Ana içeriğe geç
Sözlük

keskin ile cümle

keskin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Hiç bir zaman "Gün bugündür, ţimdi duruţumuzu keskinleţtirmemiz gerek." dediđimiz bir an olmamýţtý..."Ok, dobbiamo galvanizzare l'opposizione perché oggi è il giorno importante...".
Hiç bir zaman "Gün bugündür, ţimdi duruţumuzu keskinleţtirmemiz gerek." dediđimiz bir an olmamýţtý..."Εντάξει,πρέπει να κινητοποιήσουμε την αντιπολίτευση σήμερα, γιατί σήμερα έχει σημασία αυτό..."
Hiç bir zaman "Gün bugündür, ţimdi duruţumuzu keskinleţtirmemiz gerek." dediđimiz bir an olmamýţtý..."Добре, нужно е да генерираме опозиция днес, защото днес е времето, когато това е от значение... "
Hiç bir zaman "Gün bugündür, ţimdi duruţumuzu keskinleţtirmemiz gerek." dediđimiz bir an olmamýţtý..."Ладно, мы должны гальванизировать оппозицию сегодня, потому что сегодня, когда это имеет значение... "
Hiç bir zaman "Gün bugündür, ţimdi duruţumuzu keskinleţtirmemiz gerek." dediđimiz bir an olmamýţtý...:لكن لم توجد لحظة معينة التي قيل فيها "علينا أن نحشد المعارضة اليوم لأنها اليوم هي المهم"
Hiç bir zaman "Gün bugündür, ţimdi duruţumuzu keskinleţtirmemiz gerek." dediđimiz bir an olmamýţtý...「よし、我々には今こそ反対論の活性化が必要だ、なぜなら......」 私の見るところ、今回のアーロン・スワーツへの起訴は オバマ政権を政治的脅威と見る
Hızlı, keskin ve minimalist. NameHiter, čist in minimalističen. Name
Hızlı, keskin ve minimalist. NameHurtig, skarp og minimalistisk. Name
Hızlı, keskin ve minimalist. NameNhanh, sắc, và gọn nhẹName
Hızlı, keskin ve minimalist. NamePieni, terävä ja minimalistinenName
Hızlı, keskin ve minimalist. NameRapid, clar și minimal. Name
Hızlı, keskin ve minimalist. NameSchnell, sauber, minimalistischName
Hızlı, keskin ve minimalist. NameSnel, schoon en minimalistisch.Name
Hızlı, keskin ve minimalist. NameVeloce, semplice e minimalistaName
Hızlı, keskin ve minimalist. NameΓρήγορο, καθαρό, και μινιμαλιστικό. Name
Hızlı, keskin ve minimalist. Nameמהיר, נקי, ומינימליסטי. Name
Hızlı, keskin ve minimalist. Nameسريع حاد و. Name
Holmes tekrar görmek için keskin bir arzu onun olağanüstü güçler istihdam ne kadar biliyoruz.다시 홈즈를보고하고 싶다고 열망 그의 비범한 능력을 고용 얼마나 알아요.
Holmes tekrar görmek için keskin bir arzu onun olağanüstü güçler istihdam ne kadar biliyoruz.הרצון להוט לראות הולמס שוב, כדי יודע איך הוא היה העסקת כוח יוצא דופן שלו.
Holmes tekrar görmek için keskin bir arzu onun olağanüstü güçler istihdam ne kadar biliyoruz.تحرص الرغبة في رؤية هولمز مرة أخرى ، وإلى أعرف كيف كان يعمل سلطاته الاستثنائية.
