Ana içeriğe geç
Sözlük

ket ile cümle

ket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ngo- Ketunjiacameroon_ departments. kgmNgo- Ketunjiacameroon_ departments. kgm
Ngo- Ketunjiacameroon_ departments. kgmNgo- Ketunjiacameroon_ departments. kgm
Ngo- Ketunjiacameroon_ departments. kgmNgo- Ketunjiacameroon_ departments. kgm
Ngo- Ketunjiacameroon_ departments. kgmNgo- Ketunjiacameroon_ departments. kgm
Ngo- Ketunjiacameroon_ departments. kgmNgo- Ketunjiacameroon_ departments. kgm
Ngo- Ketunjiacameroon_ departments. kgmΈνγκο- Κετούνγιαcameroon_ departments. kgm
Ngo- Ketunjiacameroon_ departments. kgmНго- Кетуньяcameroon_ departments. kgm
Ona ketamin veriyor. Yani?- Está a administrar-lhe ketamina.
O yüksek, siyah, keten astarlı yaka koyu kahverengi kadife bir ceket giydi kadar açık boynunu hakkında.Dia mengenakan jaket beludru coklat gelap dengan, kerah tinggi hitam, berlapis linen muncul sekitar lehernya.
O yüksek, siyah, keten astarlı yaka koyu kahverengi kadife bir ceket giydi kadar açık boynunu hakkında.Han bar en mörkbrun sammet jacka med en hög, svart, linne krage vände upp om hans hals.
O yüksek, siyah, keten astarlı yaka koyu kahverengi kadife bir ceket giydi kadar açık boynunu hakkında.Hij droeg een donker-bruin fluwelen jasje met een hoge, zwarte, linnen-gevoerde kraag opgedoken om zijn hals.
O yüksek, siyah, keten astarlı yaka koyu kahverengi kadife bir ceket giydi kadar açık boynunu hakkında.Il portait une veste de velours brun foncé avec un haut, noir, lin bordées col relevé autour de son cou.
O yüksek, siyah, keten astarlı yaka koyu kahverengi kadife bir ceket giydi kadar açık boynunu hakkında.그는 높은 흑인, 린넨 늘어선 칼라와 어두운 갈색 벨벳 재킷을 입고 발견 목에 관한.
O yüksek, siyah, keten astarlı yaka koyu kahverengi kadife bir ceket giydi kadar açık boynunu hakkında.Měl na sobě tmavě hnědé sametové sako s vysokou, černou, ložní prádlo lemované límec se objevil kolem krku.
O yüksek, siyah, keten astarlı yaka koyu kahverengi kadife bir ceket giydi kadar açık boynunu hakkında.Nosil je temno rjavo žametno jakno z visoko, črno, perilo podložene ovratnik obrnil navzgor okoli vratu.
O yüksek, siyah, keten astarlı yaka koyu kahverengi kadife bir ceket giydi kadar açık boynunu hakkında.Ông mặc một chiếc áo khoác nhung màu nâu sậm với một cao, cổ áo màu đen, vải lót, bật lên cổ của mình.
O yüksek, siyah, keten astarlı yaka koyu kahverengi kadife bir ceket giydi kadar açık boynunu hakkında.Viselt, sötétbarna bársony kabát a magas, fekete, vászon bélelt gallérral felbukkant a nyakát.
O yüksek, siyah, keten astarlı yaka koyu kahverengi kadife bir ceket giydi kadar açık boynunu hakkında.Той носеше тъмно-кафяво кадифе яке с високо, черен, спално бельо-облицовани яка, се обърна около шията му.
O yüksek, siyah, keten astarlı yaka koyu kahverengi kadife bir ceket giydi kadar açık boynunu hakkında.ارتدى سترة المخمل البني الغامق مع والأسود عالية الياقة الكتان مبطنة ، ظهر حول عنقه.
O yüksek, siyah, keten astarlı yaka koyu kahverengi kadife bir ceket giydi kadar açık boynunu hakkında.彼の首について。 それは以下の可能性があるため、クロス包帯の間に脱出太い黒い髪、、
Pakistan Başbakanının Ziyareti Sırasında Birçok Kettalı Vatandaş İçin Hayat DurduLa vida se paraliza para los habitantes de Quetta cuando el primer ministro de Pakistán hace una visita
Pakistan Başbakanının Ziyareti Sırasında Birçok Kettalı Vatandaş İçin Hayat DurduДля многих жителей Кветты жизнь останавливается, когда премьер-министр Пакистана наносит визит
Pakistan Ketta'da Noel Öncesinde Bir Kilise Bombalandı: 9 Ölü ve Çok Sayıda YaralıEn Adviento, bomba en iglesia deja nueve muertos y varios heridos en Quetta, Pakistán
Pakistan, Ketta'nın Zarghoon yolunda bir trafik sıkışıklığı.Congestión vehicular sobre la vía Zarghoon en Quetta, Pakistán.
Pakistan, Ketta'nın Zarghoon yolunda bir trafik sıkışıklığı.Пробка на дороге Заргхун в Кветте, Пакистан.
