Ebola virüsü taşıdıklarından süphelenilen kişiler için 21 günlük bir karantina vardır.There is a 21-day quarantine for people suspected of having contracted the Ebola virus.
Bu hastalığın görüldüğü kişiler genelde paranoyaktır.People with this disease are usually paranoid.
O, sokaktaki kişilerin konuşma ve yürüyüşünü taklit etmeye başladı.He began to mimic the speech and gait of persons in the street.
Yazı seven ve kışı seven kişiler vardır.There are people who like the summer and people who like the winter.
İşte bugün burada olacak kişilerin bir listesi.Here's a list of the people who'll be here today.
Biz hâlâ burada kararları veren kişiler değiliz.We still aren't the ones who make the decisions here.
Menopoz farklı kişiler için farklı şeyler ifade edebilir.Menopause can mean different things for different people.
Onu onlara veren kişiler biziz.We're the ones who gave them that.
Tom ve Mary gidecek sonuncu kişiler arasındaydı.Tom and Mary were among the last to leave.
Onların öyle kişilerden uzak durmaları gerekir.They should stay away from people like that.
Bazı kişiler, HIV enfeksiyonuna karşı dirençli gibi görünüyorlar.Some persons appear to be resistant to HIV infection.
18 yaşın altındaki kişilere alkollü içki ve sigara satışı yapmıyoruz.We do not sell alcoholic drinks or cigarettes to people under the age of eighteen.
Mary'nin cinayetinden sonra Tom'unki ilgi kişiler listesinde ilk isimdi.Tom's was the first name on the list of persons of interest after Mary's murder.
Polis Mary'nin vücudunun keşfinden sonra ilgi kişilerin bir listesini hazırladı.The police drew up a list of persons of interest after the discovery of Mary's body.
Facebook'ta sohbet ettiğim kişilerin çoğu öğrencidir.Most of the people I chat with on Facebook are students.
Dün evimizde bazı kişiler vardı.There were some people at our house yesterday.
Otizmli kişiler, birisiyle konuşurken çoğu zaman göz teması kurmazlar.People with autism often don't make eye contact when talking to someone.
Şu belirli kişiler çalışacak.Those particular persons will run.
Bu belirli kişiler çalışacak.These particular persons will run.
Bu kitap başlangıç seviyesindeki kişilere yönelik yazılmıştır.This book is geared towards beginners.
Tom ve Mary kurtarılan tek kişiler değildi.Tom and Mary were the only ones who were saved.
Biz Çinliler çok çalışan kişileriz.We Chinese are hard workers.
Adres defterimden tüm kişileri kaybettim.I've lost all the contacts from my address book.
Bazı kişiler hayal kırıklığına uğradı.Some people are disappointed.
Beceriksiz insanlar en çok konuşan kişilerdir.Incompetent people are the ones who talk the most.
Bu site 18 yaşın altındaki kişiler için uygun olmayan içerik içeriyor.This site contains content not suitable for persons under the age of 18.
Benim ülkemde insanlar kendilerinden daha zeki olan kişilere katlanamazlar.In my country, people can't stand others who are more intelligent than they are.
Tom dünyanın en zengin kişilerinden biridir.Tom is one of the wealthiest people in the world.
O, böyle hissetmeye başlayacak ilk kişiler arasındaydı.He was among the first to start feeling like this.
Beraber olduğun kişilerden biri benim bir arkadaşım.One of the people you were with is a friend of mine.
Kesinlikle bilen kişiler Tom ve Mary'dir.The only ones who know for sure are Tom and Mary.
Çevrenizdeki kişilerin hatırına, lütfen ofiste sigara içmekten kaçının.For the sake of those around you, please refrain from smoking in the office.
Birisi LGBT kişileri mağdur ederse, kendi LGBT statüsü eylemlerini haklı göstermez.If someone victimizes LGBT people, their own LGBT status does not justify their actions.
Silahlı kişilerin birkaç talebi vardı.The gunmen had several demands.
Mary Tom'u kişilerine ekledi.Mary added Tom to her contacts.
Diğer kişilerin hakkımda düşündüklerini umursamam.I don't care what other people think of me.
Anadili İngilizce olan kişiler sadece normal insanlardır.Native English speakers are just normal people.
Tom ve Mary onu yapmak için gönüllü olan ilk kişilerdi.Tom and Mary were the first ones to volunteer to do that.
Tom ve Mary onu yapmak için ilk kişilerdi.Tom and Mary were the first ones to do that.
Tom ve ben burada Fransızca bilen tek kişiler değiliz.Tom and I aren't the only ones here who can speak French.
Bunu yapan kişilerin sayısı arttı.The number of people who do that has increased.
Bilmediğim kişilerin evime girmesine izin vermiyorum.I don't let people I don't know into my house.
Tom ve ben Mary'yi bulan kişilerdik.Tom and I were the ones who found Mary.
Tom ve ben bunu yapmayan tek kişilerdik.Tom and I were the only ones who didn't do that.
Bunu yapan ilk kişiler bizdik.We were the first ones to do that.
Tom ve ben sadece meşgul olan kişiler değildik.Tom and I weren't the only ones who were busy.
Tom ve ben dövülen kişileriz.Tom and I are the ones who got beat up.
Tom ve ben özür dilemesi gereken kişileriz.Tom and I are the ones who should be apologizing.
Tom ve ben erken ayrılması gereken kişilerdik.Tom and I were the ones who should've left early.
Tom ve ben bunu yapmak zorunda kalan kişilerdik.Tom and I were the ones who had to do that.
Tom ve ben gerçekten burada olmak istemeyen tek kişileriz.Tom and I are the only ones who don't really want to be here.
Tom ve ben bunu her zaman yapmak zorunda olan kişiler olmayı sevmiyoruz.Tom and I don't like being the ones who always have to do that.
Tom ve ben onu yapması gereken tek kişiler değiliz.Tom and I aren't the only ones who need to do that.
Tom ve ben yakınan kişiler değildik.Tom and I weren't the ones who complained.
Tom ve ben hayatta kalan kişilerdik.Tom and I were the only ones who survived.
Onu yapan kişiler sadece Tom ve bendik.Tom and I were the only ones who did that.
Tom ve ben bu çukuru kazan kişileriz.Tom and I were the ones who dug this hole.
Tom ve ben onunla başa çıkacak kişileriz.Tom and I are the ones who'll handle that.
Tom ve ben onu her zaman yapan kişileriz.Tom and I are the ones who always do that.
Görünüşe göre burada dans etmeyi bilen kişiler Tom ve beniz.It looks like Tom and I are the only ones here who know how to dance.