keyif ile cümle
keyif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onlarla birlikte ağaç tepelerini keşfe çıkmak, yeryüzündeki varoluşumun en keyifli anlarını yaşattı.아이들과 함께 나무 수풀 사이를 탐험한 것은 제 삶에서 가장 훌륭한 것들중 하나였죠.
Onlarla birlikte ağaç tepelerini keşfe çıkmak, yeryüzündeki varoluşumun en keyifli anlarını yaşattı.Mit ihnen das Blattwerk des Waldes zu erforschen war eine der besten Erfahrungen meines Daseins auf der Erde.
Onlarla birlikte ağaç tepelerini keşfe çıkmak, yeryüzündeki varoluşumun en keyifli anlarını yaşattı.Penetrowanie wraz z nimi koron drzew było jednym z najlepszych doświadczeń na Ziemi.
Onlarla birlikte ağaç tepelerini keşfe çıkmak, yeryüzündeki varoluşumun en keyifli anlarını yaşattı.Да изследвам с тях горския балдахин беше едно от най-прекрасните неща от съществуването ми на Земята.
Onlarla birlikte ağaç tepelerini keşfe çıkmak, yeryüzündeki varoluşumun en keyifli anlarını yaşattı.Исследование полога леса вместе с ними было одним из самых прекрасных моментов моего существования на Земле.
Onlarla birlikte ağaç tepelerini keşfe çıkmak, yeryüzündeki varoluşumun en keyifli anlarını yaşattı.לחקור יחד איתם את חופת היער היה אחד הדברים היפים ביותר מקיומי על כדור הארץ.
Onlarla birlikte ağaç tepelerini keşfe çıkmak, yeryüzündeki varoluşumun en keyifli anlarını yaşattı.كان اكتشاف ظلّة الغابة برفقتهم أحد أجمل الأشياء خلال وجودي على هذه الأرض.
Onlarla birlikte ağaç tepelerini keşfe çıkmak, yeryüzündeki varoluşumun en keyifli anlarını yaşattı.私の人生で最も素晴らしい体験のひとつです また 幸か不幸か 今でも木登りをする
Onu kullanmak bir keyif.C'est un plaisir à utiliser.
Onu kullanmak bir keyif.Es ist ein Vergnügen es zu verwenden.
Onu kullanmak bir keyif.Este o placere sa il folosesti.
Onu kullanmak bir keyif.Es una delicia usarlo.
Onu kullanmak bir keyif.É uma maravilha de usar. Por isso, tem tudo, não é?
Onu kullanmak bir keyif.È un piacere usarlo.
Onu kullanmak bir keyif.Használata maga a gyönyörűség.
Onu kullanmak bir keyif.Het is fantastisch in gebruik.
Onu kullanmak bir keyif.사용하는 것 자체가 기쁨이죠.
Onu kullanmak bir keyif.Nyaman untuk digunakan.
Onu kullanmak bir keyif.Pracovat s ním je zkrátka potěšení.
Onu kullanmak bir keyif.Rozkosznie się go używa.
Onu kullanmak bir keyif.Thoải mái khi dùng
Onu kullanmak bir keyif.Είναι απόλαυση να το χρησιμοποιείς.
Onu kullanmak bir keyif.Им приятно пользоваться.
Onu kullanmak bir keyif.Користуватись ним - саме задоволення.
Onu kullanmak bir keyif.Радост е да го използваш.
Onu kullanmak bir keyif.זה כיף להשתמש בו.
Onu kullanmak bir keyif.إن استخدامها مبهج
Onu kullanmak bir keyif.だから これには全部揃っています
O oyun ve keyif hissine geri dönmemiz gerekli.우리는 즐겁게 놀고 재미있는 느낌으로 되돌아갈 필요가 있습니다.
O oyun ve keyif hissine geri dönmemiz gerekli.Si vous faites 3' heures 59' 59", vous êtes extra parce que vous vous êtes qualifié pour une autre course.
O oyun ve keyif hissine geri dönmemiz gerekli.אנחנו צריכים לחזור לתחושת המשחק והכיף,
O oyun ve keyif hissine geri dönmemiz gerekli.علينا ان نعيد مفهوم السعادة والمتعة للجري
O oyun ve keyif hissine geri dönmemiz gerekli.安心できる文化を支えているのは
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın. Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğini그는 거기에 즐거운 신부 날 수 있도록 하여서는 아니된다. 이 급히에서 궁금해, 내가 결혼할해야
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın. Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniהוא לא יעשה לי שם כלה שמחה. אני תוהה על החיפזון הזה, כי אני חייב להתחתן
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın. Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğiniوقال انه لا تجعلني هناك العروس بهيجة. وأتساءل في هذا التسرع ، وهذا لا بد لي من الزواج
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın. Bu acele merak ediyorum, ben evlenmek gerektiğini夫はずERE彼は懇願に来る。私は、、奥様が私の主と父に伝える、ことを祈る
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Dia tidak akan membuat saya ada pengantin menyenangkan.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Ele não deve fazer-me lá uma noiva feliz.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.El nu mă va face acolo o mireasă plină de bucurie.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Er wird mich nicht dazu da eine freudige Braut.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Hän ei pakota minua siellä iloinen morsian.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Han skal ikke gøre mig er der et glædeligt brud.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Han skall inte göra mig finns en glad brud.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Hij zal er niet maakt me een vrolijke bruid.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Il ne doit pas me faire il ya une épouse joyeuse.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Lui non mi ci fare una sposa felice.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Nebude sa mi, že radostné nevestu.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Nebude se mi, že radostné nevěstu.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Nie będzie mnie tam panna młoda radosna.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.No se me hace que una novia feliz.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Ő nem tesz oda egy örömteli menyasszony.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Ông sẽ không làm cho tôi có một cô dâu vui vẻ.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.On ne da me je veselo nevesto.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Δεν θα ήθελα να κάνω εκεί μια νύφη χαρούμενη.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Он не заставит меня есть радостная невесты.
Orada keyifli bir gelinin bana yapmayacaksın.Той не трябва да ме направят там невеста радостни.
Oynaması keyifli oyunlar oluşturmaya başlayacaksınız.Estás empezando a desarrollar juegos que son divertidos de jugar.
O zamanlar buna pek kafa yormuyordum, ama sonra bunun eğitimimin en keyifli kısmı olduğunu fark ettim.그 땐 별 생각이 없었죠. 나중에야 그게 제가 받은 교육 중 최고였단 걸 깨달았죠.
O zamanlar buna pek kafa yormuyordum, ama sonra bunun eğitimimin en keyifli kısmı olduğunu fark ettim.Wtedy tak o tym nie myślałem, ale teraz wiem, że to był przełomowy moment.