keyif ile cümle

keyif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sıradan seslerden keyif almakla ilgili.Αφορά την απόλαυση κοινών ήχων.
Sıradan seslerden keyif almakla ilgili.Мова йде про насолоду від мирських звуків.
Sıradan seslerden keyif almakla ilgili.Оно заключается в наслаждении повседневными звуками.
Sıradan seslerden keyif almakla ilgili.Става въпрос за наслаждаването на обикновени звуци.
Sıradan seslerden keyif almakla ilgili.הוא עוסק בהנאה מצלילים פשוטים.
Sıradan seslerden keyif almakla ilgili.انه يعني الاستمتاع بالاصوات الاعتيادية
Sıradan seslerden keyif almakla ilgili.例えばこれは私の家の回転式乾燥機の音ですが
Sohbetimizin keyifli olması için bir takım kılavuz ilkelerden faydalandık.그래서 우리는 대화가 기분 좋게 흘러가도록 몇 개의 지침을 사용했죠.
Sohbetimizin keyifli olması için bir takım kılavuz ilkelerden faydalandık.Przestrzegałyśmy pewnych zasad tak, by utrzymać naszą rozmowę na wysokim poziomie.
Sohbetimizin keyifli olması için bir takım kılavuz ilkelerden faydalandık.היו לנו כמה קווים מנחים כדי לשמור על שיחה מתורבתת.
Sohbetimizin keyifli olması için bir takım kılavuz ilkelerden faydalandık.ولكننا صغنا قواعد لكي تبقى محادثتنا راقية للمستوى المطلوب
Sohbetimizin keyifli olması için bir takım kılavuz ilkelerden faydalandık.進めるためにガイドラインを利用しました これは皆さんも活用可能です
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarA fickó, akinek vannak ilyen ütői, tényleg mondta az interjúban, hogy sok öröme telt bennük, szóval...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarA pessoa que possui estes tacos disse-me que eles lhe davam um grande prazer, por isso....
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarAseguró el dueño de estos palos en la entrevista... ...que los palos le han hecho muy feliz, así que...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarDe man die ik ondervroeg die ze bezit zei wel dat hij er veel plezier van heeft, dus...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarFyren jeg interviewede der ejede disse sagde godt nok at han havde fået en masse glæde ud af dem, så ...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadar그래도 제가 인터뷰했던 분은 이 골프채를 사용함으로써 큰 행복을 얻었다고 하는군요.
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarLa personne que j'ai interviewé et qui les a, m'a dit qu'il avait beaucoup de plaisir à jouer avec, alors...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarPtal jsem se chlápka, který tyto hole vlastní, a řekl mi, že je s nimi velice spokojen, takže ...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarTay chơi gôn, chủ của chúng đã nói rằng chúng làm anh ta cảm thấy thỏa mãn, cho nên...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarTipul pe care l-am interveviat a spus că a i-a făcut mare plăcere să le folosească, aşa că...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarWłaściciel, z którym rozmawiałem, powiedział, że dają mu dużo przyjemności, więc...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarΟ κύριος από τον οποίο πήρα συνέντευξη δήλωσε ότι λαμβάνει μεγάλη απόλαυση από την χρήση τους, οπότε....
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarЧовекът, когото интервюирах, ги притежава и наистина каза, че е получил много удоволствие от тях, така че...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarהבחור שראיינתי שהן שייכות לו אמר שהוא מפיק מהן הנאה מרובה, כך ש...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarالشخص الذي أجريت معه المقابلة ويمتلك عصي الجولف تلك قال بأنه يستمتع بها كثيرا ، لهذا ...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarこのクラブのおかげで多くの喜びを享受しているそうです そうですね これを知っていますか?
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.A cultura é a coisa mais importante, diria eu, porque é isso que traz alegria à vida.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.A kultúra a legfontosabb, azt mondanám. Mert ez az, ami örömet hoz az életbe.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.Budaya adalah hal yang paling penting, menurut saya, karena itulah yang membawa kebahagiaan pada hidup.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.Cultura este cel mai important lucru, as spune, fiindca ea aduce bucurie in viata.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.Cultuur is het belangrijkste, zou ik zeggen, omdat dat hetgene is wat plezier in het leven brengt.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.Kultúra je najdôležitejšia vec, povedal by som, pretože tá prináša do života radosť.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.Kultura je ta nejdůležitější věc, řekl bych, protože to je to, co přináší do života radost.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.Kultur är det allra viktigaste, skulle jag säga, därför att det är vad som ger glädje till våra liv.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.Kultur ist das Wichtigste, würde ich sagen, denn sie bringt Freude ins Leben.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.La cultura é, direi, la cosa più importante, perché é quella che porta gioia alla vita.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.La cultura es lo más importante, diría yo, porque es lo que trae alegría a la vida.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.La culture est la chose la plus importante, je dirais, car c'est ce qui amène la joie dans la vie.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.Văn hoá là thứ quan trọng nhất, tôi cho là như vậy, bởi đó là thứ mang đến niềm vui cho cuộc sống.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.Ο πολιτισμός είναι το πιο σημαντικό πράγμα, θα μπορούσα να πω, επειδή αυτό είναι που φέρνει χαρά στη ζωή.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.Културата е най-важното нещо, защото тя ни доставя радост в живота.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.Культура - найважливіша річ, я б сказав, тому що це те, що породжує радість життя.
Söyleyebileceğim, kültür en önemli şeydir, çünkü hayata keyif veren şeydir.Я бы сказал, культура - это самое важное, потому что именно она даёт радость жизни.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.A felicidade tecnológica diz-me muito, porque obtenho muita felicidade com a tecnologia.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.El Disfrute tech, para mí, significa algo, porque disfruto mucho de la tecnología.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Freude an Technik bedeutet mir etwas, weil ich eine Menge Freude aus Technik ziehe.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Glæden ved teknologi, for mig, betyder noget, fordi jeg får en masse glæde ud af teknologi.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.제게 즐거운 기술이란 큰 의미를 갖습니다. 전 기술로부터 많은 즐거움을 얻거든요.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.La gioia tech, per me, vuol dire molto. perchè a me dà molta felicità.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Placerile tehnologice pentru mine reprezinta ceva, pentru ca eu obtin o gramada de placeri din tehnologie.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Techno-geluk is me dierbaar, want ik ben erg gelukkig met techno.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Tehnološki užitek pa meni nekaj pomeni, ker v tehnologiji zelo uživam.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Według mnie to bardzo ważne, bo mam dużo zabawy dzięki technologii.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.Для меня технологические забавы кое-что значат. потому что меня забавляют технологии.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.חדוות הטכנולוגיה עבורי אומרת המון, כי טכנולוגיה ממלאת אותי בהמון חדווה.
Teknolojik keyif bana bir şeyler ifade ediyor çünkü teknolojiden çok keyif alıyorum.متعة التكنولوجيا، بالنسبة إلي، لها معنى، لأني أحصل على الكثير من المتعة من التكنولوجيا.
Teşekkür ederim. Jonglörlük çok keyifli olabilr. hünerle oynamak ve alanla oynamak, ritimle oynamak.Итак, жонглирование может быть очень весёлым занятием; игра с навыком и игра с пространством, игра с ритмом.
Umarım bundan keyif almışsınızdır. .Det var det. .

İlgili Sayfalar