Tom kesinlikle iyi bir koca.Tom certainly is a good husband.
Tom kesinlikle iyi bir baba.Tom certainly is a good father.
Tom kesinlikle yargıçları etkiledi.Tom certainly impressed the judges.
Tom kesinlikle bunu yaşanacak daha iyi bir yer yapmak için yardım etti.Tom certainly helped make this a better place to live.
Tom kesinlikle partimizi daha eğlenceli yapmak için yardım etti.Tom certainly helped make our party more fun.
Tom kesinlikle bu civarda çok yardımcı oldu.Tom certainly helped a lot around here.
Tom kesinlikle henüz Mary'ye söylemedi.Tom certainly hasn't told Mary yet.
Tom kesinlikle benim bir doktor olmam için telkin etmedi.Tom certainly hasn't inspired me to want to become a teacher.
Öğretmen olmak istememde Tom'un kesinlikle hiçbir etkisi olmadı.Tom certainly hasn't inspired me to want to become a teacher.
Tom'un kesinlikle kalıpların dışında düşünme sorunu var.Tom certainly has trouble thinking outside the box.
Tom iş için kesinlikle doğru mizaca sahip.Tom certainly has the right temperament for the job.
Tom kesinlikle doğru kimlik bilgilerine sahip.Tom certainly has the right credentials.
Tom'un kesinlikle yeteneği var.Tom certainly has talent.
Tom'un kesinlikle bazı oldukça eski-moda fikirleri var.Tom certainly has some pretty old-fashioned ideas.
Tom kesinlikle parmağını Mary'ye sardırdı.Tom certainly has Mary wrapped around his finger.
Tom'un kesinlikle şeylere farklı bakma şekli var.Tom certainly has a different way of looking at things.
Tom'un kesinlikle yeteneğine güveni var.Tom certainly has confidence in his ability.
Tom'un kesinlikle karizması var.Tom certainly has charisma.
Tom'un kesinlikle iyi eğitimli bir köpeği var.Tom certainly has a well-trained dog.
Tom'un kesinlikle çocukları ikna etme kabiliyeti vardır.Tom certainly has a way with children.
Kesinlikle Tom'un sigortası atmış.Tom certainly has a short fuse.
Tom'un kesinlikle bir emekli maaşı var.Tom certainly has a pension.
Tom'un kesinlikle güzel bir sesi var.Tom certainly has a nice voice.
Tom'un mutlu olmak için kesinlikle çok şeyi var.Tom certainly has a lot to be happy about.
Tom'un kesinlikle yüksek yerlerde çok sayıda arkadaşları var.Tom certainly has a lot of friends in high places.
Tom'un kesinlikle bu konu ile ilgili daha iyi bir anlayışı var.Tom certainly has a better understanding of this matter than I do.
Tom kesinlikle o tür cezayı hak edecek bir şey yapmadı.Tom certainly hadn't done anything that deserved that kind of punishment.
Tom'un kesinlikle söyleyecek bir şeyi vardı.Tom certainly had something to say.
Tom Boston'da iken konserlere gitmek için kesinlikle çok fırsatı oldu.Tom certainly had plenty of opportunities to go to concerts while he was in Boston.
Tom'un kesinlikle anlatacak ilginç bir hikayesi vardı.Tom certainly had an interesting story to tell.
Tom'un kesinlikle onun hakkında düşünecek çok zamanı vardı.Tom certainly had a lot of time to think about it.
Tom kesinlikle mesajı aldı.Tom certainly got the message.
Tom kesinlikle erken yatmaya gider.Tom certainly goes to bed early.
Tom kesinlikle onun ne yaptığını bilmediği izlenimini verir.Tom certainly gives the impression that he doesn't know what he's doing.
Tom kesinlikle o eski fagottan hoş bir ses çıkarır.Tom certainly gets a nice sound out of that old bassoon.
Tom kesinlikle yarın orada olmayı planlamadığı izlenimini verdi.Tom certainly gave the impression that he wasn't planning on being there tomorrow.
Tom kesinlikle hepimizi enayi yerine koydu.Tom certainly fooled us all.
Tom kesinlikle beni aptal yerine koydu.Tom certainly fooled me.
Tom kesinlikle Mary'yi aptal yerine koydu.Tom certainly fooled Mary.
Tom kesinlikle polisin bize verdiği tanıma uyuyor.Tom certainly fits the description that the police gave us.
Tom kesinlikle şarabını seviyor.Tom certainly enjoys his wine.
Tom kesinlikle hoş bir araba sürer.Tom certainly drives a nice car.
Tom kesinlikle hepimiz için konuşmaz.Tom certainly doesn't speak for all of us.
Tom kesinlikle Mary'ye yardım etmeyi umursuyor gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem to mind helping Mary.
Tom kesinlikle ne yaptığını biliyor gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem to know what he's doing.
Tom kesinlikle sözünden dönecek bir insan tipi gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't seem like the kind of person that would back down.
Tom'un kesinlikle Mary'nin yardımına ihtiyacı yok.Tom certainly doesn't need Mary's help.
Tom'un kesinlikle daha fazla paraya ihtiyacı yok.Tom certainly doesn't need any more money.
Tom'un kesinlikle bir krediye ihtiyacı yok.Tom certainly doesn't need a loan.
Tom kesinlikle seksenin üzerindeymiş gibi görünmüyor.Tom certainly doesn't look like he's over eighty.
Tom'un kesinlikle eskisi gibi parası yok.Tom certainly doesn't have the money he used to.
Tom'un kesinlikle buradaki şeylerin nasıl işlediği hakkında bir ipucu yok.Tom certainly doesn't have any clue about how things work around here.
Tom'un kesinlikle çok iyi bir yön duyusu yok.Tom certainly doesn't have a very good sense of direction.
Tom kesinlikle Mary ile iyi geçinmez.Tom certainly doesn't get along very well with Mary.
Tom kesinlikle bacaları temizleyerek iyi bir iş yapar.Tom certainly does a good job cleaning chimneys.
Tom kesinlikle ona oy vermedi.Tom certainly didn't vote for her.
Tom kesinlikle paniğe kapılmış görünmüyordu.Tom certainly didn't sound alarmed.
Tom kesinlikle onun söylediğini düşündüğünü söylemedi.Tom certainly didn't say what you thought he said.
Tom kesinlikle bugün geleceğini herhangi birinin bilmesine izin vermedi.Tom certainly didn't let anyone know that he was arriving today.
Tom'un kesinlikle gerçeği Mary'ye söylemeye niyeti yoktu.Tom certainly didn't intend to tell Mary the truth.