ki ile cümle
ki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sana el sallayan kız kimdir?Who is that girl waving to you?
Bundan kısmen sorumlusunuz.You are in part responsible for it.
Kızmak için nedenin yok.You have no cause for anger.
Ben bu kitabı size ödünç vereceğim.I'll lend you this book.
Böyle bir şey olacak son kişi olduğunuzu düşündüm.I thought you'd be the last person to do such a thing.
Onu yapabilirsin! Kim tutar seni. Yardımına hazır olacağım.You can make it! Go for it. I'll stand by you.
Daha kibar olmayı denemelisin.You should try to be more polite.
Daha kibar olmaya çalışmalısınız.You should try to be more polite.
Öğretmenin kimdir?Who is your teacher?
Onu yapabilecek tek kişisin.You're the only one who can do it.
Yokluğun beni hayal kırıklığına uğrattı.I was disappointed at your absence.
Ne yazık ki gelemezsin.It's a pity that you can't come.
İhtiyacın olan her kitabı sana ödünç vereceğim.I will lend you whatever book you need.
Ben çalışmak için dışarı gitmene itiraz etmiyorum fakat çocuklara kim bakacak.I don't object to your going out to work, but who will look after the children?
Kızgın olmak için iyi nedenin var.You have good reason to be angry.
Ne yazık ki bize katılamazsın.It is a pity that you can't join us.
İçtenlikle umuyorum ki yakında hastalığından iyileşeceksin.I sincerely hope that you will soon recover from your illness.
Yatak odanı paylaştığın kıza ne oldu?What happened to the girl you were sharing the bedroom with?
Yardımın sayesinde, kitabı oldukça iyi anlayabildim.Thanks to your help, I could understand the book quite well.
Sen uzaktayken köpeğe kim baktı?Who took care of the dog while you were away?
Kitaplara ne kadar harcadığını tahmin etmeye çalış.Try to estimate how much you spent on books.
O kadar kısa sürede buraya varmanı beklemiyordum.I didn't expect you to get here so soon.
Kitabı şans eseri buldum.I found the book by accident.
Havaalanında saatli bir bomba patladı, on üç kişi öldü.A time bomb went off in the airport killing thirteen people.
Hava kirliliği sorunundan dolayı bir gün bisiklet otomobilin yerini alabilir.Because of the problem of air pollution, the bicycle may some day replace the automobile.
Gökyüzü kışın puslu bir gölgesi.The sky is a hazy shade of winter.
Mevcut tek oda iki kişiliktir.The only room available is a double.
Müsait olan tek oda bir çift kişilik.The only room available is a double.
Aptal parasının kıymetini bilmez.A fool and his money are soon parted.
Ebeveynlerinin görüşü onun kazancını aptal bir kıza harcadığı idi!His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
Umutsuzluktan dolayı o plana vardık fakat kitap iyi sattı.We arrived at that plan out of pure desperation, but the book sold well.
Kitabında sayfa dokuzu aç.Open your book to page nine.
Cuma günü iki kişilik mevcut bir masanız var mı?Is there a table available for two on Friday?
Sarı saçlı bir kız seni görmeye geldi.A girl with blonde hair came to see you.
Sarı saçlı bir kız sizi görmeye geldi.A girl with blonde hair came to see you.
Kasayı kilitle.Lock the safe.
Para biriktirmek için masrafları kısmalıyız.We must cut our expenses to save money.
Altın demirden daha kıymetlidir.Gold is more precious than iron.
Para kısa sürede gider.Money soon goes.
Paranın bir kısmı çalındı.Some of the money was stolen.
Kimya bilimi son zamanlarda dikkate değer bir gelişim gösterdi.Chemistry has made notable progress in recent years.
Bugünlerde az sayıda kişi beni ziyaret eder.Few people visit me these days.
Bugünkü kızların sanki erkekmiş gibi konuşmaları nadir değildir.It is not rare for girls today to talk as if they were boys.
Ben kısa sürede sizinle irtibata geçeceğim.I'll get in touch with you soon.
Ben kısa sürede seninle tekrar görüşmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to meeting you again soon.
Ben kısa sürede sizi tekrar görmek için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to seeing you again soon.
Sonuçta çalışkan kişi başarır.In the end, the diligent person succeeds.
Şaşırdım, köyde hiç kimse yoktu.To my surprise, there were no people in the village.
Şu işe bak ki Tom bizim partiye Mary'yle geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.To be an interesting person you have to feed and exercise your mind.
Heyecanlanmak kızmakla hiçte aynı değildir.Getting excited is not at all the same as getting angry.
Heyecanlı kızlar hoş görünebilir.Excited girls look pretty sometimes.
O kadar heyecanlıydım ki uyuyamadım.I was so excited that I could not fall asleep.
Köprünün ötesinde bir kır evi var.There is a cottage beyond the bridge.
Profesör New York'tan bazı yeni kitaplar sipariş etti.The professor ordered some new books from New York.
Kilise çanları çalıyor.The church bells are ringing.
Kilise, kenti yukarıdan gören tepe üzerindedir.The church is on the hill overlooking the city.
Kiliseler haritada haçlarla belirlenir.Churches are designated on the map with crosses.
Kilise benim evimle seninki arasındadır.The church is between my house and yours.