kişiye ile cümle
kişiye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Le peuple, répétant les mêmes choses, lui dit: C`est ainsi que l`on fera à celui qui le tuera.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Người ta lấy lời thường nói ấy mà đáp cùng người rằng: Ai giết được hắn thì phần thưởng sẽ là như vậy.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Người_ta lấy lời thường nói ấy mà đáp cùng người rằng : Ai giết được hắn thì phần_thưởng sẽ là như_vậy .
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Odpověděl jemu lid v táž slova, řka: To bude dáno muži, kterýž by ho zabil.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Og Folkene gentog for ham: "Det og det får den, som dræber ham!"
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Og folket gjentok for ham de samme ord* og sa: Det og det skal den mann få som feller ham. / {* 1SA 17, 25.}
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Poporul, spunînd din nou aceleaşi lucruri, i -a zis: ,,Aşa şi aşa se va face aceluia care -l va omorî.``
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Rakyat memberitahukan kepadanya apa yang telah dijanjikan raja
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Tutti gli rispondevano la stessa cosa: «Così e così si farà all'uomo che lo eliminerà»
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.Väki sanoi hänelle saman, minkä ennenkin: sen ja sen saa se mies, joka surmaa hänet.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.И людете му отговориха според казаните думи, като рекоха: така ща се направи на мъжа, който би го поразил.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.И сказал ему народ те же слова, говоря: вот что сделано будет тому человеку, который убьет его.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.ויאמר לו העם כדבר הזה לאמר כה יעשה לאיש אשר יכנו׃
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.فكلمه الشعب بمثل هذا الكلام قائلين كذا يفعل للرجل الذي يقتله.
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.百 姓 照 先 前 的 話 回 答 他 說 、 有 人 能 殺 這 非 利 士 人 、 必 如 此 如 此 待 他
Adamlar daha önce verilmiş olan söze göre Golyatı öldürecek kişiye neler verileceğini anlattılar.百姓 照 先前 的 話回答 他 說 、 有人 能 殺這 非利士人 、 必 如此 如此 待他
Ahlak zamana ve kişiye göre değişen bir şey.A ética é algo que varia com o tempo e de pessoa para pessoa.
Ahlak zamana ve kişiye göre değişen bir şey.Etiikka vaihtelee eri ihmisillä ja eri aikoina.
Ahlak zamana ve kişiye göre değişen bir şey.Etik är nåt som varierar genom tiden och för varje individ.
Ahlak zamana ve kişiye göre değişen bir şey.Etik er noget, der ændrer sig med tiden og for hvert individ.
Ahlak zamana ve kişiye göre değişen bir şey.Etyka zmienia się zależnie od epoki i indywidualnego spojrzenia.
Ahlak zamana ve kişiye göre değişen bir şey.La ética es algo que cambia con el tiempo y las personas.
Ahlak zamana ve kişiye göre değişen bir şey.L'etica cambia a seconda dei tempi e delle persone.
Ahlak zamana ve kişiye göre değişen bir şey.Η ηθική ποικίλει, ανάλογα την εποχή και τα άτομα.
Ahlak zamana ve kişiye göre değişen bir şey.Этика бывает различной в зависимости от времени и лиц.
Ah, ne mutluki merhameti somutlaştırmayı arayan kişiyeA je to opravdu radost, být člověkem, který se snaží uskutečňovat soucítění.
Ah, ne mutluki merhameti somutlaştırmayı arayan kişiye컴패션을 만지고 느끼는 것처럼 알 수 있도록 하는 사람이 되는 것은 정말 즐거운 일입니다.
Ah, ne mutluki merhameti somutlaştırmayı arayan kişiyeOh, ce bucurie a fost să fiu o persoană ce caută compasiunea tangibilă.
Ah, ne mutluki merhameti somutlaştırmayı arayan kişiyeOh, che gioia sarebbe per una persona alla ricerca di compassione tangibile.
Ah, ne mutluki merhameti somutlaştırmayı arayan kişiyeOh, das für eine Freude es ist, jemand zu sein, der nach greifbarem Mitgefühl sucht.
Ah, ne mutluki merhameti somutlaştırmayı arayan kişiyeOh, quelle joie ça a été d'être une personne cherchant à rendre la compassion plus tangible.
Ah, ne mutluki merhameti somutlaştırmayı arayan kişiyeQué felicidad ha sido para alguien que busca tangibilizar la compasión.
Ah, ne mutluki merhameti somutlaştırmayı arayan kişiyeWat deed het me deugd om iemand te zijn die op zoek was naar manieren om compassie tastbaar te maken.
Ah, ne mutluki merhameti somutlaştırmayı arayan kişiyeКакое счастье быть человеком, который пытается сделать сострадание реальным.
Ah, ne mutluki merhameti somutlaştırmayı arayan kişiyeО, каква радост беше да съм човек, търсещ осезателност на състраданието.
Ah, ne mutluki merhameti somutlaştırmayı arayan kişiyeאו, איזה אושר זה היה להיות אדם המחפש להמחיש חמלה.
