Yani bu nedir? BuradavVücudundan kesitsel görüntüler alıyoruz.Hier sehen wir einen Querschnitt ihres Körpers.
Yani bu nedir? BuradavVücudundan kesitsel görüntüler alıyoruz.그녀의 몸의 절단면을 촬영했다는 뜻인데요.
Yani bu nedir? BuradavVücudundan kesitsel görüntüler alıyoruz.On a pris une section en coupe de son corps.
Yani bu nedir? BuradavVücudundan kesitsel görüntüler alıyoruz.Şi ce este asta, este o secţiune transversală prin corpul ei.
Yani bu nedir? BuradavVücudundan kesitsel görüntüler alıyoruz.We nemen een dwarsdoorsnede van haar lichaam hier.
Yani bu nedir? BuradavVücudundan kesitsel görüntüler alıyoruz.Здесь мы рассматриваем поперечное сечение ее тела.
Yani bu nedir? BuradavVücudundan kesitsel görüntüler alıyoruz.Тук снимаме тялото й в разрез.
Yani bu nedir? BuradavVücudundan kesitsel görüntüler alıyoruz.ובכן, מה שיש כאן זה שאנחנו לוקחים תמונת חתך של הגוף שלה כאן.
Yani bu nedir? BuradavVücudundan kesitsel görüntüler alıyoruz.و هذا مقطع عرضي لجسمها
Yani bu nedir? BuradavVücudundan kesitsel görüntüler alıyoruz.中央の部分が心臓です
Yani her kesitin alanını çok küçük bir genişlikle çarparız ve ince bir dilim buluruz. -Nous prenons donc l'aire de chacune de ces section croisées, et nous la multiplions par une petite
Yani saç telimin bir kesitini alsaydınız, uzunluğuna değil, enine ve deseydim ki:Există un milion atomi de carbon.
Yani saç telimin bir kesitini alsaydınız, uzunluğuna değil, enine ve deseydim ki:Jadi jika Anda mengambil lintas-bagian rambut saya, tidak panjang,
Yani saç telimin bir kesitini alsaydınız, uzunluğuna değil, enine ve deseydim ki:그러니까.. 제 머리카락의 단면을 보면, 길이가 아니라 단면이요.. 머리카락의 폭이라..
Yani saç telimin bir kesitini alsaydınız, uzunluğuna değil, enine ve deseydim ki:Pokud tedy vezmete průřez mého vlasu, ne délku, ale šířku vlasu a řeknu vám:
Yani saç telimin bir kesitini alsaydınız, uzunluğuna değil, enine ve deseydim ki:כך שאם תקחו חתך רוחבי של השיער שלי, לא האורך.
Yani saç telimin bir kesitini alsaydınız, uzunluğuna değil, enine ve deseydim ki:فإذا أخذت مقطع عرضي من شعري، ليس الطول عرض شعري
Yani saç telimin bir kesitini alsaydınız, uzunluğuna değil, enine ve deseydim ki:私の髪の太さ方向と考えて, それは炭素原子でいくつ分になりますか?
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Abbiamo ottenuto un piccolo frammento di un pensiero e potevamo vederlo davanti a noi.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Astfel, am obţinut un mic fragment de gând, pe care l-am văzut chiar în faţa ochilor noştri.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Chúng tôi có một dòng suy nghĩ nho nhỏ và có thể trông thấy nó ngay trước mắt
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Donc on a obtenu un petit fragment de pensée, qu'on pouvait voir devant nos yeux.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Így elkaptunk egy gondolatfoszlányt, és láthattuk azt magunk előtt.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.우리는 생각의 한 단편을 잡아 그것을 눈으로 볼 수 있었습니다.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Så vi fik en lille bid af en tanke, og vi kunne se det foran os.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Tako smo dobili majhen košček misli in lahko smo ga videli pred nami.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Takže máme malý kousek myšlenky a máme ji takto viditelně před sebou.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Tínhamos então um pequeno fragmento de um pensamento, e fomos capazes de vê-lo em nossa frente.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Tomamos un pequeño fragmento de un pensamiento, y lo pudimos ver al frente.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Uchwyciliśmy więc skrawek myśli. Mieliśmy go przed oczami.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.We hadden dus een klein stukje van een gedachte en we konden het met eigen ogen zien.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Wir haben hier ein Gedankenbruchstück, das wir vor uns sehen konnten.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Έτσι, πήραμε ένα μικρό δείγμα μιας σκέψης... και μπορούσαμε να τη δούμε μπροστά μας.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Нам удалось поймать крошечный фрагмент мысли и рассмотреть его.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.Получихме отрязък на мисъл и можахме да я видим.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.אז קיבלנו את פיסת מחשבה קטנה, יכולנו לראות אותה לפנינו.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.لقد تحصّلنا على نتف صغيرة من "فكرة"، و استطعنا أن نرى ذلك أمام أعيننا.
Yani ufacık bir düşünce kesitini alıp, önümüzde görebildik.思考の断片をつかまえ 可視化することができたのです 私は学生たちにこう言います
Yaptığım tek yeni şey kuvveti kesit alana bölüp basıncı bulmak oldu. -Jediná vec, ktorú sme urobili bola delenie, máme pojem plošný obsah oblasti a máme pojem o tlaku.
Yaptığım tek yeni şey kuvveti kesit alana bölüp basıncı bulmak oldu. - -Jedyną nową rzeczą, którą zrobiłem, to podzieliłem-mamy pole przekroju i ciśnienia-jak to nam pomaga?
Yaptığım tek yeni şey kuvveti kesit alana bölüp basıncı bulmak oldu. -מה הדבר החדש שעשיתי? יש לנו את המושג שטח חתך ואת המושג לחץ.
Yaptığım tek yeni şey kuvveti kesit alana bölüp basıncı bulmak oldu. -الشئ الجديد الوحيد هو أننى قمت بالقسمة على مقطع المساحة ....