Örneğin, kibarca birşey isterken, birisi " bana guacamole sosunu uzatabilirseniz, bu harika olurdu" der.Например, в вежливых просьбах: "Не могли бы Вы передать мне гуакамоле? Я буду Вам век благодарен".
Örneğin, kibarca birşey isterken, birisi " bana guacamole sosunu uzatabilirseniz, bu harika olurdu" der.לדוגמה, בבקשות מנומסות, אם מישהו אומר, "אם תוכל להעביר את ממרח האבוקדו, זה יהיה נהדר,"
Örneğin, kibarca birşey isterken, birisi " bana guacamole sosunu uzatabilirseniz, bu harika olurdu" der.مثلاً، في الطلبات المهذبة، إذا قال أحدهم: "إذا كان بامكانك أن تمدني بفاكهة المحامي (سلاطة)، سيكون ذلك رائعاً،"
Örneğin, kibarca birşey isterken, birisi " bana guacamole sosunu uzatabilirseniz, bu harika olurdu" der.「グアカモーレを取ってくれたら すごくいいんですが」と誰かが言ったら 何を意図しているのか
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?"Bocsánatot kérek!" Mondta az Egér, komor, de nagyon udvariasan:
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?"Ich bitte um Verzeihung", sagte die Maus, runzelte die Stirn, aber sehr höflich:
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?"Ja przepraszam" powiedział, że myszy, marszcząc brwi, ale bardzo grzecznie:
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?! 내가 네 뭐라 고요 '아주 공손하게 마우스 인상을 찌푸리고 말했다지만,'당신이나요
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?Neem me niet kwalijk', zei de Muis, fronsen, maar heel beleefd:
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?"Pyydän anteeksi!" Sanoi hiiri, otsa kurtussa, mutta hyvin kohteliaasti:
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?"Saya mohon maaf!" Kata Mouse, mengerutkan kening, tapi sangat sopan:
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?"Tôi xin lỗi!" Chuột, cau mày, nhưng rất lịch sự: "Có phải bạn nói 'Không' I!
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?Vi chiedo scusa' ha detto il Topo, accigliato, ma molto educatamente:
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?- Моля за извинение ", заяви на мишката, намръщен, но много учтиво:" Знаете ли, говоря?
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?! אני מבקש את סליחתך "אמר העכבר, מקמט את מצחו, אבל בנימוס:" האם
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?'! أتوسل العفو الخاص' قال الفأر ، مقطب ، ولكن بأدب شديد : "هل
'Sizden özür dilerim!' Çok kibarca Fare kaşlarını çatarak dedi, ama: 'mi konuşuyorum?話す?'I!不可"ローリー急いでいる。
Ve diğeri kibarca 'düşük kendine güven' dediğimiz ya da kibar olmayan şekilde또 다른 종류는 어떻게 고상한 말로 하면 "낮은 자존감", 쉽게 말하면
Ve diğeri kibarca 'düşük kendine güven' dediğimiz ya da kibar olmayan şekilde-vilket jag gör ibland- -och analyserar de böcker som produceras idag-
Ve diğeri kibarca 'düşük kendine güven' dediğimiz ya da kibar olmayan şekildeYang berikutnya menunjukkan bagaimana cara mengatasi "rasa rendah-diri" atau "merasa diri tidak berguna".
Ve diğeri kibarca 'düşük kendine güven' dediğimiz ya da kibar olmayan şekildeוהסוג השני אומר לך איך להתמודד עם מה שאנחנו מכנים בנימוס "הערכה-עצמית נמוכה",
Ve diğeri kibarca 'düşük kendine güven' dediğimiz ya da kibar olmayan şekildeو يخبرك النوع الآخر عن كيفية التكيف مع ما نسميه ادباً " قلة ثقة بالنفس "
Ve diğeri kibarca 'düşük kendine güven' dediğimiz ya da kibar olmayan şekilde悪く言えば「自分を最低と思っている人」への 対処方