kişiye ile cümle

kişiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Echaron suertes sobre ellos, y la suerte cayó sobre Matías, quien fue contado con los once apóstoles
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Gettarono quindi le sorti su di loro e la sorte cadde su Mattia, che fu associato agli undici apostoli
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.I dali jim losy. Spadl pak los na Matěje, i připojen jest z společného snešení k jedenácti apoštolům.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Ils tirèrent au sort, et le sort tomba sur Matthias, qui fut associé aux onze apôtres.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.In vržejo kocke zanju, in kocka pade na Matija; in prištet je bil enajsterim apostolom.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.I rzucili losy ich. I padł los na Macieja; a przyłączony jest spólnem zdaniem do jedenastu Apostołów.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.제비 뽑아 맛디아를 얻으니 저가 열 한 사도의 수에 가입하니라
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Och de drogo lott om dem, och lotten föll på Mattias. Och så blev denne, jämte de elva, räknad såsom apostel.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Og de kastede Lod imellem dem, og Loddet faldt på Matthias. og han blev regnet sammen med de elleve Apostle.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Så kastet de lodd mellem dem, og loddet falt på Mattias, og han blev regnet sammen med de elleve apostler.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Sorsot vetének azért reájok, és esék a sors Mátyásra, és a tizenegy apostol közé számláltaték.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.Und sie warfen das Los über sie, und das Los fiel auf Matthias; und er ward zugeordnet zu den elf Aposteln.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.И бросили о них жребий, и выпал жребий Матфию, и он сопричислен к одиннадцати Апостолам.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.И когато настана денят на Петдесятницата, те всички бяха на едно място.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.І кинули жереб про них; і впав жереб на Маттія; і прилучено його до дванайцяти апостолів.
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.ויפילו גורלות ויפל הגורל על מתיה ויספח אל עשתי עשר השליחים׃
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.‎ثم ألقوا قرعتهم فوقعت القرعة على متياس فحسب مع الاحد عشر رسولا
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.於 是 眾 人 為 他 們 搖 籤 、 搖 出 馬 提 亞 來 . 他 就 和 十 一 個 使 徒 同 列
Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle Mattiya on bir elçiye katıldı.於是 眾人為 他 們搖籤 、 搖出馬 提 亞來 . 他 就 和 十一 個 使徒 同 列
Ardından toplantıyı yöneten kişiye dedik ki... ..."Atmosfer çok daha karmaşık.".A do osoby która promowała to rozwiązanie powiedział: "Atmosfera jest dużo bardziej skomplikowana"
Ardından toplantıyı yöneten kişiye dedik ki... ..."Atmosfer çok daha karmaşık.".Dan orang yang mengatakan hal itu berkata "Atmosfer jauh lebih rumit dari itu."
Ardından toplantıyı yöneten kişiye dedik ki... ..."Atmosfer çok daha karmaşık.".E a chi la stava promuovendo dicemmo: "L'atmosfera è molto più complicata",
Ardından toplantıyı yöneten kişiye dedik ki... ..."Atmosfer çok daha karmaşık.".És annak, aki az ötletet javasolta, azt mondtuk, "A légkör ennél sokkal bonyolultabb."
Ardından toplantıyı yöneten kişiye dedik ki... ..."Atmosfer çok daha karmaşık.".그리고 지구공학을 주장하고 있던 사람에게는 이렇게 말했다, "대기는 생각보다 더욱 복잡하다."
Ardından toplantıyı yöneten kişiye dedik ki... ..."Atmosfer çok daha karmaşık.".Und an die vortragende Person gewandt sagte, "Die Atmosphäre ist viel komplizierter."
Ardından toplantıyı yöneten kişiye dedik ki... ..."Atmosfer çok daha karmaşık.".Và những người ủng hộ nó đã nói phát biểu rằng: "Bầu khí quyển phức tạp hơn nhiều."
Ardından toplantıyı yöneten kişiye dedik ki... ..."Atmosfer çok daha karmaşık.".А на човека, който го представяше, казахме: "Атмосферата е много по-сложна".
Ardından toplantıyı yöneten kişiye dedik ki... ..."Atmosfer çok daha karmaşık.".А человеку, который продвигал данную идею, сказали: "Атмосфера устроена намного сложнее".
Ardından toplantıyı yöneten kişiye dedik ki... ..."Atmosfer çok daha karmaşık.".ולאדם שניסה לקדם אותה אמרנו: "האטמוספירה היא הרבה יותר מסובכת".
Ardından toplantıyı yöneten kişiye dedik ki... ..."Atmosfer çok daha karmaşık.".و الشخص الذي كان يروج لها قال الغلاف الجوي معقد أكثر من هذا بكثير
Ardından toplantıyı yöneten kişiye dedik ki... ..."Atmosfer çok daha karmaşık.".「大気はもっと複雑だ」と言い なぜ CO2がうまく相殺できないのか 多くの理由を挙げました
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Bahkan, banyak orang membandingkannya dengan medan perang.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.De facto, muitas pessoas compararam-na a uma zona de guerra.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.De fapt, mulţi oameni au comparat-o cu o zonă de război.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.De hecho, mucha gente la asoció a una zona de guerra.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Dejansko ga je veliko ljudi takrat primerjalo z vojnim območjem.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.En fait, beaucoup de gens on comparé ça à une zone de guerre.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Igen sokan hasonlították háborús övezethez.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Infatti molti la paragonarono a una zona di guerra.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.많은 사람들은 전쟁터 같다는 말을 했죠
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Mnohí ľudia ju prirovnávali k vojnovej zóne.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Popravdě řečeno, mnozí to přirovnávali k válečné zóně.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Sự thật, nhiều người đã so sánh nó với một khu vực chiến tranh.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Vele mensen vergeleken het met een oorlogsgebied.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Viele Leute verglichen das Ganze mit einer Kriegszone.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Wiele osób porównywało to miejsce do strefy wojennej.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Πολλοί άνθρωποι τη σύγκριναν με πολεμική ζώνη.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Багато людей порівнювали її із зоною воєнних дій.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.В самом деле, многие сравнивали ее с военной зоной.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Всъщност, много хора я сравняваха с военна зона.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.למעשה, הרבה אנשים השוו אותה לאזור מלחמה.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.شبهه البعض بمنطقة حرب
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.先週 10歳の女の子が私に尋ねました
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Aj ten, kdož se zpíná, tohoť duše není upřímá v něm, ale spravedlivý z víry své živ bude.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ecco, soccombe colui che non ha l'animo retto, mentre il giusto vivrà per la sua fede
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Eis o soberbo! A sua alma não é reta nele; mas o justo pela sua fé viverá.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Glej, kdor je prevzeten, duša njegova ni poštena v njem. Pravični pa bo živel po svoji veri.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.He aquí, aquel cuya alma no es recta dentro de sí está envanecido, pero el justo por su fe vivirá
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Hľa, nadutá je, nie je priama jeho duša v ňom, ale spravedlivý bude žiť svojou vierou.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Iată, i s'a îngîmfat sufletul, nu este fără prihană în el; dar cel neprihănit va trăi prin credinţa lui.
İlgili Sayfalar