Holmes tekrar görmek için keskin bir arzu onun olağanüstü güçler istihdam ne kadar biliyoruz.彼は並外れた力を採用した方法を知っている。 私が見上げるさえとしての彼の部屋は見事に、点灯していた、私が見た彼のスペア、背の高い
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.Are un absorbant de şocuri şi face un sunet 'shhhhh' când sari pe el.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.Det har en stötdämpare i sig, så "shhhh", det låter när man hoppar omkring på det.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.Er zit een schokbreker in, dus het maakt een gaaf "Shhhh"-geluid als je er mee rondspringt.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.Es hat einen eingebauten Stoßdämpfer, es macht "Shhhh," ein nettes Geräusch wenn Du darauf umherspringst.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.Hanno un ammortizzatore dentro, si sente questo "shhhh", questo suono pulito quando ci salti sopra.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.Je v nej tlmič nárazov, takže vydáva taký jemný, sykavý zvuk, keď v nich poskakujem.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.이건 완충기가 있어서 점프를 할 때면
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.Mají v sobě pohlcovač otřesů, takže dělají takový "ššš" zvuk, když na nich poskakujete.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.Nó có chống sốc bên trong nên nó, như, "Suỵt", tạo âm thanh gọn gàng khi bạn nhảy quanh trên nó.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda. Tamam.Il possède un absorbeur de chocs dedans, alors ça fait ce son particulier "Shhh" quand on saute avec.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda. Tamam.Mają amortyzator, który tak fajnie syczy... ...kiedy na nich skaczę.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.Tem um absorvente de choque por isso faz, tipo, "shhhh" faz este barulho fixe quando saltas com elas.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.Tienen un amortiguador integrado, así que hace un ruido como "Shhhh" cuando brincas en ellas.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.Van benne rezgéscsillapító, olyan klassz "Shhhh" hangot ad ki amikor körbeugrálsz vele.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.Έχει αποσβεστήρα κραδασμών, και ετσι κανει, "Σσσσ", κάνει ωραίο ήχο όταν κάνεις αλματάκια.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.Той има вграден амортисьор, затова издава един приятен звук - "шшшт", когато подскачаш на него.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.У нее есть амортизатор, который издает "Шшш", классный звук, когда прыгаешь на нет.
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.יש בתוכה בולם זעזועים, היא עושה רעש מגניב של "שששש"
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.فهي تملك ممتص صدمات .. تصدر صوتا كهذا " سسسهههه "
İçinde şok emiciler var, "Shhhh," gibi keskin bu sesi çıkarıyor. üzerinde zıpladığınızda.「シーッ」って面白い音がするの
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Allettando le persone con una carota più dolce o minacciandole con un bastone più appuntito.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Atraer a las personas con una zanahoria más dulce, o amenazarlas con un palo afilado.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Cám dỗ con người với một củ cà rốt ngọt, hoặc dọa nạt họ với một cây gậy sắc bén.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.D'attirer les gens avec des carottes plus douces ou de les menacer avec un bâton plus pointu.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.De a stimula oamenii cu o recompensă mai dulce, sau de a-i ameninţa cu o pedeapsă mai aspră.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Ha nem csábítgatjuk az embereket édesebb mézesmadzaggal, vagy nem fenyegetjük őket élesebb ostorral.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.혹은 더 가혹한 처벌로 위협하는 등의 잘못된 결정을 하지 않아야 합니다.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Memikat orang dengan permen yang lebih manis. atau mengancam dengan cambuk yang lebih besar.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Om mensen te lokken met een grotere beloning, of te bedreigen met een hardere straf.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Seduzir pessoas com uma cenoura mais doce, ou ameaçá-las com um chicote mais rijo.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Vábit lidi na ještě sladší cukr, nebo vyhrožovat jim ještě tvrdším bičem.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Vábiť ľudí na ešte sladší cukor, alebo vyhrážať sa im ešte hrubším bičom.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Να δελεάζουμε τους εργαζόμενους με πιο μυρωδάτα καρότα, ή να τους απειλούμε με πιο μυτερά ραβδιά.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.А саме, заохочувати людей солодшим пряником або погрожувати більшим батогом.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Да примамваме хората с по-сладък морков, или да ги заплашваме с по-дебела тояга.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.Привлекать пряником послаще - не решение, угрожать кнутом подлиннее - не решение.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.הפתרון אינו לעשות עוד מהדברים השגויים. לתת לאנשים תמריצים עם גזר מתוק יותר, או לאיים עליהם עם מקל חד יותר.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.كإغراء الناس بجزرة أكثر حلاوة، أو تهديدهم بعصى أغلظ.
İnsanları daha tatlı havuçlarla baştan çıkarmak, veya daha keskin bir çubukla tehdit etmek değildir.より鋭いムチで脅すのはやめることです まったく新しいアプローチが必要なのです
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod