kesinlikle ile cümle

kesinlikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kesinlikle bir şey planlıyor.Tom is definitely planning something.
Kesinlikle orada biri var.There's definitely someone out there.
Bu kesinlikle saçma bir fikir.That's an absolutely ridiculous idea.
Bu konuda kesinlikle haklısın.You're absolutely right about that.
O kesinlikle hiçbir pişmanlık belirtisi göstermedi.She showed absolutely no sign of remorse.
Tom kesinlikle geri döndü.Tom is definitely back.
Yaptığın şey kesinlikle affedilmez.What you have done is absolutely inexcusable.
Ben kesinlikle hiçbir şey anlamıyorum.I understand absolutely nothing.
Ben kesinlikle iyiyim.I'm absolutely fine.
Bunu şimdi kesinlikle biliyorum.I know it now for sure.
Kesinlikle imkansız.Absolutely impossible.
Ben kesinlikle şaşırdım.I was absolutely amazed.
Kesinlikle gelebileceğini umuyorum.I sure hope you can come.
Ben kesinlikle eskisi kadar çok dışarı çıkmıyorum.I certainly don't go out as much as I used to.
Tom kesinlikle bir şey bilmiyordu.Tom knew absolutely nothing.
Onu kesinlikle bilmiyorum.I don't know that for sure.
Tom kesinlikle çok uyur, değil mi?Tom sure does sleep a lot, doesn't he?
Tom kesinlikle çok uyur.Tom sure does sleep a lot.
Kesinlikle bunu tekrar yapmayı düşünürdüm.I'd definitely consider doing this again.
Ben kesinlikle Tom'un yarın bize yardım edeceğini umuyorum.I sure hope that Tom helps us tomorrow.
Ben kesinlikle Tom'un buraya zamanında geleceğini umuyorum.I sure hope that Tom gets here on time.
Kesinlikle Tom'u tekrar görmek istiyorum.I'd definitely like to see Tom again.
Bu gece kesinlikle orada olacağım.I'll definitely be there tonight.
Bu kurabiyeler kesinlikle lezzetliler.These cookies are absolutely delicious.
Tom kesinlikle memnun görünüyor.Tom certainly sounds content.
Mary kesinlikle çekici.Mary is certainly attractive.
Mary kesinlikle güzel.Mary is absolutely beautiful.
Tom kesinlikle büyük bir adam.Tom is definitely a big guy.
Haber onu kesinlikle harap edecektir.The news will certainly devastate him.
Kesinlikle bilen tek kişi Tom'dur.The only one who knows for sure is Tom.
Kesinlikle bilen kişiler Tom ve Mary'dir.The only ones who know for sure are Tom and Mary.
Kesinlikle bilen tek kişi Mary'dir.The only one who knows for sure is Mary.
Mary kesinlikle bilen tek kişidir.Mary is the only one who knows for sure.
Ben kesinlikle bilet alacağım.I'll definitely buy ticket.
Ben kesinlikle hiç kimseye güvenmiyorum.I trust absolutely no one.
Bu metal kesinlikle sertleştirilmeli mi?Does this metal absolutely have to be tempered?
Bu metal kesinlikle sertleştirilmeli.This metal absolutely must be tempered.
Dışarısı kesinlikle dondurucu.It's absolutely freezing outside.
Ben kesinlikle onu yapmak istiyorum.I definitely want to do that.
Tom neredeyse kesinlikle haklı.Tom is almost certainly right.
Tom kesinlikle bu sabah mutlu olacaktır.Tom will surely be happy this morning.
Bu kesinlikle bir problem.It's definitely a problem.
Ben onun kesinlikle geliyor olduğunu düşünüyorum.I think he is surely coming.
Tom kesinlikle bilen tek kişi.Tom is the only one who knows for sure.
Kesinlikle o şekilde görmüyorum.I certainly don't see it that way.
Bu yayımcı kesinlikle her şeyi yayınlayacak.This publisher will publish absolutely anything.
O kesinlikle geç kalacak.He will certainly be late.
O çocuğun kesinlikle bir sürü enerjisi var.That boy sure has a lot of energy.
O kızın kesinlikle çok enerjisi var.That girl sure has a lot of energy.
Bu çocukların kesinlikle çok enerjisi var.These children sure have a lot of energy.
Tom kesinlikle ona aşık.Tom definitely has a crush on her.
O kesinlikle ona aşık.She definitely has a crush on him.
Tom nasıl parti vereceğini kesinlikle bilir.Tom sure knows how to party.
O kesinlikle bir olasılık.That's definitely a possibility.
O kesinlikle ilgi çekici ve tutkulu bir insan.She's certainly an interesting and passionate person.
Eğer annen sadece bilseydi, onun kalbi kesinlikle ikiye ayrılırdı.If your mother only knew, her heart would surely break in two.
Fırsat kesinlikle orada.The opportunity is definitely there.
Sanırım Tom yaptığını söylediği şeyi kesinlikle yaptı.I think Tom did exactly what he said he did.
Ben kesinlikle pencerelerimi ve kapılarımı kilitli tutacağım.I'll definitely keep my windows and doors locked.
Durum kesinlikle aptalca.The situation is absolutely crazy.
İlgili Sayfalar