kişiye ile cümle
kişiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İlk kişiye enjekte etmiş, ve sonra iğneyi gömleğine silip sıradaki kişiye enjekte etmiş.Колет одному, вытирает шприц о рубашку и колет следующему. И Фрэнки говорит мне:
İlk kişiye enjekte etmiş, ve sonra iğneyi gömleğine silip sıradaki kişiye enjekte etmiş.והבחור שזה יום ההולדת שלו מילא את המזרק והתחיל להזריק לאנשים.
İlk kişiye enjekte etmiş, ve sonra iğneyi gömleğine silip sıradaki kişiye enjekte etmiş.وكان يحقن الشخص ومن ثم يخرج الابرة وينظفها بقميصه ومن ثم يحقن الشخص الذي يليه
İlk kişiye enjekte etmiş, ve sonra iğneyi gömleğine silip sıradaki kişiye enjekte etmiş.シャツで針を拭いて 次の人に注射します フランキーは「僕は22番目にいて
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.És adok nékik gyerkõczöket fejedelmekül, és gyermekek uralkodnak rajtok.
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak."백성이 서로 학대하며 각기 이웃을 잔해하며 아이가 노인에게, 비천한 자가 존귀한 자에게 교만할 것이며"
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.Orang-orang akan saling menindas. Orang muda meremehkan orang tua, dan orang kecil meremehkan orang besar
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.ונגש העם איש באיש ואיש ברעהו ירהבו הנער בזקן והנקלה בנכבד׃
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.ويظلم الشعب بعضهم بعضا والرجل صاحبه. يتمرد الصبي على الشيخ والدنيء على الشريف.
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.百 姓 要 彼 此 欺 壓 、 各 人 受 鄰 舍 的 欺 壓 . 少 年 人 必 侮 慢 老 年 人 、 卑 賤 人 必 侮 慢 尊 貴 人
İnsan insana, komşu komşuya haksızlık edecek. Genç yaşlıya, Sıradan adam onurlu kişiye Hayasızca davranacak.百姓 要 彼此 欺壓 、 各人 受 鄰舍 的 欺壓 . 少年人 必 侮慢 老年人 、 卑賤人 必 侮慢 尊貴人
In-Voice paketleri, kişiye özel iletişim çeşitleri söz konusu olduğunda en iyisini sunarles forfaits In-Voice sont la fine fleur parmi les diverses offres de communications personnalisées.
In-Voice paketleri, kişiye özel iletişim çeşitleri söz konusu olduğunda en iyisini sunarlos paquetes In-Voice contienen lo más destacado en lo referente a infinidad de comunicaciones personalizadas
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Ðức Chúa Jêsus đáp rằng: Các ngươi tin Ðấng mà Ðức Chúa Trời đã sai đến, ấy đó là công việc Ngài.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Ðức_Chúa_Jêsus đáp rằng : Các ngươi tin Ðấng mà Ðức_Chúa_Trời đã sai đến , ấy đó là công_việc Ngài .
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Felele Jézus és monda nékik: Az az Isten dolga, hogy higyjetek abban, a kit õ küldött.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Gesù rispose: «Questa è l'opera di Dio: credere in colui che egli ha mandato»
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Jeesus vastasi ja sanoi heille: "Se on Jumalan teko, että te uskotte häneen, jonka Jumala on lähettänyt".
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Jesus antwortete und sprach zu ihnen: Das ist Gottes Werk, daß ihr an den glaubt, den er gesandt hat.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Jésus leur répondit: L`oeuvre de Dieu, c`est que vous croyiez en celui qu`il a envoyé.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Jesus lhes respondeu: A obra de Deus é esta: Que creiais naquele que ele enviou.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Jesus svarade och sade till dem: »Detta är Guds gärning, att I tron på den han har sänt.»
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Jesus svarede og sagde til dem: "Dette er Guds Gerning, at I tro på den, som han udsendte."
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Jesus svarte og sa til dem: Dette er Guds gjerning at I skal tro på den han har utsendt.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Ježiš odpovedal a riekol im: To je ten skutok Boží, aby ste verili v toho, ktorého on poslal.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Jezus antwoordde: "U moet in Mij geloven. Dat is de wil van God, want Ik ben door Hem gestuurd."
