O, kibar genç bir adamla tanıştı.He met a nice young man.
Çok kibar olsa bile ona kesinlikle güvenmiyorum.Even if he's very nice, I don't really trust him.
O bir hataya karşı kibardır.He is polite to a fault.
O, bir kibrit yaktı.He struck a match.
Bir kibrit çaktı fakat onu çabucak söndürdü.He struck a match, but quickly put it out.
O bize karşı kibirliydi.He is arrogant toward us.
O, hiçbir şekilde kibar değil.He is by no means kind.
Sert gözüküyor, ama aslında çok kibardır.He looks stern, but actually he's very kind.
O bugün kibarlaşıyor.He is being kind today.
Genç olmasına rağmen, o çok kibar.Though he is young, he is quite polite.
İş teklifini çok kibar şekilde reddetti.He declined the job-offer very politely.
O kibar görünüyor.He seems kind.
Kibar olduğu için insanlar onu seviyor.People like him because he is kind.
O kibar bir çocuk.He is a kind boy.
Bize yardım etmekle çok kibar davrandı.He was so kind as to help us.
Bana borç para verecek kadar kibardı.He was kind enough to lend me money.
Beni doğum günü partisine davet etmesi çok kibarcaydı.He was very kind to invite me to his birthday party.
O bizi teknesiyle adaya götürecek kadar kibardı.He was kind enough to take us over to the island in his boat.
Öğretmenini kibarca selamladı.He made a polite bow to his teacher.
O zekidir, üstelik kibardır da.He is bright, and what is more, he is polite.
O ona karşı kibar mı?Is he nice to her?
Şapkasını çıkardı ve kibarca selamladı.He took off his hat and made a polite bow.
O kibirli olma eğilimindedir.He tends to be arrogant.
Kibarlığımı dostlukla karıştırdılar.They mistook my politeness for friendship.
İkisi de kibar ve dürüsttür.Both of them are kind and honest.
Onun kibarlığı bana yük olmaya başlamıştı.Her kindness has become a burden to me.
Onun kibarlığı beni etkiledi.Her kindness touched me.
Onun kibarlığı yanlış anlaşıldı.Her kindness was misunderstood.
Onun önünde fazla kibar olamazsın.You cannot be too polite in front of her.
O sadece kibar değil ayrıca dürüst.She is not only kind but honest.
O, güzel olmanın yanında kibar ve zekidir.Besides being beautiful, she is kind and intellectual.
O sadece hoş değil fakat aynı zamanda da kibar.She is not only pretty, but also kind.
Ne kadar da kibar bir kız!What a kind girl she is!
O hiçbir şekilde kibar değil.She is by no means polite.
O, bize karşı çok kibar.She is very kind to us.
O kibarca bana selam verdi.She bowed to me politely.
Bana yolu gösterecek kadar kibardı.She was kind enough to show me the way.
O kibardır.She is kind.
Kibarca bana şehri gezdirdi.She kindly showed me around the city.
Benim için bagajımı taşıyacak kadar kibardı.She was kind enough to carry my baggage for me.
Bizim için çay yapacak kadar kibardı.She was kind enough to make tea for us.
Bana kasabayı gezdirecek kadar kibardı.She was kind enough to show me around the town.
O her zaman herkese karşı kibarca hareket eder.She always acts politely toward everybody.
Ben hastayken beni ziyaret etmen büyük kibarlıktı.It was very kind of you to visit me when I was ill.
Kızımız bir kibrit ile parmağını yaktı.Our daughter burned her finger with a match.
Yaşlılarınıza karşı kibar olmalısınız.You must be polite to your elders.
Kibar görünüşlü yaşlı adam kalktı ve elini bana verdi.The gentle-looking old man got up and gave his hand to me.
Sülfür kibrit yapmak için kullanılır.Sulfur is used to make matches.
Senin gibi olmasa bile en azından biraz daha kibar olmayı deneyebilirsin.You could at least try to be a bit more polite, even though it's not like you.
Hiçbir kadın onun olduğu kadar kibirli değildir.No woman is as arrogant as she is.
Kahkaha kibire karşı tek tedavidir ve kibir gülünebilir tek hatadır.Laughter is the only cure against vanity, and vanity is the only laughable fault.
Kibritin var mı? Üzgünüm ama ben sigara içmiyorum.Do you have a match? I'm sorry, but I don't smoke.
O bana karşı çok kibardı.He's been so nice to me.
Lütfen kibar ol.Please be polite.
O çok kibardır.He is very kind.
Din tarafından etkilenmediğinde insan yeterince kibar.Man is kind enough when he is not excited by religion.
Sen gerçekten çok kibarsın.You're really too kind.
O kibar bir insan.She's a kind person.
Ben kibarca selamladım.I bowed politely.
Tom çok kibar bir insandır.Tom is a very gentle person.