Ana içeriğe geç
Sözlük

kesti ile cümle

kesti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Denklemimiz bu ve bunun ekseni nerede kestiğini göreceğiz. .Also das ist die Gleichung, und wir sehen, wo es die x-Achse schneidet.
Denklemimiz bu ve bunun ekseni nerede kestiğini göreceğiz. . Nerede sıfıra eşitleniyor?Esta es la ecuación donde veremos donde es que intersecta con el eje x.
Denklemimiz bu ve bunun ekseni nerede kestiğini göreceğiz. . Nerede sıfıra eşitleniyor?To jest "a", to jest "b" i to tutaj jest "c"
Denklemimiz bu ve bunun ekseni nerede kestiğini göreceğiz. .그러니까 이게 그 방정식 입니다. 그리고 우리는 x 축과의 교점이 어디인지 알아 볼 것입니다.
Denklemimiz bu ve bunun ekseni nerede kestiğini göreceğiz. .Где график этого уравнения пересечет ось x?
Denklemimiz bu ve bunun ekseni nerede kestiğini göreceğiz. .Това ни е уравнението и ще видим къде се пресича с оста на х-а. Къде е равно на нула?
Devlet arazi ve sularındaki üretim ruhsatlarının ne kadarını kestiniz?Wie viel Sie schneiden Lizenzen und Genehmigungen auf Bundesland und föderalen Gewässer? \
Diyelim ki, bu nokta --çemberi kestiği yerden-- x, y olsun. .E diciamo che questo punto, dove interseca la circonferenza --- chiamiamo questo punto qui (x, y).
Diyelim ki, bu nokta --çemberi kestiği yerden-- x, y olsun. .La hipotenusa es este radio, cierto?
Diyelim ki, bu nokta --çemberi kestiği yerden-- x, y olsun. .Координаты точки, в которой радиус пересекает окружность, - (x,y).
Doğru bir önerme yerine kestirim dememizin nedeni, bu örüntünün devam edip etmediğini bilmememiz. -이것이 100프로 사실인 명제와 반대되는 추측인 이유는 이 패턴이 계속
Doğru bir önerme yerine kestirim dememizin nedeni, bu örüntünün devam edip etmediğini bilmememiz. -السبب في أن هذا حدس أي معارض ل لحالة التاكد 100%، أننا لا نعرف
Doğru değil. Romney: O halde, ne kadar kestiniz?Nicht wahr. \ ROMNEY: wie viel Sie schneiden Sie sie bis dahin? \
Doğru değil, Vali Romney. Romney: O halde ne kadar kestiniz?Nicht wahr, Gouverneur Romney. \ ROMNEY: wie viel Sie schneiden (unhörbar)? \
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.A nejen že potlačí oběh dopaminu, ale vypnou sexuální energii.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Donc, non seulement le circuit de dopamine est coupé mais ils effacent le besoin sexuel.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.E non solo deprimono la dopamina, ma anche il desiderio sessuale.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Inte bara hämmar medicinerna dopaminkretsen, de dödar även sexlusten.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Không chỉ chúng triệt tiêu tụ điện não dopamine, chúng còn giết chết ham muốn tình dục.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.도파민 회로를 막는 것뿐만 아니라, 성욕도 죽입니다.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Não só suprimem o circuito da dopamina mas também matam o desejo sexual.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Ne samo, da zavirajo dopaminski krog, ubijejo tudi spolno slo.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Nielenže potlačia obeh dopamínu, ale aj zabijú sexuálnu energiu.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Niet alleen onderdrukken zij het dopaminecircuit, maar ze vermoorden de seksdrive.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.No sólo suprime el circuito de la dopamina, sino que mata el deseo sexual.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Nu numai că taie circuitul dopaminei, dar elimină şi dorinţa sexuală.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Ograniczając dopaminę, leki likwidują popęd płciowy.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Und nicht nur, dass der Dopaminkreislauf unterdrückt wird, der Sextrieb wird ausgelöscht.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Όχι μόνο καταστέλλουν το κύκλωμα της ντοπαμίνης αλλά σκοτώνουν τη διάθεση για σεξ.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Лекарства не только нарушают циркуляцию дофамина, они убивают сексуальное желание.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Медикаменти не лише зменшують циркуляцію дофаміну, а й вбивають сексуальний потяг.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.Не само че подтискат работата на допамина, но и убиват желанието за секс.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.לא רק שהם מדכאים את מעגל הדופאמין, הם הורגים את הדחף המיני.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.ليس فقط تقوم العقاقير بالضغط على حلقة الدوبامين، لكنها تقتل الدافع الجنسي كذلك.
