Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Der var faktisk en myte om det.
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Det fanns faktiskt en myt om det.
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Já que falas disso, falava-se disso num mito qualquer.
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Ora che lo dici, era in qualche leggenda.
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Siitä tulee mieleeni eräs taru.
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Τώρα που το λες, κάποτε ήμουν σε έναν μύθο.
Hazır kibir demi,sken, efsanenin birinde vardı.Раз уж ты заговорила об этом, то есть одна легенда.
Henüz değil. Kibar ol!¡A ti hijo de puta, que te gusta robar mierda del gobierno! eh!? eh!!?
Henüz değil. Kibar ol!È il figlio di puttana che ama rubare merda dal governo!
Henüz değil. Kibar ol!Nu esti nenorocitul caruia ii place sa fure cacat de la guvern!
Henüz değil. Kibar ol!Sie Mistkerl, der gerne Scheiße von der Regierung stiehlt!
Henüz değil. Kibar ol!Ty, hajzl, který rád okrádá vládu!
Henüz değil. Kibar ol!Не ты ли хотел нажиться на правительстве?!
Henüz değil. Kibar ol!בן זונה שאוהב לגנוב מהממשלה? הא! הא!
Henüz değil. Kibar ol!أنت أيها الوقح تسرق من الحكومة! هه؟ هه؟
- Her uygarlýk kibriyle tanýmlanýr.거짓말에 기반하고 있습니다.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Dạ không đâu ạ. Ngài quá khen.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Deloc. Sunteti prea bun.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Inte alls. Ni är för snäll.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Nee helemaal niet. U bent te aardig.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Non è vero. Lei è troppo gentile.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Pas du tout. Vous êtes trop aimable.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Tidak semuanya. Anda terlalu baik.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Überhaupt nicht.Sie sind zu nett.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Όχι, καθόλου. Είστε πολύ ευγενικός.
Hiç de değil, çok kibarsınız.Не во всем. Вы слишком добры.
Hiç de değil, çok kibarsınız..כלל לא. אתה מאוד נדיב
Hiç de değil, çok kibarsınız.على الإطلاق,إنك لطيف جداً
Hiç de değil, çok kibarsınız.そうか お父上の具合はどうかね?
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.Jag tror inte de skrattade av artighet.
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.J'eus un certain succès. Je ne pense pas qu'ils ne riaient que par politesse.
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.Meine Geschichten kamen gut an, Ich glaube nicht, dass sie aus purer Höflichkeit lachten,
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.Meine Geschichten kamen gut an, Ich glaube nicht, dass sie aus purer Höflichkeit lachten,
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.Mis historias tuvieron bastante éxito... ...y no creo que se rieran tan solo por cortesía.
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.Povestioarele mele au avut destul succes, ºi nu cred sã fi râs doar din curtoazie.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Det är annorlunda i Indien," säger fru Mary föraktfullt.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Det er anderledes i Indien," sagde fru Mary foragt.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."이것은 인도의 다른"아씨 마리아 disdainfully했다.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."É diferente na Índia", disse Mary com desdém.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."E 'diverso in India", ha detto Signora Maria con sdegno.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Es diferente en la India", dijo la señorita Mary desdeñosamente.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Es ist anders in Indien", sagte Herrin Mary verächtlich.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Este diferit in India", a declarat Doamna Maria dispreţ.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Ez különbözik az indiai", mondta Mary kisasszony megvetően.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Hal ini berbeda di India," kata Nyonya Mary meremehkan.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Het is anders in India", zei Mary minachtend.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Il est différent en Inde", a déclaré Maîtresse Marie dédain.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Inaczej jest w Indiach", powiedział Pani Marii pogardliwie.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Je to iné v Indii," hovorí pani Marie pohŕdavo.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Je to jiné v Indii," říká paní Marie pohrdavě.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Nó là khác nhau ở Ấn Độ," Mistress Mary disdainfully.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Se on erilainen Intiassa", sanoi emäntä Mary halveksivasti.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."To je drugačen v Indiji," je dejal Mistress Mary Okrog.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Τα πράγματα είναι διαφορετικά στην Ινδία", δήλωσε ο κυρία Μαίρη υποτιμητικά.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Він відрізняється в Індії", каже пані Марія зневажливо.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Он отличается в Индии", говорит госпожа Мария пренебрежительно.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."Тя е различна в Индия", каза Господарката Мери презрително.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."זה שונה בהודו," אמרה העלמה מרי בבוז.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi."انها مختلفة في الهند" ، وقالت ماري العشيقة بازدراء.
"Hindistan'da farklı" Mistress Mary kibirle söyledi.彼女はほとんどこれに耐えることができなかった。しかしマーサはすべて砕石ではなかった。