Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Прежде всего, мне понравилось писать.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.ראשית נהניתי לכתוב.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.أولاً استمتعت بالكتابة.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.でも、もっと面白かったのは
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Apa seekor sapi menghargai hidupnya lebih dari saya menikmati BBQ?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Con bò có giá trị hơn món thịt bò nướng không?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Czy krowa więcej ceni życie niż ja potrawę z grilla?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?내가 바베큐를 좋아하는 것보다 소에게 자신의 목숨이 소중할까?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Una mucca dà più valore alla propria vita di quanto io ne dia a una grigliata?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?¿Una vaca valora más su vida de lo que yo disfruto una barbacoa?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?une vache donne-t-elle plus de valeur à sa vie plus que je n'en donne à un barbecue ?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Vaca îşi preţuieşte viaţa mai mult decât preţuiesc eu un grătar?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Vajon a marha többre értékeli az életét, mint én a marhasültemet?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Värdesätter en ko sitt liv mer än jag värdesätter en barbecue?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Váží si kráva svého života více, než si já vychutnávám barbecue?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Wertschätzt eine Kuh ihr Leben mehr als ich einen Grillabend?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Η αγελάδα υπολογίζει την ζωή της περισσότερο από ό, τι απολαμβάνω ένα μπάρμπεκιου;
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?"Важнее ли корове её жизнь, или мне важнее полакомиться отбивной?"
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Дали кравата цени живота си повече отколкото аз харесвам барбекюто?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Чи життя корови цінніше за мою насолоду від барбекю?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?האם פרה מעריכה את חייה יותר מכפי שאני נהנה מבשר על האש?
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?おわかりでしょう 私はそれまでずっと 「種の差別」を犯していました
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.Bucuria lucratului împreună și a împărțitului prăzii- ai multe de învățat de la ei
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.Die Freude an der Zusammenarbeit und beim Teilen des Fangs – man kann viel von diesen Menschen lernen.
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.Joie de travailler ensemble et de partager la prise – ils ont beaucoup à nous apprendre.
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.La alegría de trabajar juntos y compartir la captura - hay mucho que aprender de ellos.
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.Menjala ikan.
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.Η χαρά της ομαδικής δουλειάς και της μοιρασιάς της ψαριάς – μπορούν να μας μάθουν πολλά.
Birlikte çalışmanın ve avı bölüşmenin keyfi – onlardan öğrenecek çok şey var.Радость работы вместе и разделение улова - у них можно многому научиться.
Birlikte Üniversite hayatı keyifli olurdu.Avremmo potuto divertirci lì.
Birlikte Üniversite hayatı keyifli olurdu.Chúng ta sẽ cùng trải nghiệm cuộc sống của sinh viên.
Birlikte Üniversite hayatı keyifli olurdu.Kita bisa menikmati kehidupan kampus bersama.
Birlikte Üniversite hayatı keyifli olurdu.Konden we samen van het universiteitsleven genieten.
Birlikte Üniversite hayatı keyifli olurdu.Ne-am fi bucurat de studentie impreuna.
Birlikte Üniversite hayatı keyifli olurdu.Nous aurions pu profiter de notre vie d'étudiants tous ensemble.
Birlikte Üniversite hayatı keyifli olurdu.Vi kunde ha njutit av collage livet tillsammans.
Birlikte Üniversite hayatı keyifli olurdu.Θα μπορούσαμε να απολαύσουμε τη ζωή στο κολλέγιο μαζί.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.A megértés számomra nem teszi tönkre a varázslatot és az örömöt.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Begrip doet voor mij de verwondering en de vreugde niet verloren gaan.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Capire, secondo me, non toglie la meraviglia e la gioia.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Für mich nimmt Verstehen das Staunen und die Freude nicht weg.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.저에게 이해란 궁금증과 즐거움을 없애는 것이 아닙니다.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.La compréhension, à mes yeux, n'enlève pas l'émerveillement et la joie.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Menurut saya, pemahaman tidak menghilangkan keajaiban dan kesenangan.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Para mí, comprender esto, no le quita lo maravilloso ni la alegría.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Para mim, a compreensão não afasta o encanto nem a alegria.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Pentru mine, faptul că înţelegem nu îndepărtează uimirea și bucuria.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Porozumění, podle mého, neničí údiv ani potěšení.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Poznawanie wcale nie umniejsza zachwytu i radości.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Sự hiểu biết, đối với tôi, không hề lấy đi sự huyền diệu và niềm vui.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Η κατανόηση, για μένα, δεν αφαιρεί το θαυμασμό και τη χαρά.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Понимание, по моему мнению, не устраняет удивления и радости.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Разбирането, за мен, не премахва чудото и радостта.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.Розуміння, як на мене, не знищує чудо і радість.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.הבנה, לדעתי, איננה שוללת את הפלא וההנאה.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.الفهم، بالنسبة لي، لا يزيل الذهول والبهجة.
Bir şeyi anlamak, bana göre merakı ve keyfi yok etmiyor.驚きや喜びを失わせるものではありません 例えば 妻が私を見てこう言ったとします
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.A face lucruri, stiti... a face lucruri imi ofera mie foarte multa placere.
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.At lave ting, I ved -- At lave ting giver mig faktisk stor glæde.
Bir şeyler yapmak, bilirsiniz -- bir şeyler yapmak aslında bana çok keyif veriyor.Dingen maken, weet je -- ...dingen maken geeft me echt veel plezier.