ki ile cümle
ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Yarım saat boyunca denedikten sonra kapıyı kırarak açmayı başardık.We succeeded in breaking the door open after trying for half an hour.
İki odalı bir daire kiralamak istiyorum.I want to rent an apartment with two rooms.
İki kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.I'd like to reserve a table for two.
İki kişilik bir odan var mı?Do you have a double room?
Onlar otobüsten indiler ve sıcak güneşte iki kilometre yürüdüler.They got out of the bus and walked two kilometres in the hot sun.
İki kişi onu kızları olarak düşünüyor.Two people think of her as their daughter.
Aşk iki kişi arasındaki büyümeye başladı.Love began to grow between the two.
Bu, iki kişi için oldukça çok şey gibi görünüyor.That looks like an awful lot for two people.
İki kişi ortaktır, fakat üç kişi kalabalıktır.Two's company, but three's a crowd.
İki kişilik bir doktor randevusu aldım.I made a doctor's appointment for two.
İki yaşındaki kızım için tıbbi bir muayene olmak istiyorum.I'd like to get a medical examination for my two-year-old daughter.
Kimse bir defada iki şeyi yapamaz.Nobody can do two things at once.
Lütfen iki aylık kira depozitosu öde.Please pay a deposit of two month's rent.
İki yüz elli kilo, bir sumo güreşçisi için bile olağanüstü bir ağırlıktır.Two hundred fifty kilograms is an extraordinary weight even for a sumo wrestler.
20 kişiden fazla sipariş verirsek, fiyatta indirim yapıyor musunuz?If we place an order for more than 20 units, would you reduce the price?
Geçen yıl iki yüz kişi koleradan öldü.Two hundred people died of cholera last year.
Yapraklar iki veya üç hafta içinde kızaracak.The leaves will turn red in two or three weeks.
Bir yıl içinde dört mevsim vardır. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış.There are four seasons in a year: spring, summer, fall and winter.
Dün gölette bir kız boğuldu.A girl drowned in the pond yesterday.
Rev. King 1968 Nisanında Memphis, Tennessee'deydi.In April of 1968, Rev. King was in Memphis, Tennessee.
Martin Luther King 1964 yılında Nobel Barış Ödülü'nü kazandı.In 1964, Rev. King won the Nobel Peace Prize.
On iki kişinin oturması için yeterince sandalye var mı?Are there enough chairs to seat 12 people?
12 ila 18 arasında değişiklik gösteren birçok erkek ve kız yarışmaya katıldı.Many boys and girls ranging from 12 to 18 entered the contest.
O, on iki yaşındayken sesi kırıldı.His voice broke when he was twelve.
Biz ona dönüp baktığımızda on yıl kıs bir zaman.Ten years is a short time when we look back at it.
On kişilik bir tatami odan var mı?Do you have a tatami room for ten people?
On kişiden üçünün bir videosu var.Three out of ten persons have a video.
On kadar kişiye yer sağlanabilir.It can accommodate as many as ten people.
On kadar kişi kazayı gördü.As many as ten people saw the accident.
On kadar kişi bu küçük evde yaşıyor.As many as ten people live in this small house.
Bir milyar kişi İngilizce konuşur.One billion people speak English.
On mil kısa bir mesafe değildir.Ten miles is not a short distance.
Diyelim ki bir milyon yenin olsa, onunla ne yaparsın?Supposing you had one million yen, what would you do with it?
Az sayıda kişi yüz yaşına kadar yaşar.Few people live to be one hundred years old.
"O bir kitap okuyor mu?" "Evet, o okuyor.""Is she reading a book?" "Yes, she is."
"O kim?" " O Jim.""Who is he?" "He is Jim."
"O kimdir?" "O Jim'dir.""Who is he?" "He is Jim."
"O başarılı olacak mı?" "Korkarım ki hayır.""Will he succeed?" "I fear not."
"Onun kitabı nerede?" "Masanın üstünde.""Where's his book?" "It's on the table."
Ona beyaz şapka giyen adamın kim olduğunu sordum.I asked her who the man wearing the white hat was.
Sözde "kış döneminin" üniversite reformunu geliştirmesi bekleniyor.So-called "winter time" is expected to enhance the college reform.
" O kızdığı zaman bir kaplandır " sözü metafora bir örnektir."He's a tiger when he's angry" is an example of metaphor.
"Son teslim tarihini kaçırırsam ne olur?" "Bahse girerim sana kızacaktır.""What if I miss the deadline?" "I bet he will get mad at you!"
"Kim arabada?" "Tom.""Who is in the car?" "Tom is."
" Arabadaki kimdir? " " Tom'dur. ""Who is in the car?" "Tom is."
"Bu kitabı kim yazdı? " John yazdı. ""Who wrote this book?" "John did."
"Sana kim yardım etti?" " Tom etti. ""Who helped you?" "Tom did."
"Spor salonunda bir kız mı vardı?" "'Evet, vardı.""Was there a girl in the gym?" "Yes, there is."
" Pencereyi açmanızın bir sakıncası var mı?" "Tabii ki yok.""Would you mind opening the window?" "Of course not."
"İngilizce ödevime yardım edecek misin?" "Tabii ki de.""Will you help me with my English homework?" "Certainly."
“Yılanlardan hoşlanır mısın?” “Tabii ki hayır.”"Do you like snakes?" "Of course not."
"Masada bir kitap var mı?" "Hayır, yok.""Is there a book in the desk?" "No, there isn't."
"Kim daha genç, Hanako mu yoksa Taro mu?""Taro.""Who is younger, Hanako or Taro?" "Taro is."
"Artık dayanamıyorum!" "Sakin ol. En kısa sürede geleceğim.""I can't stand it any more!" "Calm down. I'll come over as soon as possible."
"Kim o?" " Benim.""Who is it?" "It's me."
"Kim size İngilizce öğretiyor?""Bayan Yamada.""Who teaches you English?" "Miss Yamada does."
Kitabı masaya geri koysan iyi olur, zira sahibi oraya geri dönecek.You had better put the book back on the desk, for the owner will come back there.
"Sue size çok kızgın," yeni garson kız söyledi."Sue's very angry with you," my new waitress said.
"George? " dedi ev hanımı. "George kim? ""George?" said the housewife. "Who's George?"
"Bunlar kimin kitapları?""Onlar Alice'inkidir.""Whose books are these?" "They are Alice's."