kesinlikle ile cümle
kesinlikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom kesinlikle Mary'ye yardım etmeyi umursuyor gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem to mind helping Mary.
Tom kesinlikle ne yaptığını biliyor gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem to know what he's doing.
Tom kesinlikle sözünden dönecek bir insan tipi gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem like the kind of person that would back down.
Tom'un kesinlikle Mary'nin yardımına ihtiyacı yok.Tom certainly doesn't need Mary's help.
Tom'un kesinlikle daha fazla paraya ihtiyacı yok.Tom certainly doesn't need any more money.
Tom'un kesinlikle bir krediye ihtiyacı yok.Tom certainly doesn't need a loan.
Tom kesinlikle seksenin üzerindeymiş gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't look like he's over eighty.
Tom'un kesinlikle eskisi gibi parası yok.Tom certainly doesn't have the money he used to.
Tom'un kesinlikle buradaki şeylerin nasıl işlediği hakkında bir ipucu yok.Tom certainly doesn't have any clue about how things work around here.
Tom'un kesinlikle çok iyi bir yön duyusu yok.Tom certainly doesn't have a very good sense of direction.
Tom kesinlikle Mary ile iyi geçinmez.Tom certainly doesn't get along very well with Mary.
Tom kesinlikle bacaları temizleyerek iyi bir iş yapar.Tom certainly does a good job cleaning chimneys.
Tom kesinlikle ona oy vermedi.Tom certainly didn't vote for her.
Tom kesinlikle paniğe kapılmış görünmüyordu.Tom certainly didn't sound alarmed.
Tom kesinlikle onun söylediğini düşündüğünü söylemedi.Tom certainly didn't say what you thought he said.
Tom kesinlikle bugün geleceğini herhangi birinin bilmesine izin vermedi.Tom certainly didn't let anyone know that he was arriving today.
Tom'un kesinlikle gerçeği Mary'ye söylemeye niyeti yoktu.Tom certainly didn't intend to tell Mary the truth.
Tom'a kesinlikle onun yaptığını yapmasına izin vermedim.Tom certainly didn't have my permission to do what he did.
Tom kesinlikle kazanmayı beklemiyordu.Tom certainly didn't expect to win.
Tom kesinlikle amcasından evi miras alacağını ummuyordu.Tom certainly didn't expect to inherit the house from his uncle.
Tom kesinlikle Mary'nin onun çocuklarına bakacağını ummuyordu.Tom certainly didn't expect Mary to take care of his children.
Tom kesinlikle böyle bir şey ummuyordu.Tom certainly didn't expect anything like this.
Tom kesinlikle genellikle yaptığı kadar iyi bir iş yapmadı.Tom certainly didn't do as good a job as he usually does.
Tom kesinlikle izleyiciyi hayal kırıklığına uğratmadı.Tom certainly didn't disappoint the audience.
Tom aldığı cezayı kesinlikle hak etmedi.Tom certainly didn't deserve the punishment he received.
Tom Mary'nin davranış biçimini kesinlikle onaylamadı.Tom certainly didn't approve of the way Mary was behaving.
Tom Mary'nin onu yapmakla suçladığı şeyi kesinlikle yaptı.Tom certainly did what Mary accused him of doing.
Tom kesinlikle bizim onun yapmasını istediğimiz her şeyi yaptı.Tom certainly did everything we asked him to do.
Tom kesinlikle mükemmel bir iş yaptı.Tom certainly did an excellent job.
Tom kesinlikle ödülü almayı hak ediyor.Tom certainly deserves to receive the award.
Tom kesinlikle övgüyü hakediyor.Tom certainly deserves praise.
Tom kesinlikle saygımızı hak ediyor.Tom certainly deserves our respect.
Tom kesinlikle minnettarlığımızı hak ediyor.Tom certainly deserves our gratitude.
Tom kesinlikle bir tur alkış hak ediyor.Tom certainly deserves a round of applause.
Tom kesinlikle bu planı tek başına düşünemezdi.Tom certainly couldn't have thought up this plan by himself.
Tom yardımın olmadan kesinlikle başaramazdı.Tom certainly couldn't have succeeded without your help.
Tom biraz zayıflamam konusunda kesinlikle beni ikna etti.Tom certainly convinced me that I should lose some weight.
Tom kesinlikle çok şikâyet ediyor.Tom certainly complains a lot.
Tom kesinlikle bizimle yaşamayı bekleyemez.Tom certainly can't expect to live with us.
Tom kesinlikle bizim kulübün bir üyesi olamaz.Tom certainly can't become a member of our club.
Tom kesinlikle şeyler yaptırabilir.Tom certainly can make things happen.
Tom kesinlikle değişik fikirler öne sürdü.Tom certainly came up with some interesting ideas.
Tom kesinlikle çok övünür.Tom certainly brags a lot.
Tom kesinlikle Mary'nin sadık olduğuna inanıyor.Tom certainly believes Mary is faithful.
Tom kesinlikle çok dikkat çekti.Tom certainly attracted a lot of attention.
Tom kesinlikle hemen silahına sarılmış gibi görünüyor.Tom certainly appears to have jumped the gun.
Tom kesinlikle eğleniyor gibi görünüyordu.Tom certainly appeared to be enjoying himself.
Tom kesinlikle sarhoş gibi davrandı.Tom certainly acted drunk.
Mary kesinlikle partide en güzel kızdı.Mary was definitely the prettiest girl at the party.
Kesinlikle, o olmalısın.Exactly, you must be him.
"Benimle gitmek ister misin?" "Kesinlikle!""Would you like to go with me?" "You bet!"
On dokuzuncu yüzyılın matematiğinin en önemli figürü kesinlikle, Gauss.The most important figure of mathematics of the nineteenth century is, undoubtedly, Gauss.
Kesinlikle gerekli olmadıkça, ben taksi kullanmam.Unless it's absolutely necessary, I don't use taxis.
Kesinlikle yağmur yağacak gibi hissettiriyor.It certainly feels like it's going to rain.
Tom kesinlikle Mary'nin onun ne yapmasını istediğini bilir.Tom definitely knows what Mary wants him to do.
O sürekli sana bakıyor. O kesinlikle seni seviyor.He is constantly staring at you. He surely loves you.
Kesinlikle on dolar ödemeye niyetim yok.I have absolutely no intention of paying ten dollars.
O henüz gelmedi. Kesinlikle otobüsü kaçırmış olacak.He hasn't come yet. He will certainly have missed the bus.
O, kesinlikle cezalandırılıracak.He will certainly be punished.
O kesinlikle beni korkuttu.It sure scared me.