Tom kibar, değil mi?Tom is polite, isn't he?
Tom kibar görünüyor.Tom seems courteous.
Kibar mıydın?Were you courteous?
O her zaman kibardır!She is always polite!
Tom bugün çok kibar oluyor.Tom is being very polite today.
Aileler çocuklarına örnek ile kibarlığı öğretmeli.By example, parents should teach their children kindness.
Onlar birbirlerine karşı kibardı.They were nice to each other.
O gerçekten kibar görünüyor.He seems really nice.
Çocuk bakıcısına kibar ol.Be nice to the babysitter.
Şu andan itibaren sana karşı kibar olacağıma söz veriyorum.I promise I'll be nice to you from now on.
Tom bana biraz para ödünç vermek için yeterince kibardı.Tom was kind enough to lend me some money.
Ben kibar olabilirim.I can be nice.
Tom soruyu kibarca yanıtladı.Tom kindly answered the question.
Çok kibarsınız.That's very civil of you.
Tom tanıdığım en kibar erkeklerden biri.Tom is one of the most decent men I know.
Tom kibarca gülümsedi.Tom smiled politely.
Kibar olmaya çalışmaktan vazgeç.Stop trying to be nice.
Sanırım Tom sadece kibar olmaya çalışıyordu.I guess Tom was just trying to be nice.
Tom bana karşı çok kibardı.Tom was very nice to me.
Tom Mary'nin daha kibar olmasını istiyor.Tom wants Mary to be more polite.
Daha kibar olmalıydım.I should've been more polite.
Tom çok kibar değil.Tom isn't very polite.
Kibarlığın aşırıya kaçması can sıkıcı.Excess of politeness is annoying.
Tom Mary'ye John'a karşı daha kibar olması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she should be nicer to John.
Tom Mary'nin John'a daha kibar olmasını istedi.Tom wanted Mary to be nicer to John.
Tom Mary'nin John'a karşı daha kibar olmasını istedi.Tom wanted Mary to be nicer to John.
Çok kibar değildiniz.That wasn't very nice of you.
Tom şapkasını çıkardı ve kibarca selamladı.Tom took off his hat and bowed politely.
Ona kibarca sorarsak Tom bize yardım edebilir.Tom might help us if we ask him politely.
Ona kibarca sorarsan Tom sana yardım edebilir.Tom might help you if you ask him politely.
O her zaman çok kibardır.She's always very polite.
O her zaman çok kibar.He's always very polite.
Kibar olmak zorundasın.You have to be polite.
Sanırım Tom sadece kibar olmaya çalışıyor.Tom is just trying to be polite, I think.
Tom her zaman çok kibar.Tom is always very polite.
Çok kibardım.I was very polite.
O çok kibar görünmüyor.That doesn't sound very polite.
Kibar olmaya çalış.Try to be polite.
Tom kibar olmak istiyordu.Tom wanted to be polite.
Bundan sonra Tom'a daha kibar olmaya çalışacağım.I'll try to be nicer to Tom from now on.
Daha kibar olmaya çalışacağım.I'll try to be nicer.
Patronum çok kibar.My boss is very nice.
Yeterince kibar mıydım?Was I polite enough?
Cookie çok kibar bir köpekti.Cookie was a very gentle dog.
Tom her zaman kibar.Tom is always polite.
Tom istasyona giden yolu bana gösterecek kadar yeterince kibardı.Tom was kind enough to show me the way to the station.
Neden biraz kibar davranmıyorsun?Why can't you just be nice?
Tom beni eve götürmek için yeterince kibardı.Tom was kind enough to drive me home.
Tanzanya'da yiyecek koklamak, kibar olmayan hatta çok görgüsüzce bir davranıştır.It is impolite, or even gross, to smell food in Tanzania.
Hemşireler bana karşı çok kibardı.The nurses were very nice to me.
Başkan benim mektubuma cevap vermek için yeterince kibardı.The president was nice enough to respond to my letter.
Başkan kibardı ve mektubuma cevap verdi.The president was nice, and replied to my letter.
Tom herkese karşı kibardır.Tom is kind to everyone.
Onlar çok kibardılar.They were very polite.
Ne kibar bir adam!What a nice guy!
Tom, Mary'nin davetini kibarca reddetti.Tom politely declined Mary's invitation.
Tom kibar bir şekilde reddetti.Tom politely declined.
İnsanlara dik dik bakmak kibarlık değildir.It's not polite to stare at people.
Tom kibarca Mary'ye teşekkür etti.Tom politely thanked Mary.
O kibarca daveti reddetti.She politely declined the invitation.