Ah, ne mutluki merhameti somutlaştırmayı arayan kişiyeاه يالها من سعادة ان تكون شخصا يبحث عن التعاطف
Ah, ne mutluki merhameti somutlaştırmayı arayan kişiye牧師としての仕事を思い返すと
Ama aynı nesneye, aynı kişiye aynı anda hem zarar vermek hem de iyilik yapmak isteyemezsiniz.Aber Sie können nicht zur gleichen Zeit auf beides zugehen, derselben Person schaden und Gutes tun.
Ama aynı nesneye, aynı kişiye aynı anda hem zarar vermek hem de iyilik yapmak isteyemezsiniz.De nem árthatunk és tehetünk jót egyszerre, ugyanazon tárggyal kapcsolatban, ugyanazon emberrel.
Ama aynı nesneye, aynı kişiye aynı anda hem zarar vermek hem de iyilik yapmak isteyemezsiniz.같은 대상이나 사람에게 해를 가하고 싶기도 하면서 동시에 도움이 되고 싶을 수는 없습니다.
Ama aynı nesneye, aynı kişiye aynı anda hem zarar vermek hem de iyilik yapmak isteyemezsiniz.Maar je kunt niet tegelijkertijd hetzelfde object, dezelfde persoon, kwaad willen doen en goed willen doen.
Ama aynı nesneye, aynı kişiye aynı anda hem zarar vermek hem de iyilik yapmak isteyemezsiniz.Mas não ao mesmo tempo e em relação ao mesmo objeto, nem à mesma pessoa que queremos magoar ou ajudar.
Ama aynı nesneye, aynı kişiye aynı anda hem zarar vermek hem de iyilik yapmak isteyemezsiniz.Men du kan inte, samtidigt, mot samma objekt, samma person, vilja skada och vilja göra gott.
Ama aynı nesneye, aynı kişiye aynı anda hem zarar vermek hem de iyilik yapmak isteyemezsiniz.Muttei voi samanaikaisesti haluta vahingoittaa ja tehdä hyvää samalle kohteelle, samalle henkilölle.
Ama aynı nesneye, aynı kişiye aynı anda hem zarar vermek hem de iyilik yapmak isteyemezsiniz.Не можете едновременно да изпитвате желание да навредите и да сторите добро на един и същ обект.
Ama aynı nesneye, aynı kişiye aynı anda hem zarar vermek hem de iyilik yapmak isteyemezsiniz.אבל אתה לא יכול, בו-זמנית, כלפי אותו דבר, אותו אדם, לרצות להרע ולרצות להיטיב.
Ama aynı nesneye, aynı kişiye aynı anda hem zarar vermek hem de iyilik yapmak isteyemezsiniz.لكن لا يمكنك ,فى نفس الوقت , لذات الشيء، نفس الشخص , أن تريد أن تضر وتفعل شيئاَ جيداً .
Ama aynı nesneye, aynı kişiye aynı anda hem zarar vermek hem de iyilik yapmak isteyemezsiniz.害悪を願いながら善を願うことはできません あなたは 握手しながら 殴ることはできません
Ama eninde sonunda herkes için, kişiye özel bir kanser tedavi yöntemi geliştireceğiz.Ale sądzę, że ostatecznie, zaprojektujemy dla każdego, dostosowany sposób leczenia raka.
Ama eninde sonunda herkes için, kişiye özel bir kanser tedavi yöntemi geliştireceğiz.Creo que alguna vez, diseñaremos para todo el mundo un tratamiento personalizado del cáncer.
Ama eninde sonunda herkes için, kişiye özel bir kanser tedavi yöntemi geliştireceğiz.Dar, într-un final, cred că vom proiecta pentru toată lumea un tratament personalizat pentru cancer.
Ama eninde sonunda herkes için, kişiye özel bir kanser tedavi yöntemi geliştireceğiz.De végül is azt gondolom, hogy mindenki számára elérhető lesz egy személyre szóló rákkezelési program.
Ama eninde sonunda herkes için, kişiye özel bir kanser tedavi yöntemi geliştireceğiz.하지만, 언젠가는 누구나 주문제작 방식의 암치료 계획을 세울 수 있게 되리라고 생각합니다.
Ama eninde sonunda herkes için, kişiye özel bir kanser tedavi yöntemi geliştireceğiz.Maar ik denk dat we uiteindelijk voor iedereen een kankerbehandeling op maat gaan kunnen ontwerpen.
Ama eninde sonunda herkes için, kişiye özel bir kanser tedavi yöntemi geliştireceğiz.Mais je pense qu'au final, nous concevrons pour tout le monde un traitement sur mesure pour le cancer.
Ama eninde sonunda herkes için, kişiye özel bir kanser tedavi yöntemi geliştireceğiz.Und ich glaube, letztlich werden wir für jeden eine abgestimmte Behandlung gegen Krebs erstellen.
Ama eninde sonunda herkes için, kişiye özel bir kanser tedavi yöntemi geliştireceğiz.Νομίζω τελικά, θα σχεδιάσουμε για όλους μία εξειδικευμένη θεραπεία για τον καρκίνο.
Ama eninde sonunda herkes için, kişiye özel bir kanser tedavi yöntemi geliştireceğiz.Но аз мисля, че най-накрая ние ще разработим за всеки един специално лечение за рак.
Ama eninde sonunda herkes için, kişiye özel bir kanser tedavi yöntemi geliştireceğiz.Но я думаю, в конце концов, мы разработаем персональный подход лечения рака.
İlgili Sayfalar