‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,Um pouco para dormir, um pouco para toscanejar, um pouco para cruzar os braços em repouso;
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,Un peu de sommeil, un peu d`assoupissement, Un peu croiser les mains pour dormir!...
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,Un poco de dormir, un poco de dormitar y un poco de cruzar las manos para reposar
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,un po' dormire, un po' sonnecchiare, un po' incrociare le braccia per riposar
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,Un po' dormire, un po' sonnecchiare, un po' incrociare le braccia per riposar
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,Ολιγος υπνος, ολιγος νυσταγμος, ολιγη συμπλοκη των χειρων εις τον υπνον
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,„немного поспишь, немного подремлешь, немного, сложив руки, полежишь, –
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,Немного поспишь, немного подремлешь, немного, сложив руки, полежишь:
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,Още малко спане, малко дрямка, Малко сгъване на ръце за сън,
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,Още малко спане, малко дрямка, Малко сгъване на ръце за сън, -
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,מעט שנות מעט תנומות מעט חבק ידים לשכב׃
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,قليل نوم بعد قليل نعاس وطي اليدين قليلا للرقود.
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,نوم قليل بعد نعاس قليل وطي اليدين قليلا للرقود
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,再 睡 片 時 、 打 盹 片 時 、 抱 著 手 躺 臥 片 時
‹‹Biraz kestireyim, biraz uyuklayayım, Ellerimi kavuşturup şöyle bir uyuyayım›› demeye kalmadan,再 睡 片時 、 打盹 片時 、 抱 著手 躺 臥片時
Birçok Amerikalı bu başkandan umudu kesti, ama pes etmeyi asla düşünmediler.الكثير من الاميريكيين قد فقدوا الامل في الرئيس ولكنهم بالتأكيد لم يفقدوا الامل في انفسهم ولا في بعضهم البعض
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Ahora bien, mucha gente ha abandonado el gobierno.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Beaucoup de gens ont renoncé au gouvernement.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Foarte multi și-au pierdut încrederea în cei care îi reprezintă.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Giờ đây có rất nhiều người mất niềm tin vào chính phủ.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Há muita gente que perde a esperança no governo.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Heute hat eine Menge Leute die Regierung aufgegeben.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.이제 많은 사람들이 정부를 포기했습니다.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Molti si sono rassegnati a una cattiva amministrazione.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Nu hebben veel mensen de overheid afgeschreven.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Rengeteg ember már lemondott a közigazgatásról.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Teraz mnoho ľudí neverí štátu.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.V současnosti už spousta lidí na státní správu zanevřela.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Wielu ludzi straciło wiarę w państwo.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Τώρα, πολλοί έχουν παρατήθει για την κυβέρνηση.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Багато людей поставило хрест на уряді.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Многие люди поставили крест на правительстве.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Много хора са се отчаяли от правителството.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.הרבה אנשים ויתרו על הממשל.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.الآن الكثير من الناس قد يئسوا من الحكومة.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.もしあなたがそうだとしたら
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.A mnohí stlali svoje rúcha na cestu, a iní sekali letorasty so stromov a stlali na cestu.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.A wiele ich słali szaty swoje na drodze; drudzy zasię obcinali gałązki z drzew, i słali na drodze.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.E molti stendevano i propri mantelli sulla strada e altri delle fronde, che avevano tagliate dai campi
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Ja monet levittivät vaatteensa tielle, ja toiset lehviä, joita katkoivat kedoilta.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.많은 사람은 자기 겉옷과 다른이들은 밭에서 벤 나무가지를 길에 펴며
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Mnogi pa pogrnejo oblačila svoja po cesti; a drugi steljejo mladičje, ki so ga nasekali po polju.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Mnozí pak stlali roucha svá na cestě, a jiní ratolesti sekali z stromů, a metali na cestu.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Muchos tendieron sus mantos por el camino, y otros cortaban ramas de los árboles
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Muitos também estenderam pelo caminho os seus mantos, e outros, ramagens que tinham cortado nos campos.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Mulţi oameni îşi aşterneau hainele pe drum, iar alţii presărau ramuri, pe cari le tăiaseră depe cîmp.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Nhiều người trải áo mình trên đàng ; lại có kẻ rải nhánh cây chặt trong đồng_ruộng .
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Nhiều người trải áo mình trên đàng; lại có kẻ rải nhánh cây chặt trong đồng ruộng.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Och många bredde ut sina mantlar på vägen, andra åter skuro av kvistar och löv på fälten och strödde på vägen.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Og mange bredte deres Klæder på Vejen, andre Kviste, som de afskare på Markerne.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Og mange bredte sine klær på veien, andre løvkvister, som de hadde hugget på markene.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.И мнозина напостлаха дрехите си по пътя, а други_— клони, като ги сечеха от нивите.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Многие же постилали одежды свои по дороге; а другие резали ветви с дерев и постилали по дороге.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.Многі ж одежу свою розстилали по дорозі, инші ж гіллє різали з дерев, і встилали дорогу.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.ורבים פרשו את בגדיהם על הדרך ואחרים כרתו ענפים מן העצים וישטחו על הדרך׃
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.وكثيرون فرشوا ثيابهم في الطريق. وآخرون قطعوا اغصانا من الشجر وفرشوها في الطريق.
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.有 許 多 人 、 把 衣 服 鋪 在 路 上 、 也 有 人 把 田 間 的 樹 枝 砍 下 來 、 鋪 在 路 上
Birçokları giysilerini, bazıları da çevredeki ağaçlardan kestikleri dalları yola serdiler.有 許 多 人 、 把 衣服鋪 在 路上 、 也 有 人 把 田間 的 樹枝 砍下 來 、 鋪 在 路上
Bir de bu kenara yapalım. Kestirmeye çalışıyorum...Deci, doar la ochi, acesta in mare arata precum puncul din mijloc.
Bir de bu kenara yapalım. Kestirmeye çalışıyorum...다른 변의 수직 이등분 선도 그려봅시다