RAB bana, ‹‹Git, kendine keten bir kuşak satın alıp beline sar, ama suya sokma›› dedi.Así me ha dicho Jehovah: "Ve, compra un cinto de lino, cíñete con él y no lo metas en agua.
RAB bana, ‹‹Git, kendine keten bir kuşak satın alıp beline sar, ama suya sokma›› dedi.여호와께서 이같이 내게 이르시되 너는 가서 베띠를 사서 네 허리에 띠고 물에 두지 말라 하시기로
RAB bana, ‹‹Git, kendine keten bir kuşak satın alıp beline sar, ama suya sokma›› dedi.Så sa Herren til mig: Gå og kjøp dig et lerretsbelte og legg det om dine lender, men la det ikke komme i vann!
RAB bana, ‹‹Git, kendine keten bir kuşak satın alıp beline sar, ama suya sokma›› dedi.Tako mi je velel GOSPOD: Pojdi in si kupi prten pas in opaši ž njim ledja svoja, ali v vodo ga ne deni.
RAB bana, ‹‹Git, kendine keten bir kuşak satın alıp beline sar, ama suya sokma›› dedi.Tak rzekł Pan do mnie: Idź, a kup sobie pas lniany, a opasz nim biodra swoje; ale do wody nie kładź go.
RAB bana, ‹‹Git, kendine keten bir kuşak satın alıp beline sar, ama suya sokma›› dedi.Takto mi povedal Hospodin: Iď a kúpiš si ľanový opasok a opášeš ho na svoje bedrá, ale ho nedáš do vody.
RAB bana, ‹‹Git, kendine keten bir kuşak satın alıp beline sar, ama suya sokma›› dedi.Takto řekl Hospodin ke mně: Jdi a zjednej sobě pás lněný, a opaš jím bedra svá, do vody pak nedávej ho.
RAB bana, ‹‹Git, kendine keten bir kuşak satın alıp beline sar, ama suya sokma›› dedi.Така ми рече Господ: Иди та си купи ленен пояс, и опаши го на кръста си, но във вода не го туряй.
RAB bana, ‹‹Git, kendine keten bir kuşak satın alıp beline sar, ama suya sokma›› dedi.Так сказал мне Господь: пойди, купи себе льняной пояс и положи его на чресла твои, но в воду не клади его.
RAB bana, ‹‹Git, kendine keten bir kuşak satın alıp beline sar, ama suya sokma›› dedi.כה אמר יהוה אלי הלוך וקנית לך אזור פשתים ושמתו על מתניך ובמים לא תבאהו׃
RAB bana, ‹‹Git, kendine keten bir kuşak satın alıp beline sar, ama suya sokma›› dedi.هكذا قال الرب لي اذهب واشتر لنفسك منطقة من كتان وضعها على حقويك ولا تدخلها في الماء.
RAB bana, ‹‹Git, kendine keten bir kuşak satın alıp beline sar, ama suya sokma›› dedi.耶 和 華 對 我 如 此 說 、 你 去 買 一 根 麻 布 帶 子 束 腰 、 不 可 放 在 水 中
RAB bana, ‹‹Git, kendine keten bir kuşak satın alıp beline sar, ama suya sokma›› dedi.耶和華 對 我 如此 說 、 你 去 買 一 根 麻布 帶子 束腰 、 不 可 放在 水中
Rabbit KettleRabbit Kettle
Sen çok ketumdun,bu yüzden yetiştirilmesi konusunda hiş şüphelenmedi.Usted ha sido muy discreta, él no concía la verdad.
Sirke, makarna, ketçap!Azijn, spaghetti, ketchup!
Sirke, makarna, ketçap!Cuka, spaghetti, kecap!
Sirke, makarna, ketçap!Cuka, spaghetti, kecap!
Sirke, makarna, ketçap!Dấm, mì ống, nước sốt cà chua nấm!
Sirke, makarna, ketçap!- Dlaczego?
Sirke, makarna, ketçap!Du vinaigre, des spaghettis et du ketchup !
Sirke, makarna, ketçap!- Không. Sao?
Sirke, makarna, ketçap!- Não.
Sirke, makarna, ketçap!- Nem, miért?
Sirke, makarna, ketçap!- Ne, proč?
Sirke, makarna, ketçap!- Nie, prečo?
Sirke, makarna, ketçap!- Nu, de ce?
Sirke, makarna, ketçap!Ocet, špagety, kečup!
Sirke, makarna, ketçap! Sirke burada...¡Vinagre, spaghetti, ketchup! ahí esta el vinagre...
Sirke, makarna, ketçap!Vinäger, spagetti, ketchup!
Sirke, makarna, ketçap!Vinagre, espaguetis, salsa de tomate!
Sirke, makarna, ketçap!Аз не го правя нарочно.
Sirke, makarna, ketçap!Оцет, спагети, кетчуп!
Sirke, makarna, ketçap!Уксус, спагетти, кетчуп!
Sirke, makarna, ketçap!الخلّ وسباغيتي وصلصة
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod