Masum bir bisikletçi, kibirli bir asker tarafından o sokakta vuruldu.An innocent biker was shot by an arrogant soldier on that street.
O, tanıdığım en kibar insanlardan biridir.He is one of the kindest people I know.
Genelde, Japonlar kibardırlar.In general, the Japanese are polite.
Genel olarak konuşulursa, Japonlar kibardırlar.Generally speaking, the Japanese are polite.
Japonlar genelde kibardırlar.The Japanese are generally polite.
Genel olarak, Japonlar kibardırlar.Generally, the Japanese are polite.
Tom gerçekten kibar bir adamdı.Tom really was a kind man.
Tom kibarca Mary'ye reverans yaptı.Tom bowed to Mary politely.
Tom bize karşı kibardır.Tom is kind to us.
Onun sesi yumuşak ve kibardı.His voice was soft and gentle.
Maria çok kibar, sıradan bir kız.Maria is a very polite, simple girl.
Dün oğlunuza rastladım ve o bana kibarca selam verdi.I met your son yesterday and he politely greeted me.
Tom Mary'nin kolunu kibarca sıktı.Tom squeezed Mary's arm gently.
Tom kibar bir çocuk.Tom is a polite boy.
En iyi gözlemciler ve en derin düşünürler her zaman en kibar hakimlerdir.The best observes and the deepest thinkers are always the gentlest judges.
Sakin olmalısınız ve kibirli yorumlarınızı bize göndermeyi bırakmalısınız.You should calm down and stop sending us your arrogant comments.
Kibirli insanlardan hoşlanmam.I don't like arrogant people.
Böyle kibirli bir tonla konuşma.Don't speak with such an arrogant tone.
Biri kibirli davranmadan dürüst olabilir mi?Can one be honest without appearing arrogant?
Tom öneriyi kibarca reddetti.Tom politely rejected the proposal.
Sadece çok kibar bir insan değilim.I'm just not a very nice person.
Çok kibar olmak zorunda değiliz.We don't have to be so polite.
Bu kadar kibar olmak zorunda değiliz.We don't have to be so polite.
Tom kendini oldukça kibirli hissediyordu.Tom was feeling pretty cocky.
Hancı çok kibardır.The innkeeper is very nice.
Tom şapkasını kibarca kaldırdı.Tom lifted his hat politely.
Tom gerçekten kibar bir adamdır.Tom is a genuinely nice guy.
Tom kibarca geri çevirmek zorunda kaldı.Tom had to politely decline.
Fazla kibirli olma!Don't be too arrogant!
Ben kibirli bir adam değilim.I'm not an arrogant guy.
Tom'a karşı çok kibardılar.They were so nice to Tom.
Kibirli olduğunuzu bilmiyor musunuz?Don't you know that you're being dismissive?
Jamal her zaman bana karşı çok kibardır.Jamal is always so nice to me.
Gerçek kibarca anlatılabilir.The truth can be told gently.
Tom çok kibar bir genç adam.Tom is a very polite young man.
Fadıl, Sofia ve Dania'ya karşı kibardı.Fadil was nice to Sofia and Dania.
Ben bir kibrit yaktım.I lit a match.
Tom kibirli olduğunu söylüyorum.Tom says I'm conceited.
Tom'a karşı kibardım.I was polite to Tom.
Nasıl oldu da bana bu kadar kibarsın?How come you're so nice to me?
O bana karşı kibar olmamasına rağmen Tom'a karşı hep nazik olmaya çalışıyorum.I try to always be nice to Tom, even though he's not nice to me.
Sık sık kibirli olmakla suçlanıyorum.I'm often accused of being arrogant.
Her zaman olmam gerektiği kadar kibar değilim.I'm not always as polite as I should be.
Sana karşı kibar olmak zorunda değilim.I don't have to be nice to you.
Tom'a karşı kibarım.I'm nice to Tom.
Japonya'da birisiyle karşılaştığında eğilmek kibarlıktır.In Japan, it is polite to bow when one meets someone.
Bana çok kibar davrandığınız için teşekkürler.Thanks for being so nice to me.
Tom'un davetini kibarca reddettim.I politely declined Tom's invitation.
Ben her zaman kibar olmaya çalışıyorum.I try to always be polite.
Biraz kibirli görünüyorsun.You seem a bit conceited.
Birinin bir kibriti var mı?Does anyone have a match?
Hem Tom hem de Mary'yi beğeniyorum ama sanırım Tom daha kibar.I like both Tom and Mary, but I think Tom is nicer.
Her zaman herkese kibar olmaya çalışıyorum.I always try to be nice to everyone.
Ben Tom'a karşı hep kibarım.I've always been very nice to Tom.
Ben Tom'a her zaman kibar oldum.I've always been nice to Tom.
Kibar olmaya çalıştım.I tried to be polite.
Tom aptal ve kibirlidir.Tom is stupid and arrogant.
Ben kibar olmaya çalışıyorum.I'm trying to be nice.
Şirketimizden bir kez daha alay ederseniz kesinlikle size karşı kibar olmayacağız.If you make fun of our company again, we certainly won’t be polite to you.
Tom tanıdığım en kibar adamlardan biridir.Tom is one of nicest guys I know.