ketçap ile cümle

ketçap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu mu? Ketçap da burada. Tamam...Boli?
- Çabuk, çabuk. Tamam! Sirke, makarna, ketçap!Boeun, Boeun, si v redu?
Doğru mu? Ancak maytap, avucunuzun içinde patlarsa... ...eliniz, patlamış bir ketçap şişesine benzer.Haga un puño alrededor del petardo y enciéndalo.
Doğru mu? Ancak maytap, avucunuzun içinde patlarsa... ...eliniz, patlamış bir ketçap şişesine benzer.Ha körbezárjuk a tenyerünkkel, felrobban.És...
Doğru mu? Ancak maytap, avucunuzun içinde patlarsa... ...eliniz, patlamış bir ketçap şişesine benzer.Je houdt 't in je gebalde vuist.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Imaginați-vă, pe când agit sticla de ketchup, vine cineva și atinge fundul sticlei.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Imaginem que, enquanto agito o frasco de ketchup, alguém se aproxima de mim e lhe dá umas pancadas na base.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Imaginen si mientras agito la botella de ketchup, alguien se acerca muy amablemente y la golpetea.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Immaginate, mentre agito la bottiglia di ketchup, appare qualcuno che gentilmente dà qualche colpetto per me.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.제가 케첩 병을 흔들고 있는데 어떤 사람이 제 등 뒤로 다가와 저를 친다고 상상해봅시다.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Powiedzmy, że gdy trzęsę butelką keczupu, ktoś uprzejmie podchodzi i puka ją w denko.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Predstavte si, že ako trepem tou fľašou, niekto ochotne pristúpi a poklepe mi na dno fľaše.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Představte si, že jak tak třepu onou lahví s kečupem, tak někdo ochotně přistoupí a poklepe mi na dno lahve.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Φανταστείτε, ενώ κουνάω την κέτσαπ, κάποιος πολύ ευγενικά έρχεται και χτυπάει τον πάτο του μπουκαλιού.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Представете си, че докато разклащам бутилката с кетчуп, някой идва близо до мен и ме потупва по гърба.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Представьте, когда я трясу бутылку кетчупа, кто-то очень добрый подходит ко мне и стучит ею по спине.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.Уявіть собі, як я трясу пляшку кетчупу, хтось дуже по-доброму до мене підходить і стукає мене в спину.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.נדמיין שבעודי מנער את בקבוק הקטשופ, מישהו בא וטופח עליו מאחור כדי לעזור לי.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.تخيل، بينما أنا بصدد هزّ زجاجة الكاتشب، يأتي شخص ويقوم بكلّ لطف بمساعدتي بضرب الزجاجة من فوق.
Düşünün ki bu ketçap şişesini sallarken, biri yanıma gelip kibarca şişenin arkasına vuruyor.だれかが親切にもケチャップを叩いてくれたとしましょう この外部からの干渉は 感覚からの入力に
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.A maradék idő azzal telik, hogy "ne könyökölj az asztalra", "add ide a ketchupot".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.De rest wordt in beslag genomen door: "je ellebogen van tafel" en "geef de ketchup door".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Der Rest wird mit "Nimm die Ellenbogen vom Tisch" und "Reich mir mal das Ketchup" verbraucht.
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.El resto es, "no subas los codos a la mesa" y "pásame la salsa de tomate".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Il resto viene passato tra un "togli i gomiti dal tavolo" e un "passami il ketchup".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.나머지는 "팔꿈치를 식탁에서 떼거라", 혹은 "케쳡 좀 건내줄래" 같은 대화로 채워지죠.
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Le reste est pris par les " ne mets pas les coudes sur la table " et "passe le ketchup ".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Phần còn lại là: "Bỏ khủyu tay khỏi bàn đi con!", "Đưa chai tương cà cho bố!"
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Resztę czasu zajmują "zdejm łokcie ze stołu" i "podaj mi ketchup".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Sisanya diisi oleh "itu sikutnya jangan ditaro di atas meja" dan "tolong oper sausnya."
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Το υπόλοιπο αναλώνεται σε φράσεις όπως: "πάρε τους αγκώνες απ'το τραπέζι" και "πιάσε μου το κέτσαπ".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Остальное время уходит на "убери локти со стола" и "передай кетчуп".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Останалата част е "Свали си лактите от масата" и "подай кетчупа."
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.Решта часу - це "зніми лікті зі столу" та "передай кетчуп".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.יתר הזמן נגזל ב"תוריד מרפקים מהשולחן" ו"תעבירי את הקטשופ".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.كل الوقت الباقي عبارة عن ملاحظات... "إتزع مرفقيك عن الطاولة" أو "مرّر الصلصة".
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.その10分を 1日のどこかに移せば 同様の効果を得られます
Ketçap da burada.Aquí, el ketchup está aquí.
Ketçap da burada.Di sini, saus tomat di sini.
Ketçap da burada.Di sini, saus tomat di sini.
Ketçap da burada.Här är ketchup här.
Ketçap da burada.Hier is de ketchup is hier.
Ketçap da burada.Le ketchup est là.
Ketçap da burada.Nước sốt đây rồi.
Ketçap da burada. Tamam...Tak, tady máš kečup, jo...
Ketçap da burada. Tamam...Кетчупът...
Ketçap da burada. Tamam...هنا، الصلصة هنا. حسناً
Ketçap da burada.Вот кетчуп.
Ketçap işinde çok iyi şeyler yaptılar.Au reuşit în afacerea cu ketchup.
Ketçap işinde çok iyi şeyler yaptılar.Egész jól megy nekik a ketchup üzlet.
Ketçap işinde çok iyi şeyler yaptılar.Hanno lavorato bene nel settore del ketchup.
Ketçap işinde çok iyi şeyler yaptılar.¿Han oido hablar de ellos? Les fue muy bien con el negocio del ketchup.
Ketçap işinde çok iyi şeyler yaptılar.Ils se sont bien débrouillés dans le milieu du ketchup.
Ketçap işinde çok iyi şeyler yaptılar.Ken je die? Ze boerden niet slecht in de ketchupbusiness.
Ketçap işinde çok iyi şeyler yaptılar.케첩 사업으로 잘 나가는 그 회사 말입니다.
Ketçap işinde çok iyi şeyler yaptılar.Odnieśli sukces w branży produkcji keczupów.
Ketçap işinde çok iyi şeyler yaptılar.Sie hatten etwas Erfolg im Ketchup-Geschäft
Ketçap işinde çok iyi şeyler yaptılar.Те се водещи в бизнеса с кетчуп.
Ketçap işinde çok iyi şeyler yaptılar.Это известный производитель кетчупа.
Ketçap işinde çok iyi şeyler yaptılar.הם הצליחו לא רע בעסקי הקטשופ.
İlgili Sayfalar