kişilerin ile cümle

kişilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.És pont ennek a gyártásra berendezkedett gazdaságnak az áldozatait leltem ott fel, akikről az előbb beszéltem.
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.Ils étaient exactement comme ces victimes de l'économie industrielle dont je vous parlais tout à l'heure.
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.이들은 바로 제조 경제의 일종의 피해자들이었습니다. 이 문제에 대해서는 앞서 말씀을 드렸습니다.
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.Okazali się dokładnie takimi ofiarami gospodarki produkcyjnej, o jakich mówiłam wcześniej.
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.Şi aceştia erau exact victimele economiei de manufactură de care v-am spus mai devreme.
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.Und die Anwesenden waren genau jene Opfer der Fertigungsindustrie, über die ich bereits zuvor gesprochen habe.
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.Và đây chính xác là các nạn nhân của nền kinh tế sản xuất, mà tôi đã nói với các bạn trước đó.
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.Και αυτοί ήταν ακριβώς το είδος των θυμάτων της βιομηχανικής οικονομίας, για την οποία σας μίλησα πιο πριν.
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.Вони були чудовим прикладом жертв виробничої економіки, про що я розповідала раніше.
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.И они были прекрасным примером жертв производственной экономики, о которых я вам рассказывала ранее.
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.И те бяха точно от вида на жертвите на производствената икономика, за които ви говорих по-рано.
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.שהיו בדיוק מסוג קורבנותיה של כלכלת הייצור שהזכרתי קודם לכן.
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.وهؤلاء كانوا بالفعل نوع من ضحايا الإقتصاد الصناعي ، الذي حدثتكم عنه من قبل .
Bu kişilerin tamamı üretim endüstrisinin kurbanlarıydı, daha önce de bahsettim.犠牲者達でした 彼らは請負業者や
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Mais da metade delas haviam sido imunizadas.
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Más de la mitad de ellos habían sido vacunados.
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Meer dan de helft van deze mensen was ingeënt.
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Mehr als die Hälfte von ihnen war geimpft.
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Più della metà di loro erano stati vaccinati.
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Ponad połowa z nich była szczepiona.
Bu kişilerin yarıdan fazlası aşılanmıştı.Setengah dari mereka telah mendapat imunisasi.
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.Al contempo, si assisterà a un ne o aumento degli anziani (di età superiore ai 65 anni).
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.Paralelamente, haverá um aumento acentuado dos idosos (que atingirão pelo menos os 65 anos de idade).
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.Parallel daaraan zal er een duidelijke toename te zien zij n van het aantal ouderen (van 65 jaar en ouder).
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.Parallèlement on observera une augmentation ne6 e du nombre de personnes âgées (de 65 ans et plus).
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.Parallel hierzu wird die Anzahl älterer Personen (65 Jahre alt und darüber) deutlich ansteigen.
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.På samme måde vil der være en markant stigning i antallet af ældre (i alderen 65 og derover).
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.Równolegle nastąpi wzrost liczby osób starszych (powyżej 64 lat).
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.Samalla vanhusten (65-vuotiaiden ja sitä vanhempien) määrä kasvaa tuntuvasti.
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.Samtidigt kommer antalet äldre människor (från 65 år och uppåt) a öka markant.
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.Simultáneamente, se producirá un marcado aumento en el número de personas de 65 años en adelante.
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.Súčasne s tým vznikne významný nárast počtu starých ľudí (s vekom 65 rokov a viac).
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.V souvislosti s tím dojde k výraznému nárůstu počtu starších osob (ve věku 65 a více let).
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.Vzporedno s tem bo opazno naraslo število starejših ljudi (nad 65 let).
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.ΠαράλΛηλα, θα υπάρξει σημαντική αύξηση των ηλικιωμένων (65 ετών και άνω).
Buna paralel olarak, yaşlı kişilerin (65 ve üstü yaşlar) sayısında da dikkate değer bir artış olacaktır.Същевременно ще има ясно изразено увеличение на броя на възрастните хора (на възраст от 65 или повече години).
Bu noktada, size şimdi göstereceğim kişilerin görüntülerine büyük bir saygı duyduğumu belirtmek isterim.지금 제가 강조하고 싶은 것은 가장 큰 경외감을 지금 보시게 될 분들에게 돌린다는 것입니다.
Bu noktada, size şimdi göstereceğim kişilerin görüntülerine büyük bir saygı duyduğumu belirtmek isterim.Na tym etapie chciałbym podkreślić wielki szacunek jaki należy okazać oglądanym osobom.
Bu noktada, size şimdi göstereceğim kişilerin görüntülerine büyük bir saygı duyduğumu belirtmek isterim.בנקודה זאת אני רוצה להדגיש שעם כל הכבוד לאנשים שאני אראה עכשיו --
Bu noktada, size şimdi göstereceğim kişilerin görüntülerine büyük bir saygı duyduğumu belirtmek isterim.في هذه اللحظة اريد ان اصرح عن فائق الاحترام والتقدير للاشخاص الذين سوف اعرض صورهم الآن
Bu noktada, size şimdi göstereceğim kişilerin görüntülerine büyük bir saygı duyduğumu belirtmek isterim.これからお見せする人々に 対し敬意を持って いくつかのバーチャル解剖をお見せします
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.A je tu okolie, ktoré sa rozhodlo toto vybudovať.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.A je tu okolí, které se to rozhodlo vybudovat.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.Dan lingkungan sekitarnya yang telah memutuskan untuk membangun ini.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.Ed è una comunità intorno a loro che ha deciso di costruirli.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.És a környező közösség döntött a rendszer létrehozataláról.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.Et c'est une communauté locale qui a décidé de construire ça.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.Foi uma comunidade local que decidiu construir isto.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.Het is een gemeenschap er omheen die besloten heeft dit te ontwikkelen.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.그리고 그들을 둘러싼 공동체가 이것을 만들기로 결정한 겁니다.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.Och det är en gemenskap omkring som beslutade att bygga den.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.Şi este o comunitatea întreagă în jurul acestui concept ce a hotărât să construiască această platformă.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.To społeczność zjednoczona wokół tego projektu zdecydowała się to zbudować.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.Und da hat sich eine Gemeinschaft entwickelt, um das alles zu schaffen.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.Y es una comunidad a su alrededor que decidió construir esto.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.Και υπάρχει μια κοινότητα γύρω από αυτό που έχει αποφασίσει να το οικοδομήσει.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.А около нея има общност, която е решила да създаде това.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.И именно сообщество вокруг неё решило построить эту платформу.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.Й існує спільнота довкола цього, що вирішила створити це.
Bunu yapmaya karar veren ise bu kişilerin etrafındaki topluluk.ומסביבם יש קהילה שהחליטה לתמוך בהם.
İlgili Sayfalar