kesinlikle ile cümle
kesinlikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bunu yapmak için kesinlikle çok geç.It's definitely too late to do that.
Kesinlikle buradan çıkmanın zamanı.It's definitely time to get out of here.
Tom'u kesinlikle özleyeceğimizi biliyorum.I know we'll definitely miss Tom.
Onunla ilgili kesinlikle mutlu değilim.I'm certainly not happy about it.
O konuda kesinlikle mutlu değilim.I'm certainly not happy about that.
Bir ara kesinlikle takılmamız gerek.We should definitely hang out sometime.
Ben kesinlikle böyle olduğunu düşünüyorum.I definitely think that's what happened.
Bunu kesinlikle yapmazdım.I certainly wouldn't do that.
Bunu kesinlikle yapmak istemezdim.I certainly wouldn't want to do that.
Tom'un bunu yapacağından kesinlikle emin misin?Are you absolutely sure Tom will do that?
Kesinlikle bu roman basılınca peynir ekmek gibi satılacak.This novel will certainly go like hot cakes when it's published.
Tom ve Mary kesinlikle haklı.Tom and Mary are absolutely right.
Kesinlikle birkaç günlüğüne Boston'da kalacağım.I'll definitely stay in Boston for a few days.
Bu kesinlikle doğru değil.This is simply untrue.
Bu kesinlikle eğlenceli olacak.It'll certainly be fun.
Sami kesinlikle yeni yerini sever.Sami absolutely loves his new place.
Onlar kesinlikle geçecekler.They will certainly pass.
Bunu kesinlikle denemek isterim.I definitely want to try to do that.
Kesinlikle ilgileniyorum.I'm definitely interested.
Kesinlikle ailesinden bağımsız.He is certainly independent of his parents.
Bugün kesinlikle iyi iş çıkardın.You certainly did well today.
Kesinlikle bir şey duyduk.We definitely heard something.
Kesinlikle kafasız değil, tembel sadece.He is by no means unintelligent. He is just lazy.
İstanbul'dayken kesinlikle Ayasofya'yı ziyaret etmeli.He should definitely visit the Hagia Sophia while he's in Istanbul.
Hayatımda birkaç kez grip olmuştum ama bu kesinlikle en kötüsüydü.I have had the flu a few times in my life, but this time was definitely the worst.
Kesinlikle geleceğiz.We'll definitely come.
Bu kesinlikle iyi bir fikir.That's definitely a good idea.
Cezayir, Kuzey Afrika jeopolitiğinde kesinlikle çok büyük bir oyuncu.Algeria is definitely a huge player in North Africa's geopolitics.
İkincisi kesinlikle daha iyi olacak.The second will surely be better.
Bu kesinlikle izlemen gereken bir film.This is definitely a movie you should watch.
Kesinlikle kazanmamız gereken bir karşılaşmaydı.This was a game we had to win.
Eğer ben senin yerinde olsaydım bunu kesinlikle bugün yapardım.I'd definitely do that today if I were you.
Eğer ben senin yerinde olsaydım Tom'dan kesinlikle yardım etmesini isterdim.I'd definitely ask Tom to help if I were you.
Resim Ziri'yi kesinlikle dehşete düşürdü.The picture absolutely horrified Ziri.
Kesinlikle William'ın yapabileceği hiçbir şey yoktu.There was absolutely nothing William could do.
Kesinlikle cevap almadım.I got absolutely no reply.
Bir şey köpekleri kesinlikle korkuttu.Something spooked the dogs for sure.
"'Kesinlikle Sayısal oynamam'"."'Kesinlikle Sayısal oynamam'".
Hüküm yalnızca O'nundur ve kesinlikle O'na döndürüleceksiniz.His is the Decision, and to Him you (all) shall be returned.
Sonunda sıralamada beşinci olarak bitirdim ve bu kesinlikle kolay alınan bir yer değil.So, I've ended up fifth on the grid, which is definitely not an easy place to be.
Eğer (3) doğru ise, biz şu an kesinlikle bir simülasyonun içerisinde yaşıyoruz.If (3) is true, then we almost certainly live in a simulation.
Devam etmeniz kesinlikle çok önemli.It is absolutely essential that you continue.
Bir genel blok zincirinin kesinlikle erişim kısıtlaması yoktur.A public blockchain has absolutely no access restrictions.
Sonra sizi yine oraya döndürecek ve kesinlikle sizi (yeniden) çıkaracaktır."From Compost You Came and to Compost You Shall Return".
"Kesinlikle her şeyi değiştirdi."It changed absolutely everything.
Optik numaralar ve filtreler kesinlikle yasaktır.Optical work and filters are forbidden.
Billboard'tan Silvio Pietrolungo, "2.200 kişilik kalabalık kesinlikle sadıktı." ifadesini kullandı.Silvio Pietrolungo from Billboard felt that "The crowd of 2,200 was certainly dedicated."
536 yılında kesinlikle hayattaydı çünkü Konstantinopolis'te bir Synod'a katıldı.He was certainly alive in 536, as he took part in the Synod in Constantinople that year.
Wheeler kesinlikle bu açıklamayı kabul etmemektedir.Wheeler does not accept this interpretation.
Waters "Sam Hamm onun kesinlikle yer almasını planlıyordu.Waters quoted, "Sam Hamm definitely planned that.
A 'nın özdeğerleri, kesinlikle R(z) 'nin kutuplarıdır.The eigenvalues of A are precisely the poles of R(z).
Progamı daha önce izlememiş olanlar ise bu setlere kesinlikle bir göz atmalılar." yorumunda bulundu.And they were haughty, and committed abomination before Me; therefore I removed them when I saw it."
Fakat yukarıda da belirtildiği üzere, Wheeler bu açıklamayı kesinlikle reddetmiştir.As mentioned above, Wheeler rejected this interpretation.
Bunu normal bir ölüme kesinlikle tercih ederdim.His family declared it as a normal death.
Ancak kesinlikle son 20 yılın en kötü komedi filmi." cümleleriyle sona erdirdi.It's certainly the worst comedy of the last 20 years".
Doktor kızdı ve bir daha kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söyledi.He greatly appreciated the acknowledgement, and also said he'd never smoke again.
Geçerli filius Hamil kesinlikle ibn Umail niyetinde.Calid filius Hahmil certainly intends ibn Umail.
Kesinlikle onunla gitsem iyi olur!""Onların yanında olmak lazım!".
Bence kesinlikle erken değil.It is not too soon.
Ve meditasyonun yaptığı kesinlikle budur.That is what that whole meditation is about.