kişiyi ile cümle
kişiyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Haşavyayı, Merarioğullarından Yeşayayı ve kardeşleriyle oğullarını, toplam yirmi kişiyi de gönderdiler.og Hasabja og med ham Jesaja av Meraris barn, hans brødre og deres sønner, tyve i tallet,
Haşavyayı, Merarioğullarından Yeşayayı ve kardeşleriyle oğullarını, toplam yirmi kişiyi de gönderdiler.og Hasjabja og Jesja'ja af Meraris Efterkommere med deres Brødre og Sønner, tyve Mand,
Haşavyayı, Merarioğullarından Yeşayayı ve kardeşleriyle oğullarını, toplam yirmi kişiyi de gönderdiler.pe Haşabia, şi cu el pe Isaia, dintre fiii lui Merari, fraţii săi şi fiii lor, în număr de douăzeci;
Haşavyayı, Merarioğullarından Yeşayayı ve kardeşleriyle oğullarını, toplam yirmi kişiyi de gönderdiler.und Hasabja und mit ihm Jesaja von den Kindern Merari mit seinen Brüdern und ihren Söhnen, zwanzig,
Haşavyayı, Merarioğullarından Yeşayayı ve kardeşleriyle oğullarını, toplam yirmi kişiyi de gönderdiler.Verder kwamen Hasabja en Jesaja, de zoon van Merari, met zijn twintig broers en zonen en 220 tempelhorigen
Haşavyayı, Merarioğullarından Yeşayayı ve kardeşleriyle oğullarını, toplam yirmi kişiyi de gönderdiler.vidare Hasabja och med honom Jesaja, av Meraris barn, med dennes bröder och deras söner, tjugu män,
Haşavyayı, Merarioğullarından Yeşayayı ve kardeşleriyle oğullarını, toplam yirmi kişiyi de gönderdiler.и Асавия, и с него Исаия от Марариевите потомци, братята му и синовете им, двадесет души;
Haşavyayı, Merarioğullarından Yeşayayı ve kardeşleriyle oğullarını, toplam yirmi kişiyi de gönderdiler.и Хашавию и с ним Иешаию из сыновей Мерариных, братьев его и сыновей их двадцать;
Haşavyayı, Merarioğullarından Yeşayayı ve kardeşleriyle oğullarını, toplam yirmi kişiyi de gönderdiler.ואת חשביה ואתו ישעיה מבני מררי אחיו ובניהם עשרים׃
Haşavyayı, Merarioğullarından Yeşayayı ve kardeşleriyle oğullarını, toplam yirmi kişiyi de gönderdiler.وحشبيا ومعه يشعيا من بني مراري واخوته وبنوهم عشرون.
Haşavyayı, Merarioğullarından Yeşayayı ve kardeşleriyle oğullarını, toplam yirmi kişiyi de gönderdiler.又 有 哈 沙 比 雅 . 同 著 他 有 米 拉 利 的 子 孫 耶 篩 亞 、 並 他 的 眾 子 、 和 弟 兄 、 共 二 十 人
Haşavyayı, Merarioğullarından Yeşayayı ve kardeşleriyle oğullarını, toplam yirmi kişiyi de gönderdiler.又 有 哈沙比雅.同著 他 有 米拉利 的 子孫耶篩亞 、 並 他 的 眾子 、 和 弟兄 、 共 二十人
Hedeflerindeki kişiyi here yatırarak izleyenlerin gözleri önünde dövdüler.".
Hedeflerindeki kişiyi here yatırarak izleyenlerin gözleri önünde dövdüler.Ils ont repéré l'homme, qu'ils ont jeté au sol et roué de coups, sous les regards des voyageurs choqués.
Hedeflerindeki kişiyi here yatırarak izleyenlerin gözleri önünde dövdüler.Ωστόσο, το ίδιο το κόμμα δεν έχει αναλάβει ποτέ την ευθύνη για τις ρατσιστικές αυτές επιθέσεις.
Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!Aku datang setiap hari dan tidak pernah melihatnya sekalipun!
Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!Am venit in fiecare zi si nu am vazut-o nici macar o data!
Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!Ich bin jeden Tag gekommen und habe sie nicht einmal gesehen!
Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!Ik ben elke dag gekomen en heb haar niet eens gezien!
Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!Jag kommer hit varje dag och har inte sett henne en enda gång!
Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!Je viens tout les jours et je ne l'ai jamais vue une seule fois !
Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!Mình đến đây mỗi ngày mà có thấy cô ấy lần nào đâu!
Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!Przychodziłam codziennie i ani razu jej nie widziałam!
Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!Sono venuta tutti i giorni e non l'ho vista neanche una volta!
Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!Έρχομαι κάθε μέρα και μια φορά δεν την έχω δεί!
Her gün geliyorum ama bir kere bile görmedim bu kişiyi!Я сюда прихожу каждый день и ни разу ее не видела!
Her iki tarafında bu iki kişiyi iyi olarak nitelendiremeyeceği bir durumdayız. .وعلى الجانبين من هذا وهذا , مرة أخرى .. هذا أحد المواقف حينما
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız."이봐요, 지금 당장 10명이 모여서 회의를 할겁니다.
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız."Ehi sentite, ora raduniamo 10 persone e facciamo una riunione.
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız."Hé, figyu, most azonnal 10-en összeülünk és tartunk egy mítinget.
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız."Hört zu, wir trommeln jetzt 10 Leute zusammen und veranstalten ein Meeting.
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız."Imeli bomo sestanek desetih ljudi takoj zdaj".
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız.Jen tak se rozhodnout: "Sejde se tu deset lidí a budeme mít míting.
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız."Oigan, vamos a juntar 10 personas ahora mismo y tener una reunión.
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız."Olhem, vamos reunir 10 pessoas agora mesmo e fazer uma reunião
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız.To naprawdę destrukcyjne kiedy mówisz "Popatrz, zbierzemy tych 10 ludzi razem i zrobimy zebranie.
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız."We brengen nu 10 mensen bij elkaar in een meeting.
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız."Хей, виж, ще се съберем 10 човека веднага и ще си направим среща.
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız.למעשה אומרים: "תראו, אנחנו הולכים להביא 10 אנשים ולעשות ישיבה.
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız.أن تقوا : " أنظروا " سوف نجلب 10 أشخص الآن لإجتماع.
" Hey bakın, bugün 10 kişiyi bir araya getireceğiz ve toplantı yapacağız.「ミーティングだ、10人集まってくれ」 「今何をしているなんて関係ない」
Iki y?ll?k anlasma sureci boyunca tabiki bir sey imzalamadan once kars?ndaki kisiyi tan?mal?s?n.A pokud jde o dvouletou spolupráci, pak samozřejmě jeden musí poznat druhého předtím, než cokoli podepíše
Iki y?ll?k anlasma sureci boyunca tabiki bir sey imzalamadan once kars?ndaki kisiyi tan?mal?s?n.Και άμα πρόκειται για διετή συνεργασία, πρέπει να γνωρίζεις τους ανθρώπους πριν υπογράψεις.
İnsan ticaretinin en çok görülen biçimi kişiyi ücretsiz ya da kötü koşullarda çalışmaya zorlamaktır.人口贩卖的最常见形式是强迫他人劳动,不发工资或工作环境恶劣。 InfoFinland上的 劳动者的权利与义务和 劳务问题页面,
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Deci suntem patru în cele patru colţuri ale lumii.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Donc nous sommes toutes les quatre aux quatre coins du monde.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Így négyen vagyunk a világ négy sarkában.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Inilah kami berempat di empat penjuru dunia.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Jest nas cztery w czterech krańcach świata.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.네 명의 자매들은 각기 세계에 퍼져 있습니다.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Las cuatro estamos en cuatro esquinas del planeta.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.My čtyři jsme ve čtyřech koutech země.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.My štyri sme v štyroch kútoch zeme.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Portanto, somos quatro nos quatro cantos do mundo!
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Quindi noi quattro siamo ai quattro angoli del mondo.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.So sind wir vier in vier Ecken der Welt.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Vậy là bốn chị em tôi ở bốn phương trời khác nhau.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Wij vieren zitten dus in vier hoeken van de wereld.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Οπότε είμαστε εμείς οι τέσσερις στα τέσσερα σημεία του ορίζοντα.
İşte, biz dört kişiyiz ve dünyanın dört köşesine dağılmış durumdayız.Відтак ми четверо опинилися в різних куточках світу.