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Jezus jim odgovori in reče: To je delo Božje, da verujete v tega, ki ga je on poslal.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.예수께서 대답하여 가라사대 하나님의 보내신 자를 믿는 것이 하나님의 일이니라 하시니
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Odpověděl Ježíš a řekl jim: Totoť jest to dílo Boží, abyste věřili v toho, kteréhož on poslal.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Odpowiedział Jezus i rzekł im: Toć jest sprawa Boża, abyście wierzyli w tego, którego on posłał.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Respondió Jesús y les dijo: --Ésta es la obra de Dios: que creáis en aquel que él ha enviado
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Yesus menjawab, "Inilah yang diinginkan Allah dari kalian: percayalah kepada Dia yang diutus Allah.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.А и Юда, който Го предаваше, знаеше това място; защото Исус често се събираше там с учениците Си.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Відказав Ісус і рече їм: Се єсть дїло Боже, щоб вірувати в Того, кого післав Він.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.Иисус сказал им в ответ: вот дело Божие, чтобы вы веровали в Того, Кого Он послал.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.ויען ישוע ויאמר אליהם זאת פעלת אלהים כי תאמינו בזה אשר הוא שלחו׃
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.اجاب يسوع وقال لهم هذا هو عمل الله ان تؤمنوا بالذي هو ارسله.
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.耶 穌 回 答 說 、 信 神 所 差 來 的 、 這 就 是 作 神 的 工
İsa, ‹‹Tanrının işi Onun gönderdiği kişiye iman etmenizdir›› diye yanıt verdi.耶穌 回答 說 、 信神 所 差來 的 、 這就是 作神 的 工
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.Dan nama itu diambil dari orang yang menyadari mengapa radius itu penting.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.Den är döpt efter mannen som upptäckte varför detta var en så viktig radie.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.Der ist benannt nach dem Mann, der erkannte warum es solch ein bedeutender Radius ist.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.En die is vernoemd naar de man die inzag waarom dat zo'n belangrijke radius was.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.Foi baptizada com o nome do homem que reconheceu a importância desse raio.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.Iar ea a fost numită după tipul care a recunoscut de ce a fost o rază așa de importantă.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.Il a été nommé comme la personne qui a reconnu que c'était un rayon si important.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.Il nome deriva dal tizio che ha scoperto perché questo raggio era così importante.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.Je pojmenován po člověku, který zjistil, proč je tento poloměr tak důležitý.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.그 이름은 반경이 왜 그렇게 중요한가를 알아낸 사람의 이름을 따서 지어졌습니다.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.Lleva el nombre de la persona que reconoció por qué era un radio tan importante.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.Tại sao bán kính này lại quan trọng?
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.Και ονομάστηκε έτσι από τον άνθρωπο που διέκρινε πρώτος το γιατί ήταν μία σημαντική ακτίνα.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.Назван в честь человека, который осознал, почему этот радиус так важен.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.Той е наречен на името на един човек, който разбрал защо това е толкова важен радиус.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.והוא נקרא על שם הבחור שזיהה מדוע זהו רדיוס כל-כך חשוב.
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.و سمي بذلك باسم الشخص الذي لاحظ لماذا كان هذا الشعاع مهم
İsimlendirme, bu yarıçapın önemini fark eden kişiye ithafen yapılmış.人の名前にちなみます これは仮想的な半径で、実在のものではありません ブラックホールには大きさがありませんから
İşlediği günahı itiraf etmeli. Karşılığını, beşte birini üzerine ekleyerek suç işlediği kişiye ödeyecek.그 지은 죄를 자복하고 그 죄 값을 온전히 갚되 오분지 일을 더하여 그가 죄를 얻었던 그 본주에게 돌려 줄 것이요
İşlediği günahı itiraf etmeli. Karşılığını, beşte birini üzerine ekleyerek suç işlediği kişiye ödeyecek.והתודו את חטאתם אשר עשו והשיב את אשמו בראשו וחמישתו יסף עליו ונתן לאשר אשם לו׃
İşlediği günahı itiraf etmeli. Karşılığını, beşte birini üzerine ekleyerek suç işlediği kişiye ödeyecek.فلتقرّ بخطيتها التي عملت وتردّ ما اذنبت به بعينه وتزد عليه خمسه وتدفعه للذي اذنبت اليه.
İlgili Sayfalar