Tom kesinlikle başarılı olacak.Tom will succeed for sure.
Tom kesinlikle gelecek.Tom will come for sure.
Tom ve Mary'nin bile birbirlerini tanıdıklarını kesinlikle bilmiyoruz.We don't know for sure that Tom and Mary even know each other.
Tom kesinlikle kim olduğumu biliyor.Tom knows exactly who I am.
Tom kesin gelecek.Tom is sure to come.
Tom kesinlikle gelmiyor.Tom is definitely not coming.
Tom kesinlikle ne yaptığını biliyor.Tom certainly knows what he's doing.
Kararım kesindir.My decision is final.
Karar kesindir.The decision is final.
Tom kesinlikle bir beyefendi değil.Tom is definitely not a gentleman.
Tom'un burada olacağını bile kesin olarak bilmiyoruz.We don't even know for sure that Tom will be here.
Tom kesinlikle gününü gün ediyor gibi görünmüyor.It certainly doesn't look like Tom is enjoying himself.
O kesinlikle ilginç görünüyor.It sure sounds interesting.
Ben bile Tom ve Mary'nin evli olduğunu kesinlikle bilmiyorum.We don't even know for sure that Tom and Mary are married.
Tom kesinlikle kötü bir insan değil.Tom is definitely not a bad person.
Tom kesinlikle memnun değil.Tom is certainly not satisfied.
Kesinlikle. Yirmi dakika içinde geri döneceğim.Sure. I'll be back in twenty minutes.
Tom kesinlikle beni durdurmaya çalışacak.Tom will try to stop me for sure.
Tom'un şaşıracağı kesin.Tom is certain to be surprised.
"Bugün gerçekten sıcak, değil mi?" "Evet kesinlikle sıcak.""It's really hot today, isn't it?" "Yeah, it sure is."
Kumaşı diyagonal kesin.Cut the cloth on the bias.
Bu kesinlikle heyecan verici.This sure is exciting.
Bu Tom'un kesinlikle korktuğu şey.That's exactly what Tom was afraid of.
Onu kesinlikle yapacağım.I'll do that for sure.
Bu konuda emin misin? Kesinlikle emin misin?Are you certain about this? Absolutely certain?
Tom'la tanışmak istememin nedeni kesinlikle bu.That's precisely why I need to meet Tom.
Bu kesinlikle en iyi yöntemdir.This is definitely the best method.
Yeter artık, kesin bu kavgayı!Enough, stop this fight!
Bu saygın bir performans oldu, ama kesinlikle heyecan verici değildi.That was a respectable performance, but it definitely wasn't sensational.
Kesinlikle ben de öyle düşünmüştüm.That's just what I thought.
Kesinlikle başka insanlara söyleme.Absolutely do not tell other people.
Tom iş için kesinlikle doğru kişi.Tom is definitely the right person for the job.
Kesinlikle daha iyi hissediyorum.I'm definitely feeling better.
Bu kesin bir gelişme.That's a definite improvement.
Tom'un ne konuştuğu hakkında kesinlikle bir fikrim yok.I have absolutely no idea what Tom's talking about.
Kesinlikle o bu gece beni arayacak.Surely he'll phone me tonight.
Tom kesinlikle orada olmayacak.Tom is definitely not going to be there.
Bir şey kesin; ummadık taş, baş yarabilir.One thing's for sure: you can expect the unexpected.
Yarın hava kesinlikle iyi olacak.The weather will definitely be good tomorrow.
Üç gündür kesintisiz yağmur yağıyor.It has been raining nonstop for three days.
Birinin kafasından neler geçtiğini kimse kesin olarak bilemez.No one ever really knows what's going through someone else's head.
Bu bölgede su kesintisi var.This area suffers from a shortage of water.
İsa'nın doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir.The exact date of Jesus' birth is unknown.
Açık bir sonuçtu ama kesinlikle yanlıştı.It was an obvious conclusion, but it was absolutely wrong.
Tom'un evli olduğunu kesinlikle biliyordun.You certainly knew Tom was married.
Sen kesinlikle bitkin görünüyorsun.You look positively haggard.
Beni nerede vuracağını kesinlikle biliyordun.You knew exactly where to hit me.
Ben kesinlikle aşık oluyorum.I'm definitely falling in love.
Tom kesinlikle rüşvetle satın alınmış.Tom was definitely bought off.
O kesinlikle araştırmaya değer.That's certainly worth investigating.
Ben kesinlikle beklemiyorum.I'm definitely not waiting.
O kesinlikle şaşırtıcıydı.It was absolutely amazing.
Kesinlikle size bir içki ısmarlamam gerekiyor.I should certainly buy you a drink.
Tom'un şu an kaçma riski kesinlikle yok.Tom is certainly not a flight risk.
Kesinlikle Tom'un üzerinde bir izlenim bıraktın.You certainly made an impression on Tom.
Tom kesintisiz sekiz saat uyudu.Tom got eight hours of uninterrupted sleep.
Şimdi kesinlikle uyumayacağım.Now I'm definitely not going to sleep.
Tom hayatının tehlikede olduğunu kesinlikle biliyordu.Tom certainly knew his life was in danger.
Keşke onun ne olduğunu kesin olarak bilsem.I wish I knew for certain what it was.
Tom bunu kesinlikle sabırsızlıkla beklemiyor.Tom is definitely not looking forward to this.