kişiye ile cümle

kişiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu yardım bir kişiye veya bir haneye (ruokakunta) ödenebilir.Пособие выплачивается одному человеку или одному домохозяйству (ruokakunta).
Bu yardım bir kişiye veya bir haneye (ruokakunta) ödenebilir.يتوافر هذا التعويض سواء لشخص مفرد أو لأسرة (ruokakunta).
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Cred că l-au lovit pe celălalt mai puțin tare decât în realitate - ca la gâdilat.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Czyli wydaje im się, że uderzają słabiej niż w rzeczywistości, tak jak przy łaskotaniu.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.따라서 그들은 그들이 상대방에 비해 더 약하게 때렸다고 생각하게 됩니다. 간지럼 때처럼요.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Por isso, acreditam que bateram com menos força do que fizeram — tal como as cócegas.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Quindi in realtà pensano di avere colpito la persona meno forte di loro - un po' come nel solletico.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Takže si myslia, že druhého buchli slabšie podobne ako to bolo so šteklením.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Ze denken dat ze de persoon minder hard raken dan in werkelijkheid - een beetje zoals het kietelen.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Έτσι πιστεύουν ότι χτύπησαν τον άλλον λιγότερο δυνατά -- κάπως σαν το γαργαλητό.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Они думают, что бьют слабее, чем на самом деле — как со щекоткой.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Так що вони насправді думають, що вони ударили людину менш жорстко, ніж отримали - як лоскіт.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.לכן הוא למעשה חושב שהוא היכה פחות חזק מאשר בפועל -- בערך כמו הדיגדוג.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.لذلك فانهم يعتقدون فعلا انهم قاموا بضرب الشخص أقل حدّة مما كانت يجب عليهم -- وليس مثل الدغدغة.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.くすぐりのときのように 一方たたかれるほうは
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,Altså, hvis du spørger de fleste mennesker, hvad de brænder mest for, så vil de sige ting som:
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,Cei mai multi oameni, daca ii intrebi, ce ii pasioneaza cel mai mult, vor raspunde cu lucruri de genul
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor, "Çocuklarım" veya "Aşığım"Większość osób zapytanych o to, co darzą największym uczuciem, odpowiada, że swoje dzieci, czy ukochaną osobę.
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor, "Çocuklarım" veya "Aşığım"Тож, якщо запитати більшість людей про те, що для них найважливіше в житті, то відповіді були б:
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,Když bych se zeptal lidí, co je jejich vášní, většina by asi odpověděla
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,가장 열정을 쏟는 대상이 무언인가라는 질문에
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,Monet ihmiset, jos kysyt heiltä mikä on heidän intohimonsa, he sanovat esimerkiksi:
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,OK, de meeste mensen, als je vraagt waardoor ze gepassioneerd zijn, dan zeggen ze zaken als
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,Si vous le leur demandez, la plupart des gens dira que ce qui les passionne le plus est
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,Vậy thì, hầu hết mọi người, nếu bà hỏi họ điều họ yêu mến nhất là gì, họ sẽ nói những thứ như là,
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,Wenn man Leute fragt, wofür sie am meisten Leidenschaft haben, antworten die meisten:
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,Λοιπόν, οι περισσότεροι άνθρωποι, αν τους ρωτήσεις ποιο πράγμα τους παθιάζει περισσότερο, θα έλεγαν κάτι όπως
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,Знаете, большинство людей, если их спросить, что для них самое главное в жизни, ответят, например:
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,Повечето хора, ако ги попиташ коя е най-голямата им страст, биха казали неща като
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,מה שלדבריהם הכי חשוב להם, הם דברים כמו
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,ما هو أهم شيئ في حياتهم , فإنهم سيقولون أشياء مثل ,
Çoğu kişiye tutkuları sorulduğunda verdikleri cevaplar şöyle oluyor,「子供」や「恋人」と答えます
Crowley: Şimdi sonra yaklaştığımız için, hala bir çok kişiye söz vermek istiyorum.Si quiere que responda la pregunta
C senaryosuna kadar devam edebiliriz. Bu kişiden kişiye değişir, öznel.Сега можем да отидем в сценарий С - и е субективно.
Çünkü çok havalıyım. Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.Γιατί είμαι κουλ!
Çünkü çok havalıyım. Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.لانني رائعة
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.누구든지 도를 듣고 행하지 아니하면 그는 거울로 자기의 생긴 얼굴을 보는 사람과 같으니
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.Vì , nếu có kẻ nghe lời mà không làm theo thì khác_nào người kia soi mặt mình trong gương ,
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.Vì, nếu có kẻ nghe lời mà không làm theo thì khác nào người kia soi mặt mình trong gương,
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.כי האיש אשר רק שמע את הדבר ולא עשהו נמשל לאיש מביט את תאר הויתו במראה׃
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.لانه ان كان احد سامعا للكلمة وليس عاملا فذاك يشبه رجلا ناظرا وجه خلقته في مرآة.
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.因 為 聽 道 而 不 行 道 的 、 就 像 人 對 著 鏡 子 看 自 己 本 來 的 面 目
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.因 為聽 道 而 不 行道 的 、 就 像 人 對 著 鏡子 看 自己 本 來 的 面目
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Daavid sanoi hänelle: "Kuinka et peljännyt ojentaa kättäsi tuhotaksesi Herran voidellun?"
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Da sa David til ham: Hvorledes kunde du driste dig til å utrekke din hånd og ta livet av Herrens salvede?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Da sagde David: "Frygtede du dog ikke for at lægge Hånd på HERRENs Salvede og dræbe ham!"
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Daud berkata, "Berani sekali engkau membunuh raja pilihan TUHAN!
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Davi ainda lhe perguntou: Como não temeste estender a mão para matares o ungido do Senhor?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.David i -a zis: ,,Cum nu ţi -a fost frică să pui mîna... pe unsul Domnului şi să -l omori?``
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.David lui dit: Comment n`as-tu pas craint de porter la main sur l`oint de l`Éternel et de lui donner la mort?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.David sade till honom: »Kände du då ingen fruktan för att uträcka din hand till att förgöra HERRENS smorde?»
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Ða - vít nói rằng : Cớ_sao ngươi không sợ giơ tay lên giết kẻ chịu xức dầu của Ðức_Giê - hô-va ?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Ða-vít nói rằng: Cớ sao ngươi không sợ giơ tay lên giết kẻ chịu xức dầu của Ðức Giê-hô-va?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.In David mu reče: Kako, da se nisi bal položiti roke svoje na maziljenca GOSPODOVEGA, da ga pogubiš?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Ismét monda néki Dávid: Hogy nem féltél felemelni kezedet az Úr felkentjének elvesztésére?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.다윗이 저에게 이르되 네가 어찌하여 손을 들어 여호와의 기름부음 받은 자 죽이기를 두려워하지 아니하였느냐 하고
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Le dijo David: --¿Cómo no tuviste temor de extender tu mano para destruir al ungido de Jehovah
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Na to mu riekol Dávid: Ako je to, že si sa nebál vystrieť svoju ruku, aby si zahubil pomazaného Hospodinovho?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Opět mu řekl David: Kterak jsi směl vztáhnouti ruku svou, abys zahubil pomazaného Hospodinova?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu."Waarom hebt u niet geweigerd de koning te doden? Hij was immers een gezalfde van de HERE!" wilde David weten.
İlgili Sayfalar