Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi, Kralların aklından geçen de kestirilemez.Taivaan korkeus ja maan syvyys ja kuningasten sydän on tutkimaton.
Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi, Kralların aklından geçen de kestirilemez.Vysokosti nebes, a hlubokosti země, a srdce králů není žádného vystižení.
Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi, Kralların aklından geçen de kestirilemez.Wysokość niebios, i głębokość ziemi, i serce królów nie są doścignione.
Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi, Kralların aklından geçen de kestirilemez.Ο ουρανος κατα το υψος και η γη κατα το βαθος και η καρδια των βασιλεων ειναι ανεξερευνητα.
Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi, Kralların aklından geçen de kestirilemez.Височината на небето и дълбочината на земята И сърцата на царете са неизследими.
Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi, Kralların aklından geçen de kestirilemez.Как небо в высоте и земля в глубине, так сердце царей – неисследимо.
Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi, Kralların aklından geçen de kestirilemez.שמים לרום וארץ לעמק ולב מלכים אין חקר׃
Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi, Kralların aklından geçen de kestirilemez.السماء للعلو والارض للعمق وقلوب الملوك لا تفحص.
Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi, Kralların aklından geçen de kestirilemez.天 之 高 、 地 之 厚 、 君 王 之 心 也 測 不 透
Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi, Kralların aklından geçen de kestirilemez.天 之 高 、 地 之 厚 、 君王 之心 也 測 不透
Görebiliyor musun? Şimdi izin verin kestirme yoldan sonuca gideyim...Maintenant, permets-moi d'aller droit au but :
Görebiliyor musun? Şimdi izin verin kestirme yoldan sonuca gideyim...Teď, nechte mě rozetnout to přímo do konce.
Grafiğin genel şeklini kestirmeye çalışıyoruz.Bem, nós poderíamos dizer apenas 2,9 e ele se manteve em curso.
Grafiğin genel şeklini kestirmeye çalışıyoruz.Bueno, sólo podríamos decir 2.9 y lo mantiene pasando.
Grafiğin genel şeklini kestirmeye çalışıyoruz.Nou, kunnen we gewoon zeggen 2.9 en het bleef gaan.
Grafiğin genel şeklini kestirmeye çalışıyoruz.Snažíme sa len dostať tvar tohoto grafu.
Grafiğin genel şeklini kestirmeye çalışıyoruz.Snažíme se jen dostat tvar toho grafu.
Grafiğin genel şeklini kestirmeye çalışıyoruz.اننا نحاول الحصول على الشكل العام للرسم البياني
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Elle a égorgé ses victimes, mêlé son vin, Et dressé sa table.
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Giết các con thú mình , pha rượu_nho mình , Và dọn bàn tiệc mình rồi .
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Giết các con thú mình, pha rượu nho mình, Và dọn bàn tiệc mình rồi.
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Hän on teuraansa teurastanut, viininsä sekoittanut ja myöskin pöytänsä kattanut.
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Ha ucciso gli animali, ha preparato il vino e ha imbandito la tavola
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Het vlees is gebraden, de wijn staat klaar en de tafel is gedekt.
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Hon har slaktat sin boskap, blandat sitt vin, hon har jämväl dukat sitt bord
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Hun har slaktet sitt slaktefe, blandet sin vin og dekket sitt bord;
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Ia telah memotong ternak untuk pesta, mengolah air anggur dan menyediakan hidangan
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.já imolou as suas vítimas, misturou o seu vinho, e preparou a sua mesa.
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.짐승을 잡으며 포도주를 혼합하여 상을 갖추고
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.mata sus animales, mezcla su vino y pone su mesa
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Megölte vágnivalóit, kitöltötte borát, asztalát is elkészítette.
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Pobiła bydło swoje, roztworzyła wino swoje, i stół swój przygotowała;
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.pobila svoj dobytok; pomiešala svoje víno, ba pripravila i svoj stôl;
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.schlachtete ihr Vieh und trug ihren Wein auf und bereitete ihren Tisch
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Şi -a junghiat vitele, şi -a amestecat vinul, şi -a pus masa.
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.slagted sit Kvæg og blanded sin Vin, hun har også dækket sit Bord;
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.zaklala je živali svoje, zmešala vino svoje, tudi mizo svojo je pripravila;
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Zbila dobytek svůj, smísila víno své, stůl také svůj připravila.
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.εσφαξε τη σφαγια αυτης, εκερασε τον οινον αυτης, και ητοιμασε την τραπεζαν αυτης
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.Закла животните си, смеси виното си И сложи трапезата си,
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.заколола жертву, растворила вино свое и приготовила у себя трапезу;
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.טבחה טבחה מסכה יינה אף ערכה שלחנה׃
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.ذبحت ذبحها مزجت خمرها. ايضا رتبت مائدتها.
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.宰 殺 牲 畜 、 調 和 旨 酒 、 設 擺 筵 席
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.宰殺 牲畜 、 調 和 旨酒 、 設擺 筵席
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.A zarazem posławszy król kata, rozkazał przynieść głowę jego.
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.És azonnal hóhért küldvén a király, megparancsolá, hogy hozzák el annak fejét.
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.Il envoya sur-le-champ un garde, avec ordre d`apporter la tête de Jean Baptiste.
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.I poslav hned kata, rozkázal přinésti hlavu Janovu.
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.Ja kohta kuningas lähetti henkivartijan ja käski tuoda Johanneksen pään.
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.왕이 곧 시위병 하나를 보내어 요한의 머리를 가져오라 명하니 그 사람이 나가 옥에서 요한을 목 베어
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.Og Kongen sendte straks en at Vagten og befalede at bringe hans Hoved
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.Og straks sendte kongen en av sin livvakt avsted og bød ham hente hans hode.
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.Preto kráľ hneď poslal kata a rozkázal doniesť hlavu Jánovu.
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.Subito il re mandò una guardia con l'ordine che gli fosse portata la testa
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.Vua liền sai một người lính thị vệ truyền đem đầu Giăng đến.
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.Vua liền sai một người lính thị_vệ truyền đem đầu Giăng đến .
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.И тотчас, послав оруженосца, царь повелел принести голову его.
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.І зараз піславши цар ката, звелїв принести голову його; він же пійшовши, стяв його в темниці.
Hemen bir cellat gönderip Yahyanın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahyanın başını kesti.ומיד שלח המלך אחד הטבחים ויצוהו להביא את ראשו׃