Köpeğimi günde iki kez beslerdim.I used to feed my dog twice a day.
Birbirimize birkaç kez geçtik.We passed each other several times.
İlk kez, onunla pek sıkı değildi.The first time, she wasn't very firm with him.
Ben kırk yılda bir kez kiliseye giderim.I go to church once in a blue moon.
Ben kırk yılda bir kez restorana giderim.I go to a restaurant once in a blue moon.
O bu filmi sadece bir kez gördü.She saw this film ONLY once.
İngilizce çoğu kez uluslararası bir dil sayılır.English is often considered an international language.
Ortalama bir kişi bir dakikada kaç kez göz kırpar?How many times a minute does the average person blink?
Tom son dört yılda iki kez alkollü araba sürmekten mahkûm edildi.Tom has been convicted of drunken driving twice in the last four years.
İlk kez nerede karşılaştığımızı hâlâ hatırlıyor musun?Can you still remember where we first met?
Lütfen bana burada kaç kez bulunduğunu tekrar söyler misin?Could you please tell me again how many times you've been here?
Rakamları iki kez kontrol ettin mi?Did you double-check these figures?
Yıllarca günde iki kez pirinç yedi.He ate rice twice a day for many years.
Akşam yemeğinden hemen önce şekerleme yememeni sana kaç kez söylemek zorundayım.How many times do I have to tell you not to eat candy just before dinner?
Burada kaç kez yemek yediğini düşünüyorsun?How many times do you think you've eaten here?
Orada kaç kez bulunduğumu sana söyleyemem.I can't tell you how many times I've been there.
Anlamıyorum ve anlamamaya alışkın değilim. Lütfen onu bir kez daha açıkla.I don't understand and I'm not used to not understanding. Please explain it once more.
Ben gerçekten ilk kez âşık olduğumu düşünüyorum.I think I'm really in love for the first time.
İlk kez dün karşılaştık gibi geliyor.It seems like just yesterday that we first met.
Burada ilk kez yemek yiyorum.This is the first time for me to eat here.
Son kez ne zaman bir burrito yedin?When was the last time you ate a burrito?
Son kez ne zaman evde pişirilmiş akşam yemeği yedin?When was the last time you ate a home-cooked dinner?
Son kez ne zaman ebeveynlerinle akşam yemeği yedin?When was the last time you ate dinner with your parents?
Son kez ne zaman karına güzel olduğunu söyledin?When was the last time you told your wife she was beautiful?
Muhtemelen bunu nasıl yapacağını bildiğini düşünüyorsun ama bunu bir kez daha açıklayayım.You probably think you know how to do this, but let me explain it once more.
Türkler 1683'te Viyana'yı ikinci kez kuşattı.In 1683, the Turks besieged Vienne for the second time.
Türkler 1683'te Viyana'yı ikinci kez kuşattılar.In 1683, the Turks besieged Vienna for the second time.
O ders haftada bir kez gerçekleşir.That class takes place once per week.
Komite toplantısı ayda iki kez yapılır.The committee meeting is held twice per month.
Onun tek isteği oğlunu son bir kez olsun görebilmekti.Her only wish was to see her son one last time.
Tom'un onu yapmamasını kaç kez söylediğime şaşırırdın.You'd be amazed how many times I've told Tom not to do that.
Tom'un üçüncü evliliği mutsuzdu ve hâlâ bir kez daha boşanmayı düşünüyordu.Tom's third marriage was unhappy and he was considering yet another divorce.
Tom en azından haftada bir kez çamaşırları yıkar.Tom washes clothes at least once a week.
Tom haftada üç kez piyano dersleri alır.Tom takes piano lessons three times a week.
Tom haftada en az üç kez banyo yapar.Tom takes a bath at least three times a week.
Tom haftada üç kez koşar.Tom jogs three times a week.
Tom'a yılda üç kez ikramiye verilir.Tom is given a bonus three times a year.
Tom Boston'u üç kez ziyaret etti.Tom has visited Boston three times.
Tom sadece bir kez Boston'da bulundu.Tom has been to Boston only once.
Tom yaklaşık haftada bir kez yüzmeye gider.Tom goes swimming about once a week.
Tom orada kaç kez bulunduğunu söylemedi.Tom didn't say how many times he had been there.
Tom geçen yaz birkaç kez evimize geldi.Tom came to our house several times last summer.
Tom ilk kez üç yaşındayken Japonya'ya geldi.Tom came to Japan for the first time when he was three.
Tom yılda bir ya da iki kez çocuklarını yanında işe getirir.Tom brings his children with him to work once or twice a year.
Tom ve arkadaşları, çoğu kez gece yarısına kadar kart oyunu oynar.Tom and his friends often play cards until after midnight.
Tom'u TV'de birçok kez gördüm.I've seen Tom on TV many times.
Tom Mary'yi üç kez vurdu.Tom shot Mary three times.
Tom ayda üç ya da dört kez Mary ile çıkar.Tom goes out with Mary three or four times a month.
Tom Mary'yi sadece bir kez gördü.Tom only saw Mary once.
Tom bir kez bile Mary ile karşılaşmadı.Tom hasn't met Mary even once.
Tom Mary ile birçok kez buluştu.Tom has met Mary many times.
Tom Mary ile ilk kez üç yıl önce karşılaştı.Tom first met Mary three years ago.
Tom Mary ile ilk kez ne zaman tanıştığını hatırlamıyor.Tom doesn't remember the first time he met Mary.
Tom Mary'nin kaç kez Boston'da bulunduğunu kesin olarak söyleyemez.Tom can't say for sure how many times Mary has been to Boston.
Tom ve Mary ayda bir kez Boston'da şehir merkezinde buluşurlar.Tom and Mary meet in downtown Boston once a month.
Tom kilitli olduğundan emin olmak için kapısını iki kez kontrol etti.Tom double-checked his door to make sure it was locked.
Şimdiye kadar ilk kez İspanyolca bir mektup yazdım.It's the first time I've ever written a letter in Spanish.
Tom'un en azından günde bir kez ziyaret ettiği tek web sitesi budur.The only website Tom visits at least once a day is this one.
Tom Mary'nin parkurun etrafında kaç kez koşacağını merak ediyordu.Tom wondered how many times Mary was going to run around the track.
Tom Mary'nin yasayla kaç kez başının belaya girdiğini merak ediyordu.Tom wondered how many times Mary had been in trouble with the law.