kişiye ile cümle
kişiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ímé, felfuvalkodott, nem igaz õ benne az õ lelke; az igaz pedig az õ hite által él.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Katso, sen kansan sielu on kopea eikä ole suora; mutta vanhurskas on elävä uskostansa.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.보라 그의 마음은 교만하며 그의 속에서 정직하지 못하니라 그러나 의인은 믿음으로 말미암아 살리라
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Nầy, lòng người kiêu ngạo, không có sự ngay thẳng trong nó; song người công bình thì sống bởi đức tin mình.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Oto kto sobie hardzie poczyna, tego dusza nie jest szczera w nim; ale sprawiedliwy z wiary swej żyć będzie.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Se, opblæst, uredelig er Sjælen i ham, men den retfærdige skal leve ved sin Tro.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Se, opblåst og uærlig er hans sjel i ham*; men den rettferdige skal leve ved sin tro. / {* kaldeeren.}
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Se, uppblåst och orättrådig är dennes själ i honom; men den rättfärdige skall leva genom sin tro.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Voici, son âme s`est enflée, elle n`est pas droite en lui; Mais le juste vivra par sa foi.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ιδου, η ψυχη αυτου επηρθη, δεν ειναι ευθεια εν αυτω ο δε δικαιος θελει ζησει δια της πιστεως αυτου.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Вот, душа надменная не успокоится, а праведный своею верою жив будет.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ето, душата му се надигна, не е отдън права; А праведният ще живее чрез вярата си.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.הנה עפלה לא ישרה נפשו בו וצדיק באמונתו יחיה׃
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.هوذا منتفخة غير مستقيمة نفسه فيه. والبار بايمانه يحيا.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.迦 勒 底 人 自 高 自 大 、 心 不 正 直 . 惟 義 人 因 信 得 生
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.迦勒 底 人 自高自大 、 心不正直 . 惟義人 因 信得生
Bana ve pek çok başka kişiye parasal destek sağlıyor.더 많은 이런 종의 구조를 찾기 위해서
Bana ve pek çok başka kişiye parasal destek sağlıyor.כדי שנוכל לשרטט מפות כאלה.
Bana ve pek çok başka kişiye parasal destek sağlıyor.لنتكمن من إنتاج هذه النوعية من الخرائط
Bana ve pek çok başka kişiye parasal destek sağlıyor.そしてガラパゴスペンギンだけでなく
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Có đủ kiểu lý do bạn yêu một người mà không phải là người khác.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Det finns alla möjliga anledningar att du blir kär i en person istället för en annan.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Egy csomóféle oka van annak, hogy valakibe szerelmesek lesznek, másokba meg nem.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Er zijn allerlei redenen waarom je eerder verliefd wordt op de ene dan op de ander.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Există tot felul de motive pentru care ne îndrăgostim de o persoană şi nu de alta.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Existuje veľa druhov dôvodov, prečo sa zaľúbite do niekoho skôr ako do niekoho iného.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Há uma série razões para nos apaixonarmos por uma pessoa e não por outra.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Hay todo tipo de razones por las que nos enamoramos de cierta persona en lugar de otra.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Il y a tout un tas de raisons qui font que vous tombez amoureux d'une personne plutôt que d'une autre.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Je spousta důvodů, proč se zamilujete do jednoho člověka a ne do druhého.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.왜 다른 이가 아닌 그 한 사람과 사랑에 빠지는 여러가지 이유가 있습니다.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Und dafür, dass man das tut, gibt es eine Menge Gründe.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Veliko je razlogov, zakaj se v eno osebo zaljubite raje kot v drugo.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Z wielu przyczyn zakochujemy się w danej osobie.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Υπάρχουν πολλοί λόγοι που ερωτευόμαστε ένα πρόσωπο και όχι ένα άλλο.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Есть масса причин, почему мы влюбляемся в одного, а не в другого.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Има най-различни причини да се влюбваме в точно определен човек, вместо в друг.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.Існує безліч причин, чому ми закохуємся в одну людину, а не в іншу.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.יש כל מיני סיבות למה מתאהבים דווקא במישהו אחד ולא באחר.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.هناك كل أنواع الأسباب التي تقع بها في حب شخص ما بدلاً عن آخر.
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.タイミングは重要です 接近性も重要でしょう
Başkasına değil de o kişiye aşık olmanızı sağlayan bir çok şey var.有各種原因令你愛上一個人,而唔係其他人
Ben de bir adım geri atıp, kendi "Ben" imi görebiliyorum, burada konuşan kişiye bakıyorum.Ustedes pueden verse observando.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım."Acabei de dizer a 500 pessoas "que me tornei numa investigadora para evitar vulnerabilidade.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım.Am zis, "Tocmai am spus în faţa a 500 de oameni că am devenit cercetător pentru a evita vulnerabilitatea.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım.Én: "Épp elmondtam 500 embernek hogy azért lettem kutató hogy elkerüljem a sebezhetőséget.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım.Et j'ai dit, "Je viens de dire à 500 personnes que je suis devenu chercheuse pour éviter la vulnérabilité.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım.Ik zei: "Ik heb zopas 500 mensen verteld dat ik onderzoeker ben geworden om kwetsbaarheid te vermijden.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım."Jag har just berättat för 500 personer att jag blev forskare för att undgå sårbarhet.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım."Jeg har lige fortalt 500 mennesker, at jeg blev researcher for at undgå sårbarhed.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım."Kerroin juuri viidellesadalle ihmiselle että minusta tuli tutkija välttääkseni haavoittuvaisuutta.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım.대답하였습니다. "얼마 전 약 오백 명에게 내가 취약함을 피하고자
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım.Povedala som, "Práve som povedala 500 ľuďom, že som začala s výskumom, aby som sa vyhla zraniteľnosti.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım."Pravkar sem povedala petsto ljudem, da sem postala raziskovalka, da bi se izognila ranljivosti.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım.Řekla jsem: " Právě jsem pověděla pěti stům lidí, že jsem se stala výzkumnicí, abych se vyhnula zranitelnosti.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım.Risposi: "Ho appena detto a 500 persone che ho iniziato a fare ricerca per evitare la vulnerabilità.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım.Y contesté: "Acabo de decir a 500 personas que me hice investigadora para sortear la vulnerabilidad.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım.И аз отвърнах: "Току що казах на 500 души, че съм станала изследовател, за да избегна уязвимостта.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım."Я тільки що сказала 500 людям, що я стала дослідником, щоб уникнути вразливості.
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım."Я только что рассказала 500 людям, что я стала исследователем для того, чтобы избежать уязвимости.
İlgili Sayfalar