Ana içeriğe geç
Sözlük

kişi ile cümle

kişi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bazı kişiler kibardı ve diğerleri kabaydı.Some people were kind and others were unkind.
Bir kişinin kazanabileceği en değerli beceri, kendini düşünebilme yeteneğidir.The most valuable skill one can acquire is the ability to think for oneself.
Bir kişiye zengin olduğu için saygı göstermemelisin.You should not respect a man because he is rich.
Bir kişinin karakterini tanı ve saygı duy.Recognize and respect the personality of a person.
Bir kişinin hayatı geçici bir şeydir.The life of a person is a transient thing.
Kişinin yaşam tarzı, büyük ölçüde para ile belirlenir.One's lifestyle is largely determined by money.
Bir kişiyi görünüşüyle yargılamamalısın.You shouldn't judge a person by his looks.
Bir kişi zengin ya da fakir olup olmadığına göre işleri farklı görür.A person views things differently according to whether they are rich or poor.
Bir kişi ya erkektir ya da dişi.A person is either male or female.
Hayatta neyin en önemli olduğu kişiden kişiye değişir.What is most important in life differs from person to person.
Dünya nüfusu bir yılda yaklaşık olarak 90 milyon kişi artıyor.The world population is expanding at the rate of nearly 90 million people a year.
Ben sorumlu kişiyle konuşabilir miyim?Can I speak to the person in charge?
Gemide kaç kişi var?How many people are on board the ship?
Kaptan batan gemiyi terk eden son kişiydi.The captain was the last person to leave the sinking ship.
İyi bir kişi erdemli bir kişidir.A good person is a moral person.
O, sadece sıradan bir kişidir.He is just an ordinary person.
Genel olarak, o çok güvenilir bir kişidir.By and large, she is a very reliable person.
Toplam olarak elli kişi vardı.There were fifty persons in all.
Hepsi birlikte beş kişi mevcut vardı.There were only five people present altogether.
Onların hepsi benim kişisel eşyalarım.They are all my personal belongings.
Diğer kişiye gerçek bir ilgi göstermeniz gerekir.You need to show a genuine interest in the other person.
Birçok kişi pozisyon için başvurdu.Many people applied for the position.
Çok kişinin katılmasını beklemiyorduk.We did not expect many to attend.
Fırtınanın bir sonucu olarak, birçok kişi hayatını kaybetti.Many people were killed as a result of the storm.
Kabaca konuşursak, otobüste yaklaşık 30 kişi vardı.Roughly speaking, there were about 30 people in the bus.
Çoğu kişi kentsel alanlarda yaşar.Most people live in urban areas.
Herkesin hukuku bilmesi gerekiyor ama birkaç kişi gerçekten biliyor.Everybody is supposed to know the law, but few people really do.
Tek bir kişi bile geç gelmedi.Not a single person arrived late.
Sorumlu kişi kimdir?Who is the person in charge?
Seni doğru kişiye göndereceğim.I'll transfer you to the right person.
Hiçbir akıllı kişi içkiliyken araba sürmez.No intelligent person drinks and then drives.
Hiçbir akıllı kişi içki içip sonra araba sürmez.No intelligent person drinks and then drives.
Birçok kişi depremin sonucu olarak evsiz bırakıldı.Many people were left homeless as a result of the earthquake.
Deprem sonucunda birçok kişi evsiz kaldı.Many people were left homeless as a result of the earthquake.
Geç kalması kişisel özelliğidir.It's characteristic of him to be late.
Her kişinin kendi öğle yemeğini getirmesi beklenir.Every person is expected to bring their own lunch.
Öğle yemeğine on kişi davet ettik.We asked ten people to the luncheon.
Ben bir sabah kişisi değilim.I am not a morning person.
Arayan kişi bize adını vermeyi reddetti.The caller refused to give us his name.
Hırsızlık yapan kişi cezalandırılmayı hak eder.A person who steals deserves punishment.
Çalan bir kişi cezayı hak eder.A person who steals deserves punishment.
Diğer üç kişi özel övgü için seçildi.Three other people were singled out for special praise.
İki kişi konuşurken üçüncüye laf düşmez.Two's company, three's a crowd.
O varan ilk kişiydi.He was the first person to arrive.
Onun iş için en iyi kişi olduğunu söylemeye gerek yok.It goes without saying that he's the best person for the job.
İş için tek kişidir.He is the only person for the job.
O, birlikte kayak yapmaya gitmek istediğim son kişidir.He is the last person I would want to go skiing with.
Konseri birçok kişiyi çekti.His concert attracted many people.
Sam, yaptığı tüm hatalarına rağmen hâlâ çok sevimli bir kişidir.For all his faults, Sam is still a very likable person.
Onun konferansından sonra birkaç kişi alkışladı.A few people clapped after his lecture.
Onun romanları genç kişiler arasında ünlüdür.His novels are popular among young people.
Kişiliği babasına benziyor.His character resembles his father's.
Onun cenaze törenine pek çok kişi katıldı.A great many people attended his funeral.
O, kişileri sadece arkalarından eleştirebilir.He can only criticize people behind their backs.
O garip bir kişilik.He's a strange character.
Tuhaf bir kişilik.He's a strange character.
Tavşana kaç, tazıya tut diyen bir kişidir o.He runs with the hare and hunts with the hounds.
Aynı anda yedi kişiyi dinleyebilir.He could listen to seven people at once.
O, burada birçok kişiyi tanır.He is acquainted with many people here.
O samimi ve konuşması kolay bir kişi.He is a frank person and easy to talk to.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod