Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.Faire des choses... Faire des choses me rend très heureux.
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.Fare delle cose, sapete -- creare delle cose dà veramente un sacco di gioia.
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.Hacer cosas, saben - hacer cosas me da una mucha alegría.
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.뭔가를 만드는건, 뭔가를 만든다는 것은 제겐 엄청난 기쁨을 줍니다
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.Na realidade, fazer coisas, faz-me mesmo muito feliz
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.Sachen zu machen, wisst ihr -- Sachen zu machen bereitet mir viel Freude.
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.Tạo ra những thứ mới, các bạn biết đấy -- thật sự đem lại cho tôi nhiều niềm vui.
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.Tworzenie czegoś daje dużo frajdy. Tworzenie czegoś daje dużo frajdy.
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.Ustvarjanje, veste... v ustvarjanju dejansko zelo uživam.
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.Да направя нещо, знаете- да създавам неща ме прави щастлив.
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.שנייה, בלי. ליצור דברים - ליצור דברים מביא המון אושר.
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.أنا لن - انتظروا. صنع الأشياء، كما تعلمون - صنع الأشياء فعلا يعطيني الكثير من المتعة.
Bir şeyler yapmak keyiflidir.C'est drôle de faire des choses.
Bir şeyler yapmak keyiflidir.Dat is leuk.
Bir şeyler yapmak keyiflidir.E distractiv să faci lucruri.
Bir şeyler yapmak keyiflidir.Es divertido hacerlas.
Bir şeyler yapmak keyiflidir.Es macht Spass.
Bir şeyler yapmak keyiflidir.Fare cose è divertente.
Bir şeyler yapmak keyiflidir. Ve bu yüzden personel edinme yeteneğimi asla geliştiremedim.Tworzenie to świetna zabawa, dlatego też nigdy nie zatrudniłem zespołu, któremu zlecałbym pracę.
Bir şeyler yapmak keyiflidir.Việc đó khá thú vị.
Bir şeyler yapmak keyiflidir.Забавно е да измисляш неща.
Bir şeyler yapmayı severiz. Bir şeyler yapmak keyiflidir.우리는 무엇을 만드는 것을 좋아합니다. 뭔가를 만들어 내는 건 재밌잖아요.
Bir şeyler yapmayı severiz. Bir şeyler yapmak keyiflidir.Нам нравится создавать вещи и это забавно.
Bir şeyler yapmayı severiz. Bir şeyler yapmak keyiflidir.אנחנו אוהבים ליצור דברים. זה כיף ליצור דברים.
Bir şeyler yapmayı severiz. Bir şeyler yapmak keyiflidir.نحن نحب ابتكار الأشياء، من الممتع ابتكار الأشياء.
Bir şeyler yapmayı severiz. Bir şeyler yapmak keyiflidir.私はスタッフを抱えた事はありません
Biz IRL ifadesini kullanmayız. AFK deriz (Away From Keyboard/klavye başında değilken). Ama bu başka hikaye.우리는 IRL이라고 하지 않고 AFK라고 합니다. 하지만 이건 또다른 사항입니다.
Biz IRL ifadesini kullanmayız. AFK deriz (Away From Keyboard/klavye başında değilken). Ama bu başka hikaye.نحن لا نستخدم هذا التعبير نقول: "ب.ع.ك"،لكن هذه مشكلة أخرى
Biz IRL ifadesini kullanmayız. AFK deriz (Away From Keyboard/klavye başında değilken). Ama bu başka hikaye.覚えてない
Biz IRL ifadesini kullanmayız. AFK deriz (Away From Keyboard/klavye başında değilken).Chúng tôi không không sử dụng biểu thức IRL, Chúng tôi gọi nó là AFK.
Biz IRL ifadesini kullanmayız. AFK deriz (Away From Keyboard/klavye başında değilken)..IRL אנחנו לא משתמשים בביטוי .אבל זה כבר נושא אחר.
Biz IRL ifadesini kullanmayız. AFK deriz (Away From Keyboard/klavye başında değilken).Vi använder inte uttrycket IRL, utan AFK.
Biz IRL ifadesini kullanmayız. AFK deriz (Away From Keyboard/klavye başında değilken).Vi använder inte uttrycket IRL, utan AFK.
Biz tamamen keyfi BE almak değildi.Nie wybraliśmy BE zupełnie dowolnie.
Biz tamamen keyfi BE almak değildi.Non abbiamo scelto BE completamente a caso.
Biz tamamen keyfi BE almak değildi.Nós não escolheu ser completamente arbitrária.
Biz tamamen keyfi BE almak değildi.Мы не просто так выбрали ВЕ.
Biz tamamen keyfi BE almak değildi.Не сме избрали ВЕ напълно произволно.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Deşi ne plimbam prin jurul Pieţii Harvard.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Ik heb genoten van Bono's opmerking toen hij een hippie wijk in San Francisco koppelde aan Silicon Valley.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.보노가 한 이야기 가운데 하이트-애쉬버리와 실리콘 밸리를 빗댄 이야기가 재미있었습니다.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Líbil se mi také Bonův komentář připodobňující Haight-Ashbury [centrum hippies] k Silicon Valley.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Mi e' piaciuto il commento di Bono che collegava Haight-Ashbury alla Silicon Valley.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Mir hat Bonos Kommentar gefallen, in dem er das Haight-Ashbury Viertel mit dem Silicon-Valley verbindet.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Z najlepszymi studentami używając najlepiej rozwiniętego sprzętu ukończyliśmy 1/10 000 projektu.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.Хареса ми коментара на Боно за свързването на Хейт-Ашбъри със Силиконовата долина.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.נהניתי מההערה של בונו על הקישור בין הייט-אשבורי לעמק הסיליקון.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.لقد استمتعت بتعليق "بونو" رابطاً هايت - آشبورى مع وادي السليكون.
Bono'nun Haight Ashbury ile Silikon Vadisi'ni birleştiren yorumundan çok keyif aldım.シリコンバレーをつなげた ボノのコメントは愉快でした マサチューセッツの ハイテクコミュニティの出身者として
boş iseDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)% 1 są pusteDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)
boş iseDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)är inte tomDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)
boş iseDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)Description of a condition. Do not translate key words (#V1S#, #V1#,...)
boş iseDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)Description of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)
boş iseDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)Description of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)
boş iseDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)er ikke tom
boş iseDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)is niet leeg
boş iseDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)ist leer
boş iseDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)não está vazioDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)
boş iseDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)nem üres
boş iseDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)není prázdnýDescription of a condition. Do not translate key words (# V1S #, # V1 #,...)