiştir.スタンリー・コリンズ とても熱心なボーイスカウトの指導者。
Ama kibarlık zırhım iyice çatırdamaya başladı,Der Deich meiner Zurückhaltung ächzt
Ama kibarlık zırhım iyice çatırdamaya başladı,Pero mi canal diplomático se queja
Ama kibarlık zırhım iyice çatırdamaya başladı, Ve zaptetmeye çalıştığı hayvan serbest kalıp Dışarı çıktı:Το διπλωματικό μου φράγμα στενάζει και ο μαλάκας που εγκλώβιζε πλέον δεν έχει συγκρατημό:
Ama kibarlık zırhım iyice çatırdamaya başladı,אבל סכר הדיפלומטיות שלי חורק
Bir çatlak oluştu kibarlık zırhımda.En mi canal diplomático
Bir çatlak oluştu kibarlık zırhımda.In meinem diplomatischen Deich
Bir çatlak oluştu kibarlık zırhımda."Par définition", me lancé-je
Bir çatlak oluştu kibarlık zırhımda.בחזות הדיפלומטית שלי
Bu yüzden kibarlıktan o kadar korkmuyoruz.أجلس معهم وأنتظر.
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.Jag tror inte de skrattade av artighet.
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.J'eus un certain succès. Je ne pense pas qu'ils ne riaient que par politesse.
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.Meine Geschichten kamen gut an, Ich glaube nicht, dass sie aus purer Höflichkeit lachten,
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.Meine Geschichten kamen gut an, Ich glaube nicht, dass sie aus purer Höflichkeit lachten,
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.Mis historias tuvieron bastante éxito... ...y no creo que se rieran tan solo por cortesía.
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.Povestioarele mele au avut destul succes, ºi nu cred sã fi râs doar din curtoazie.
İşte o anda, Ne kadar tutmaya çalışıssam da kendimi, Bir çatlak oluştu kibarlık zırhımda.Όσο κι αν πάσχισα μια μικρή ρωγμή εμφανίζεται στο διπλωματικό μου το φράγμα
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."Burgerschap, Volwassenheid, Verantwoordelijkheid" -- gewoon om de pagina's op te schonen.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."Civiltà, Maturità, Responsabilità" -- semplicemente per ripulire le pagine.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."Civisme, Maturité, Responsabilité" -- juste pour nettoyer les pages.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."Civismo, madurez, responsabilidad" -- sólo para limpiar las páginas.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar.반달리즘 방어팀(CVU) 같은 모임을 만들기도 합니다.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."Politeţe, maturitate, responsabilitate" - doar pentru a curăţa acele pagini.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."Uprzejmość, Dojrzałość, Odpowiedzialność", tylko po to, aby oczyszczać strony.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."Văn minh, Trưởng thành, Trách nhiệm" -- để làm sạch các trang web.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."Ziviler Umgang, Reife, Verantwortung" - einfach um die Seiten aufzuräumen.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."Ευγένεια, Ωριμότητα, Υπευθυνότητα" -- μόνο και μόνο για να καθαρίσουν τις σελίδες.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."Ввічливість, зрілість, відповідальність" - просто, щоб вичитувати сторінки.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."Вежливость, Зрелость, Ответственность" — просто для очистки страниц.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."Цивилизованост, зрялост, отговорност" - просто за да почистват страниците.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."נימוס, בגרות,אחריות" -- רק כדי לנקות דפים.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar."الكياسة والنضج والمسؤولية" -- من أجل تنظيف الصفحات فقط.
"Kibarlık, Olgunluk, Sorumluluk" gibi gruplar oluşturuyorlar.ページを掃除し続けています もし週末に
Sizden kibarlıkla bir ricada bulunduğumu anlarsınız ve guacomoleyi uzatırsınız.당신은 이 말을 공손한 요청으로 이해하고 과카몰리를 줄 겁니다.
Sizden kibarlıkla bir ricada bulunduğumu anlarsınız ve guacomoleyi uzatırsınız.Vous comprenez que comme une demande polie, ce qui signifie, donnez-moi le guacamole.

İlgili Sayfalar