kişiye ile cümle
kişiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İşlediği günahı itiraf etmeli. Karşılığını, beşte birini üzerine ekleyerek suç işlediği kişiye ödeyecek.他 要 承 認 所 犯 的 罪 、 將 所 虧 負 人 的 、 如 數 賠 還 . 另 外 加 上 五 分 之 一 、 也 歸 與 所 虧 負 的 人
İşlediği günahı itiraf etmeli. Karşılığını, beşte birini üzerine ekleyerek suç işlediği kişiye ödeyecek.他 要 承認 所 犯 的 罪 、 將所虧負 人 的 、 如數賠還 . 另外 加上 五分之一 、 也歸與 所 虧負 的 人
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir. Bu kişiye özeldir. Değil mi?이반은 제가 알아서해야합니다. 이것은 개인적인 것입니다. 그렇죠?
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir. Bu kişiye özeldir. Değil mi?איוואן הוא, אני צריך לטפל בזה. זה אישי. נכון?
Ivan olan, ben bunu dikkat çekmek gerekir. Bu kişiye özeldir. Değil mi?すべての右の男。 電話で行く、あなたが必要としている人を呼び出す。
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.A jó örökséget hágy unokáinak; a bûnösnek marhái pedig eltétetnek az igaz számára.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Den gode efterlader Børnebrn Arv, til retfærdige gemmes Synderens Gods.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Den gode efterlater arv til barnebarn, men synderens gods er gjemt til den rettferdige.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Den gode lämnar arv åt barnbarn, men syndarens gods förvaras åt den rättfärdige.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Der Gute wird vererben auf Kindeskind; aber des Sünders Gut wird für den Gerechten gespart.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Dobri zapušča dediščino sinov sinovom, grešnikovo premoženje pa je shranjeno za pravičnega.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Dobrý zanecháva dedičstvo až synom synov, a majetok toho, kto hreší, je zachovaný spravedlivému.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Dobrý zanechává dědictví vnukům, ale zboží hříšného zachováno bývá spravedlivému.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.El bueno dejará herencia a los hijos de sus hijos, pero lo que posee el pecador está guardado para los justos
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Hyvä jättää perinnön lastensa lapsillekin, mutta syntisen tavara talletetaan vanhurskaalle.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.선인은 그 산업을 자자 손손에게 끼쳐도 죄인의 재물은 의인을 위하여 쌓이느니라
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.L'uomo dabbene lascia eredi i nipoti, la proprietà del peccatore è riservata al giusto
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Người lành lưu truyền gia sản cho con cháu mình; Song của cải kẻ có tội dành cho người công bình.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Người lành lưu_truyền gia_sản cho con_cháu mình ; Song của_cải kẻ có tội dành cho người công_bình .
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Ο αγαθος αφινει κληρονομιαν εις υιους υιων ο πλουτος δε του αμαρτωλου θησαυριζεται δια τον δικαιον.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Добрият оставя наследство на внуците си, А богатството на грешния се запазва за праведния,
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.Добрый оставляет наследство и внукам, а богатство грешника сберегается для праведного.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.טוב ינחיל בני בנים וצפון לצדיק חיל חוטא׃
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.الصالح يورث بني البنين وثروة الخاطئ تذخر للصدّيق.
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.善 人 給 子 孫 遺 留 產 業 . 罪 人 為 義 人 積 存 貲 財
İyi kişi torunlarına miras bırakır, Günahkârın servetiyse doğru kişiye kalır.善人 給子 孫遺 留 產業 . 罪人 為義 人 積存貲財
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(Gelach). En nu de derde keer voor 'm.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez. (Kahkaha)(笑)
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(웃음) 그리고 세번째 같은 사람입니다.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(Lachen) Und jetzt das dritte Mal für denselben Musiker.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(Nevetés) És ugyanaz a zenész harmadszor.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.Och en tredje gång för samma spelare.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(Râsete) Iar acum pentru a treia oară pentru același muzician.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(Rires) Et maintenant troisième rappel du même interprète.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(Risas) Y una tercera vez para el mismo músico.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(Risate) Infine la terza volta, sempre lui.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(smích) A teď ještě potřetí, opět on.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(Śmiech) I teraz, trzeci raz dla tego samego muzyka.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(Tertawa) Dan sekarang untuk ketiga kalinya untuk pemain yang sama.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(Γέλια) Και τώρα η τρίτη φορά για τον ίδιο μουσικό.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(Смех.) И в третий раз для него же.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(Смях) А сега трети път за същия музикант.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(צחוק) וכעת הפעם השלישית של אותו נגן.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.والآن ثالث مرة لنفس العازف
Kalbî sezgiye erişim kişiden kişiye farklılık gösterebilir, ama hepimizde mevcuttur.Достъпът до интуицията на сърцето варира при различните хора, но всички го имаме.
Katarlıyım ve Evleneceğim Kişiye Karar Verebilmek İstiyorumJestem Katarczykiem i chcę móc sam decydować kogo poślubiam
Katarlıyım ve Evleneceğim Kişiye Karar Verebilmek İstiyorumJe suis Qatari, et je veux pouvoir décider moi-même qui j'épouse
Katarlıyım ve Evleneceğim Kişiye Karar Verebilmek İstiyorumSoy catarí y quiero decidir con quién casarme
Katarlıyım ve Evleneceğim Kişiye Karar Verebilmek İstiyorumΕίμαι από το Κατάρ και θέλω να είμαι σε θέση να αποφασίσω μόνος μου ποια θα παντρευτώ
Kela, desteği doğrudan bakıcıya ya da bakımı sağlayan kişiye ödemektedir.Kela abonará la ayuda directamente al cuidador o al encargado de la guardería.
Kela, desteği doğrudan bakıcıya ya da bakımı sağlayan kişiye ödemektedir.Kela betalar stödet direkt till skötaren eller dagvårdsproducenten.
Kela, desteği doğrudan bakıcıya ya da bakımı sağlayan kişiye ödemektedir.Kela maksaa tuen suoraan hoitajalle tai päivähoidon tuottajalle.
Kela, desteği doğrudan bakıcıya ya da bakımı sağlayan kişiye ödemektedir.Kela verse l'allocation directement à l'assistante maternelle ou au prestataire des services de garde.
Kela, desteği doğrudan bakıcıya ya da bakımı sağlayan kişiye ödemektedir.Kela направляет пособие непосредственно воспитателю или поставщику услуг дневного ухода.
Kela, desteği doğrudan bakıcıya ya da bakımı sağlayan kişiye ödemektedir.تدفع كيلا الدعم مباشرة للمربية أو للشركة المالكة لحضانة الأطفال.
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Húha, milyen tabut szegtem meg vajon, kérdeztem magamban. Mivel sértettem meg a vendéglátómat?
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Ich dachte: "Oh, mein Gott! Was für ein Tabu habe ich jetzt gebrochen?
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Ik dacht: "Mijn hemel, welk taboe heb ik overtreden? Hoe heb ik mijn gastheer beledigd?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Jag tänkte: "Herregud, vilket tabu har jag brutit? Hur har jag förolämpat min värd?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Je me suis dit : " Bonté divine, quel tabou ais-je bafoué ? De quelle manière ais-je pu insulter mon hôte ? "
İlgili Sayfalar