Basset tazıları kibar köpeklerdir.Basset hounds are gentle dogs.
Mary bebek kız kardeşine karşı çok kibardır.Mary is very gentle with her baby sister.
Japonlar genellikle kibardırlar.Japanese people in general are polite.
Bir kibrit çaktı ve mumları yaktı.He struck a match and lit the candles.
Kibirinden dolayı ona çok kızdım.I lost my temper with him because of his arrogance.
Tatoeba kullanıcıları kibardır.The users of Tatoeba are kind.
Alçak gönüllülük çoğunlukla kibirden daha çok yükseltir.Humility often gains more than pride.
O çok kibar bir beyefendidir.He is a very gallant gentleman.
O, ona karşı kibar değildir. Aslında, o kimseye karşı kibar değildir.She isn't kind to him. In fact, she's not kind to anyone.
Kibar olmalısın.You must be polite.
Tanıdığım herkes Tom'un kibirli olduğunu düşünüyor.Everybody I know thinks Tom is stuck up.
Sita kibarca gülümsedi.Sita smiled pleasantly.
Tom Mary'ye karşı kibardır.Tom is kind to Mary.
Bu radyo bir kibrit kutusundan daha büyük değil.This radio is no bigger than a matchbook.
O çok kibar, onunla çalışmayı sevmemin nedeni bu.He's very nice, which is why I like working with him.
Biz yöneticinin kibrini pohpohladık.We've flattered the director's vanity.
Tom bir ateşi kibritsiz olarak nasıl başlatacağını bilen tek kişiydi.Tom was the only one who knew how to start a fire without matches.
Tom tüm kibriti tüketti bu yüzden ateşi yakamadı.Tom ran out of matches so he couldn't light the fire.
Tom'un kibritlerle oynamayacak kadar aklı var.Tom knows better than to play with matches.
Tom biraz kibirli.Tom is a bit conceited.
Tom kesinlikle kibardı.Tom certainly was polite.
Tom başıyla kibarca selamladı.Tom bowed politely.
Tom istememesine rağmen, Mary'yi partisine davet etmeyecek kadar çok kibardı.Even though Tom didn't want to, he was too polite not to invite Mary to his party.
Tom kibarlaşıyordu.Tom was being polite.
Brownlar kibar ve mutlu bir ailedir.The Browns are an elegant and happy family.
Bir toplantıda esnemek kibar değil.Yawning in a meeting is not polite.
Tom sadece kibarlaşıyordu.Tom was just being polite.
Dün senin oğlununla karşılaştım ve o beni kibarca selamladı.I met your son yesterday and he greeted me politely.
Kyoko benim için valizimi taşıyacak kadar yeterince kibardı.Kyoko was kind enough to carry my baggage for me.
O, kibar bir insan gibi görünüyor.He seems to be a kind person.
Öğretmenimiz serttir ve henüz o kibardır.Our teacher is strict, and yet, he is kind.
Bizim öğretmenimiz serttir yine de o kibar.Our teacher is strict, and yet, he is kind.
Ben kibar değilim. Ben merhametliyim.I am not nice, I am merciful.
Çok kibar bir karın ve çok iyi arkadaşların var.You have a very kind wife and very good friends.
Bu aptalca tutumlar ile, Maria sadece kendi kibrini kanıtlıyor.With these stupid attitudes, Maria only proves her own arrogance.
Bu aptalca tavırlarıyla Maria kendi kibrini kanıtlamaktan daha fazlasını yapmaz.With these stupid attitudes, Maria doesn't do more than proving her own arrogance.
Müşterilerimize kibar olun, o zaman onlar size ödeyecek.Be polite to our clients, then they will pay you.
Daha kibar konuşmalıydın.You should have spoken more politely.
Kibar bir adam gibi görünüyorsun.You seem to be a kind man.
Tom kibirli bir aptal.Tom is an arrogant idiot.
Çok kibar!So cute!
Kibar ama sıkı olun.Be polite, but firm.
O, bunu ödünç almama izin verecek kadar kibardı.He was kind enough to let me borrow it.
O beni evimden almak için gelecek kadar yeterince kibardı.She was kind enough to come pick me up at my house.
Tom kibar ve duyarlıdır.Tom is polite and sensitive.
Onu kibarca düzelttim.I politely corrected him.
O kibarca beni düzeltti.She politely corrected me.
Kibarca beni düzeltti.He politely corrected me.
Ne kadar da kibarsın!How gallant are you!
Çok kibar olmayı bırak.Stop being so nice.
Bana karşı çok kibar olmayı bırak.Stop being so nice to me.
O aptal ve kibirli.He's stupid and arrogant.
Tom'a karşı kibar olmak zorunda mıyız?Do we have to be nice to Tom?
Kibar oluyordum.I was being polite.
Erkek kardeşine biraz daha kibar olabilirsin.You could be a little nicer to your brother.
Kız kardeşine biraz daha kibar olabilirsin.You could be a little nicer to your sister.
Ne kibirli!How arrogant!
Kibar ol.Be nice.
O çok kibar değil.That's not very polite.
John bir kibrit yaktı.John lit a match.