Ana içeriğe geç
Sözlük

kişi ile cümle

kişi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu eteği dün alan kişi Mary'ydi.It was Mary that bought this skirt yesterday.
Dün saat 10.00'da dışarıda yüzlerce kişi vardı.At 10 o'clock yesterday, there were hundreds of people outside.
Dün toplantıya epeyce kişi geldi.Quite a few people came to the meeting yesterday.
Dün hayvanat bahçesine kaç kişi geldi?How many people came to the zoo yesterday?
Dün yeni bir kişisel bilgisayar satın aldım.I bought a new personal computer yesterday.
Çalışma bağımlısı bir kişiye işkolik denilir.A person who is addicted to work is called a workaholic.
O açık sözlü bir kişi.She's an outspoken person.
Uluslararası aramaları kişiden kişiye yapmak en iyisidir.It's best to make international calls person to person.
Bildiğim kadarıyla, o, güvenilir bir kişidir.As far as I know, he is a reliable person.
Toplumdaki değişiklikler kişilerden gelir.Changes in society come from individuals.
Biz Tom'u dürüst bir kişi olarak düşünüyoruz.We think of Tom as an honest man.
Kuzenim sözünü kıracak son kişidir.My cousin is the last person to break his promise.
Köpeğimi bulan kişiyi burada bir ödül bekliyor.There will be a reward for the person who finds my dog.
Ailemde dört kişi var.There are four members in my family.
Benim kişisel işlerime burnunu sokma.Don't stick your nose into my personal affairs.
Arabam beş kişi taşıyacak kadar büyük.My car is large enough to carry five people.
Amcam Amerika'ya gittiğinde, birçok kişi havaalanında onu görmeye geldi.When my uncle left for America, many people came to see him off at the airport.
Amcam araba kazasında yaralanan tek kişiydi.My uncle was the only person injured in the car accident.
Büyük annem on kişilik bir aile yetiştirdi.My grandmother raised a family of ten.
Bildiğim kadarıyla, o güvenilir bir kişi.To the best of my knowledge, he is a reliable person.
Kasabam yaklaşık 30,000 kişilik bir nüfusa sahiptir.My town has a population of about 30,000 people.
O benim arkadaşlarımdan yetenekli olan tek kişidir.He is the only one of my friends that is talented.
Yirmi kişiyi partime davet ettim fakat onların hepsi gelmedi.I asked twenty people to my party but not all of them came.
Sen karşılaşmayı umduğum son kişisin.You are the last person that I expected to meet.
Daha önce böyle inatçı bir kişiyle karşılaşmadım.I have never come across such a stubborn person.
Kişisel olarak, bundan hoşlandım.Personally, I liked this one.
Konuyla ilgili kişisel görüşüm istendi.I was asked for my personal opinion about the matter.
İş için uygun bir kişi olarak seçildiğime çok memnunum.I'm very glad that I've been singled out as being a suitable person for the job.
Mağazayı pek çok kişiye sordum, ancak kimse onu duymamıştı.I asked many persons about the store, but no one had heard of it.
Ben kişisel bir bilgisayar istiyorum.I want a personal computer.
Kişisel bilgisayarımı tamir ettirdim.I had my personal computer repaired.
Bahsettiğin kişiyi tanıyorum.I know the person you are talking about.
Ben dürüst bir kişiyim.I'm an honest person.
Ben birçok kişi tarafından incitildim.I was hurt by many people.
Onun tavsiye ettiği kişiyi işe alacağım.I'll hire whoever he recommends.
Benim sorumlu bir kişiye ihtiyacım var.I am in need of a responsible person.
Ben şu an için yaşayan bir kişiyim.I'm a person who lives for the moment.
Benim kişisel bakış açıma göre onun fikri doğrudur.From my personal point of view, his opinion is right.
Sana benim kişisel görüşümü vereyim.Let me give you my personal opinion.
Toplam olarak on bir kişiyiz.We are eleven in all.
Bizden altı kişi bu hafta sonu sahile bir geziye gidiyoruz.Six of us are going on an excursion to the beach this weekend.
Kolay bir meseleyi zor gösteren kişi çok akıllı görünmüyor.A person who makes an easy matter sound difficult does not seem to be so smart.
Yalnızca birkaç kişi vaktinde geldi.Only a few people showed up on time.
Sonraki kişi, lütfen.Next person, please.
O kendini düşünen bir kişi.He is a self-oriented person.
İki kişinin aynı anda bir bisiklete binmesi tehlikelidir.Two people riding on a bicycle at the same time is dangerous.
Kişi kendi hatalarını unutmaya yatkındır.One is apt to forget his own faults.
Arabada bir kişilik yer vardı.There was room for one person in the car.
Birçok kişi arabalarla ilgilenir fakat arabalar benim için bir şey ifade etmiyor.Lots of people are interested in cars, but they're really nothing to me.
Birkaç kişinin iki arabası var.A few people have two cars.
Mevcut kırk kişi vardı.There were forty people present.
Kadınlar kişisel ilişkileri sürdürmek için konuşmayı kullanırlar.Women use talking to maintain personal relationships.
Bir tüccar malları alan ve satan bir kişidir.A merchant is a person who buys and sells goods.
En azından mevcut yüz kişi vardı.There were at least a hundred people present.
Kız böyle bir kişiyi asla duymadığını söyledi.The girl said that she had never heard of such a person.
Bizi size tavsiye eden kişinin adı nedir?What's the name of the person who recommended us to you?
Birkaç kişi kaygısız.Few people are free from cares.
Yeni bir kişisel bilgisayar almak için para biriktiriyorum.I am saving money in order to buy a new personal computer.
Mayumi sağlıklı bir kişidir. O neredeyse hiç hastalanmaz.Mayumi is a healthy person. She almost never gets sick.
Sinirli bir kişi bu iş için uygun olmaz.A nervous person will not be fit for this job.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kişi ile cümle - Sayfa 6 - kişi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App