kesinlik ile cümle

kesinlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Kesinlikle öyle."Precisely so.
"Kesinlikle yok." Holmes güldü."Absolutely none." Holmes laughed.
"Kesinlikle." Sonra tamamen bana güveniyor. ""Precisely." "Then you may entirely rely on me."
Kral istihdam eğer söylenseydi bir ajan kesinlikle olacaktır.I had been told that if the King employed an agent it would certainly be you.
Ama aşırı yemek ve aşırı içki, kesinlikle.But the over-eating and over-drinking, definitely.
Nükleer güce kesinlikle hiç bir ihtiyaç yoktur.There's absolutely no need for nuclear power.
Kralın bu davranışı kesinlikle bu insanları mutlu etmedi.So that clearly didn't do a lot to make these guys or in particular these guys, any happier.
Bunlar kesinlikle kral tarafından gönderilmişlerdi.And they're obviously being sent there by the King.
Kesinlikle şaşırtıcı.Absolutely amazing.
Ama onlar sadece hangi ifadenin daha büyük olduğunu bilmek istiyorlarsa, kesinlikle bu ifade olur.But if they just want to know which expression is larger, it's definitely going to be this one.
Hubert dediği kesinlikle doğruydu, "Bunlar yeni Katedraller."Hubert was saying, absolutely correctly, "These are the new cathedrals."
Evet, kesinlikle.There are, certainly.
Bu dönemde su içmeye başlayabilirler ama meyve sularını kesinlikle tavsiye etmiyoruz.Babies can have water at this age, but we do not recommend any juice for any infants.
O kesinlikle en iyisi.It is really the best!
Ama bunlar bana göre kesinlikle en iyiler.But these are definitely to me some of the neatest.
Bu karoları kesinlikle değiştirmeyeceğim. Ama resmin geri kalanını ortaya çıkaracağım.I'm not going to change those tiles at all, but I'm going to reveal the rest of the scene.
Eğer mutlak sessizliği sağlayamazsanız, dinginliği deneyin, bu da kesinlikle yeterli olur.If you can't get absolute silence, go for quiet, that's absolutely fine.
Ve kesinlikle bir harikaydı.And it is certainly a wonder.
Bende kesinlikle uçağımdan ,.. ...hummerımdan yada Porschemden vazgeçmek istemem.And I certainly wouldn't want to give up my airplane, or my helicopter, or my Humvee, or my Porsche.
Bilmiyorum fakat, kesinlikle deneyeceğiz.I don't know, but we'll try it.
Evet, kesinlikle bu konuda ciddiyiz.Yeah, we're absolutely serious.
- x eşittir 2 bölü 3, kesinlikle büküm noktası -That x is equal to 2/3 thirds is definitely an inflection point for our original function up here.
Kesinlikle hayýr!Certainly not!
Hayýr, kesinlikle, eđer bana belgeleri verirseniz, problemi hallederim.No, certainly, if you give me the paperwork, I can deal with the problem.
Evet, kesinlikle eminim.Yes, I’m absolutely sure.
- Kesinlikle uyuţturucu kullanýyor.- He’s so doing drugs.
Kesinlikle burada olmamalýsýn!You certainly shouldn’t be here!
Benim düţüncelerimi kesinlikle biliyor olmalýsýn.You certainly ought to be able to read mine.
Bu yüzyıl içinde çok kötü şeyler olacak, bundan kesinlikle eminim.Awful things will happen in this century, I'm absolutely sure.
Nekahat dönemine ihtiyacı yok, kesinlikle.There's no recovery needed, no nothing.
"Bu çok güzel, bunu kesinlikle yapmalıyım. buna bir servet harcamalıyım.Every time he had a good idea, he'd think, "That's brilliant, I'm going to start building that one.
Kesinlikteki bu değişimin üzerimizdeki etkisini abartmak zor.It's hard to overstate the effect that this change in accuracy has had on us.
Konum belirleme için kesinlik çok önemlidir ve gelişmeler sadece son 10 yıl içerisinde oldu.For geolocation, accuracy matters, and things have only improved over the last 10 years.
Bu kesinlik seviyesi, bir yenileşim (inovasyon) fırtınası açığa çıkardı.This level of accuracy has unleashed a firestorm of innovation.
Kesinlikle var, bunun 1'e eşit olduğunu zaten bulmuştuk. Bu da doğru.Well, it definitely exists - we've already established that it's equal to one so that's true
Kesinlikle eşcinsel değil!He's obviously straight!
Kesinlikle öyle bir şey yok.It is not the truth, absolutely not.
Hayır, ama size kesinlikle söylemememi söyledi...Not maybe, he told me absolutely not to say... Oh my legs.
Etrafınızdaki kişilerden biri şu an kesinlikle çok boyutlu katılımın bir parçasıdır.There might be somebody on one right now, participating in multi-dimensional engagement.
Bu kesinlikle kirlenme sorunu.That is certainly the problem was pollution
Ama şu an hissettiğim yapabilme yeteneğine bakılırsa, kesinlikle yine yapardım.But given what I now feel capable of doing, I would certainly do it again.
Eşim kesinlikle gösterimin yıldızı.He's definitely the star of my show.
"Asla olmaz, içeride yılan varsa kesinlikle oraya gitmem" dediklerini söyledi."Hell no, I'm not going in there, certainly if there's a snake in there."
Siz kesinlikle ilksiniz.Yes, sir. You're definitely the first.
Ve bunu kesinlikle yapabilirim çünkü a neydi?And I can definitely do this because what was a?
Ve bu bağlantı kesinlikle fiziksel bir işlem.And that connection is an unequivocally physical process.
Gelişen ülkelerde veriler çok daha tuhaf ama ölüm yüzdesi kesinlikle daha yüksek.In the developing world, the data is much sketchier but the death toll is almost certainly higher.
Bu yeni teknolojilerin doğuşu ile aslında kesinlikle "evet" demeyi umud ediyorum.Well, with the new technologies emerging now, I hope we can say definitively, "Yes."
Bu yüzden ona kesinlikle saygı göstermeliyimSo I definitely have to defer to her.
Bu kesinlikle bir ekonominin çalıştırmak için deli bir yoludur.This is surely an insane way to run an economy.
Kimse yeterince dikkatli dinlemiyor. Ama ben bunun doğru olduğuna kesinlikle inanıyorum.No one's quite listening hard enough, but I very much believe it's true.
Kısa cevap 'kesinlikle' olduğunu düşünüyorum.I think the short answer is, 'definitely'.
Neticede organik yaratıklarız ve okul kültürü kesinlikle zorunlu.We are after all organic creatures, and the culture of the school is absolutely essential.
Tamamen gülünç, kesinlikle seksi bir kelime değil.It's a completely ridiculous, totally un-sexy word.
Kesinlikle mutlu.It's definitely happy.
Kesinlikle haklı.He's absolutely right.
Bu sonuç, kesinlikle neden her hafta 1 milyon insanın daha şehirlerde toplandığının nedenidir.This, no doubt, is the reason why a million people a week are gathering in cities.
12'ye kesinlikle bölünmüyor, çünkü 144, 12'nin katı. . 3'e bölünüyor mu acaba?It's definitely not divisible by 12, because 12 goes into 144. Is it divisible by 3?
Kesinlikle." (Kahkahalar)Sure." (Laughter)
Kesinlikle değildir.It doesn't.

İlgili Sayfalar