Kesinlikle Tom'la aynı düşüncedeyim.I definitely agree with Tom.
Tom kesinlikle kabul ederdi.Tom would surely agree.
Ben buna kesin bir biçimde karşıyım.I am firmly opposed to this.
Bir şey kesin: Hiç kimse beni durduramaz!One thing's for sure: nobody can stop me!
Sona yaklaşan dünya hakkındaki filmde, ölüm on iki saat içinde kesindi.In the film about the world coming to an end, death was certain within twelve hours.
Kesinlikle hiç düşmanı yok.He has absolutely no enemies.
Aramızda kesinlikle hiç romantik bir şey yok.There's absolutely nothing romantic between us.
Dün gece on iki saat kesintisiz uyumama rağmen hala oldukça yorgun hissediyorum.Although I slept uninterrupted for 12 hours last night, I still feel pretty tired.
Kesinlikle bu adımı atlamamalısın.You definitely should not skip this step.
Kesinlikle bana göre değil.It's not really my cup of tea.
"Sence ilk gelen kim olacak?" "Tom olmayacağı kesin.""Who do you think will come first?" "It definitely won't be Tom."
Ben şirketin iflas ilan etmesine kesin bir biçimde karşıyım.I am categorically opposed to the company declaring bankruptcy.
Eğer Tom burada olsaydı kesinlikle fark yaratırdı.If Tom had been here, it definitely would've made a difference.
Tom'a kesinlikle gerekli olandan daha fazla para verme.Don't give Tom more money than is absolutely necessary.
Tom kesinlikle sınıfındaki en yakışıklı çocuktu.Tom was definitely the best-looking guy in our class.
Gitmeden önce Tom'un kesinlikle kahvaltı etmesi gerekir.Tom should definitely eat breakfast before he leaves.
Kesinlikle Tom'u rahatsız eden bir şey var.There's definitely something bothering Tom.
Tom'un kesinlikle tatile çıkması gerekiyor.Tom definitely needs to take a vacation.
Tom'un kesinlikle bir mola vermeye ihtiyacı var.Tom definitely needs to take a break.
Ben kesinlikle Tom'un onu yapmayacağını umuyorum.I certainly hope Tom doesn't do that.
Sen kesinlikle Tom'dan daha akıllısın.You're definitely smarter than Tom.
Tom'un kesinlikle biraz izne ihtiyacı var.Tom definitely needs some time off.
Bazı sorunlarımız olacağı kesin.We're bound to have some problems.
Tom kesinlikle listede değil.Tom is definitely not on the list.
Kanıtlar oldukça kesin.The evidence is fairly conclusive.
Bu gelişi kesinlikle hiç kimse görmedi.Absolutely nobody saw this coming.
Nedeni kesin olarak belirlenmiş değil.The cause hasn't been pinpointed.
Bu kesinlikle kafa karıştırıcı.It's definitely very confusing.
Kesinlikle onu affetmem.I certainly don't condone that.
Sen kesinlikle bir molayı hak ediyorsun.You certainly deserve a break.
Elektrik kesintisine ne neden oldu?What caused the power outage?
Kesinlikle hiçbir kontrolümüz yoktu.We had absolutely no control.
Zamanlar kesinlikle değişti.Times have certainly changed.
Tom kesinlikle meşguldü.Tom has certainly been busy.
O bütçe henüz kesinleşmiş değil.That budget isn't yet final.
Kesin neden bilinmiyor.The exact cause is unknown.
O kesinlikle meydan okuyucu.It's certainly challenging.
Bizim ıslanacağımız kesin.We're bound to get wet.
"Tuvalete gitmemin bir sakıncası var mı?" "Kesinlikle. Öyleyse seni burada bekleyeceğim.""Is it OK if I go to the restroom?" "Sure. I'll wait here for you then."
Bu kesinlikle yağmur gibi görünüyor.It certainly looks like rain.
Odadaki atmosfer kesinlikle soğuktu.The atmosphere in the room was decidedly frosty.
Kesinlikle gitmek zorunda mısın?Surely you must go?
Yukarıdaki metin konuyla ilgili kesin bilgiler içermiyor.The text above contains no accurate facts on the matter.
İstanbul'da meydana gelen patlamayı kesin duymuşsundur.I am sure you heard the explosion that happened in Istanbul.
İstanbul'da meydana gelen patlamadan kesin haberin vardır.I am sure you heard about the explosion that happened in Istanbul.
Biz kesinlikle kazanmalıydık.We certainly should've won.
O kesinlikle bir kilisede evlenmek istiyor.He definitely wants to get married in a church.
Bu kesinlikle değersiz.It's absolutely despicable.
Biz bunu kesinlikle yapabiliriz.We can definitely do it.
Biz kesinlikle daha iyisini yapabiliriz.We can surely do better.
Ben kesinlikle senin bize yardımcı olabileceğini umuyorum.I surely hope you can help us.
Kesin kanıtınız var mı?Do you have hard evidence?
Kesinlikle hatırlamıyorum.I don't remember for sure.
Tom kesinlikle üzerine düşeni yaptı.Tom certainly did his part.
Ben kesinlikle buna pişman değilim.I certainly don't regret it.
Kesinlikle buna pişman değilim.I definitely don't regret it.
Tom kesinlikle onu yapmadı.Tom definitely didn't do that.
Bu kesinlikle çok eğlenceliydi.It was definitely very enjoyable.
Kesinlikle güvenli bir rota var!There is definetly a safe route!
Mahkemenin kararı kesindir.The court's decision is final.