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.性欲を損なえばオルガズムを損なうことにもなります
Dopamin devresini kestikleri gibi, seks dürtüsünü de öldürüyor.抗抑鬱藥唔單只抑制多巴胺,佢仲會會埋沒性慾
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Bármit is fogsz fel a helyzetedből az annak a környezetnek a kivonata lesz, amiben felnőttél.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Cokoli si o své situaci představíte je odvozeno od prostředí, v němž jste vyrůstali.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Čokoľvek si o svojej situácií predstavíte je odvodené od prostredia, v ktorom ste vyrastali.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Cokolwiek wymyślisz w twojej sytuacji jest ekstrapolacją ze środowisk, w których dorastałeś.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Cualquier cosa que pienses acerca de tu situación es una extrapolación del ambiente en el cual creciste.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Orice ai concepe despre situația ta este o extrapolare a mediului în care ai crescut.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Wat je ook maar bevat over je situatie is een extrapolatie van de omgeving waarin je bent opgegroeid.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Οτιδήποτε φαντάζεσαι για την κατάσταση σου αποτελεί προέκταση του περιβάλλοντος του οποίου μεγάλωσες.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Всички мисли за настоящата ви ситуация са определени от средата, в която сте израснали.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.Как бы ты не оценил свою ситуацию, это будет экстраполяция из твоей окружающей среды, в которой ты вырос.
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.כל מה שאתם תופסים על מצבכם הוא חיוץ מהסביבה בא גדלתם
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.ايّا كان ما تعتقده عن وضعك ليس سوى تخمين متاصل من البيئة التي كبرت فيها
Durumunla ilgili idrak ettiğin her ne ise kestirimlerin, içinde büyüdüğün ortamlarla ilintilidir.生きてきた環境から推測されます それ以外は知覚できません。
Eğer bir şey kestiğinde kanamıyorsa, babam kesildiğini anlamaz."Als je ergens in snijdt en het bloedt niet, begrijpt mijn papa het niet."
Eğer bir şey kestiğinde kanamıyorsa, babam kesildiğini anlamaz."Dacă nu sângerează când tai apoi tata nu pricepe asta."
Eğer bir şey kestiğinde kanamıyorsa, babam kesildiğini anlamaz."Jeśli coś nie krwawi, gdy to przetniesz, mój tatuś tego nie pojmuje."
Eğer bir şey kestiğinde kanamıyorsa, babam kesildiğini anlamaz. (Kahkahalar)"Якщо не йде кров, коли ти ріжеш що-небудь, мій тато цього не розуміє" (Сміх)
Eğer bir şey kestiğinde kanamıyorsa, babam kesildiğini anlamaz.만약 네가 뭔가를 잘랐는데 피가 나지 않으면, 우리 아빠는 이해하지를 못해.
Eğer bir şey kestiğinde kanamıyorsa, babam kesildiğini anlamaz.Nếu bạn cắt mà không chảy máu, thì bố tớ sẽ không hiểu được đâu.
Eğer bir şey kestiğinde kanamıyorsa, babam kesildiğini anlamaz."Se non sanguina quando lo tagli, mio papà non lo capisce."
Eğer bir şey kestiğinde kanamıyorsa, babam kesildiğini anlamaz.Si ça ne saigne pas quand on le coupe, mon papa ne le comprend pas.
Eğer bir şey kestiğinde kanamıyorsa, babam kesildiğini anlamaz."Wenn es nicht blutet, wenn du es schneidest, dann versteht mein Papa es nicht."
Eğer bir şey kestiğinde kanamıyorsa, babam kesildiğini anlamaz."Ако от нещо не тече кръв, като го срежеш, татко ми не го разбира."
Eğer bir şey kestiğinde kanamıyorsa, babam kesildiğini anlamaz."Если что-нибудь разрезать и оттуда не пойдёт кровь, мой папа этого не поймёт".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod