Niçin öyle ketumlaşıyorsun?Why are you being so secretive?
Tom genellikle ketumdur.Tom usually keeps things to himself.
Tom oldukça ketum.Tom is quite secretive.
Sen ketum bir kişi misin?Are you a secretive person?
Tom ketumdur.Tom keeps things to himself.
Tom ketum davranmaktan hoşlanır.Tom likes to keep things to himself.
Neden her zaman bu kadar ketumsun?Why are you always so secretive?
Tom neden her zaman çok ketum?Why is Tom always so secretive?
Tom ketum bir adam.Tom is a secretive guy.
Tom ve Mary ketumdur.Tom and Mary are secretive.
( Etkili ve yaratıcı bir konumdaysa, kişi ketum olmalıdır. )(If it's possible to do well and horrible at the same time, that's us.
Kadınlar ise fazla soru sormaz, sabırlı oldukları kadar da ketumlardır.Therefore, the spouses do nothing evil in seeking this pleasure and enjoyment.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.This is somewhat against resistance and caginess on the part of the interviewee.
Sen çok ketumdun,bu yüzden yetiştirilmesi konusunda hiş şüphelenmedi.You were discreet, so he never suspected his upbringing.
Doktor çok ketum!Doc's too secretive!
Kadınlar ise fazla soru sormaz, sabırlı oldukları kadar da ketumlardır.Для дам Селамы будут бесполезны: Они так преданы мужьям.
( Etkili ve yaratıcı bir konumdaysa, kişi ketum olmalıdır. )(Bij meer kunstzinnige, creatieve fotografie ligt dit een stuk genuanceerder).
Chateaubriand'ın babası asık suratlı, ketum bir adamdı.De vader van Rembrandt was slechtziend, mogelijk blind.
Chateaubriand'ın babası asık suratlı, ketum bir adamdı.Ojciec Chateaubrianda był człowiekiem twardym, bezwzględnym i ponurym.
Cristian'ın kişisel hayatının bazı yönleri hakkında çok ketum olduğu biliniyor.Cristian dikenal sangat tertutup tentang aspek kehidupan pribadinya.
Kadınlar ise fazla soru sormaz, sabırlı oldukları kadar da ketumlardır.故也不問請求贍養費的人,是否請求離婚的一方,抑被請求離婚的一方。
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.Bojuje se s odporem a uzavřeností toho, koho zpovídáte.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.C'est en quelque manière contre la résistance et l'astuce du coté de l'interviewé
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.Das führt ein wenig zu Abwehr und Zurückhaltung seitens des Befragten.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.Điều này nhằm chống lại sự kháng lại và thoái thác vốn là 1 phần của người được phỏng vấn.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.Dit is een beetje tegen verzet en voorzichtigheid van de kant van de geïnterviewde.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.Esto es de alguna forma contra la resistencia y cautela por parte del entrevistado.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.어느 정도 거부반응과 허술함을 보이지 않으려는 긴장감을 가집니다.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.Questo è in qualche modo contro le resistenze e l'astuzia dalla parte dell'intervistato.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.Robi się je jak gdyby wbrew oporowi i nieufności po stronie osoby udzielającej wywiadu.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.Αυτό είναι κάπως ενάντιο στην αντίσταση και την εξυπνάδα από τη μεριά του συνεντευξιαζόμενου.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.Това среща известна съпротива и потайност от страна на интервюирания.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.Это в каком-то смысле столкновение с неуступчивостью и скрытностью интервьюируемого.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.זה בעצם מול התנגדות וזהירות מצידו של המרואיין.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.وهي نوعاً ما يقابلها مقاومة و شعور بالتقيد من ناحية ضيف الحوار.
Bu yönteme genellikle röportaj verenin direncini ve ketumluğunu kırmak için başvurulur.向き合うのです 有名人が行うインタビューは
Doktor çok ketum!Dok itu terlalu terlalu banyak rahasia!
Doktor çok ketum!Le Docteur est trop mystérieux!
Ketum, Ortabatılı bir bilimci olan ben,수줍음 많은 중서부 과학자인 제가 백악관 앞에서
Ketum, Ortabatılı bir bilimci olan ben,מה אני יודע שיגרום לי
Ketum, Ortabatılı bir bilimci olan ben,الذي أعرفه والذي قد يتسبب في جعلي،
Ketum, Ortabatılı bir bilimci olan ben,抗議して逮捕されました 中西部出身で 控え目な科学者の私が
Sen çok ketumdun,bu yüzden yetiştirilmesi konusunda hiş şüphelenmedi.Usted ha sido muy discreta, él no concía la verdad.