Ana içeriğe geç
Sözlük

kesin ile cümle

kesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom artık kesinlikle rahatsız.Tom is definitely uncomfortable now.
Tom kesinlikle üzgün.Tom is definitely upset.
Tom Mary'yi gördüğünde onu tanıyacağı kesindi.Tom was certain that he would recognize Mary when he saw her.
Tom kesinlikle buna şaşırdı.Tom was definitely puzzled by this.
Tom yarın kesin orada olacak.Tom will be there tomorrow for sure.
Tom yarın kesinlikle orada olacak.Tom will be there tomorrow without question.
Kesinlikle harika görünüyorsun.You look absolutely gorgeous.
Kesinlikle buna alışmak zorunda kalacaksın.You're just going to have to get used to it.
Kesinlikle çok sorun var.You certainly have a lot of questions.
Tom kesinlikle sizi severdi.Tom definitely would've liked you.
Tom kesinlikle ilgiliydi ama o bunu göstermemeye çalıştı.Tom was definitely interested, but he tried not to show it.
Kesinlikle annenin senin yaşındayken göründüğü gibi görünüyorsun.You look just like your mother did when she was your age.
Kesinlikle bir oğlum olmayacak.I will certainly never have a son.
Kesinlikle bugün çok trafik var.There sure is a lot of traffic today.
Eğer Boston'a gelirsen kesinlikle beni ara.If you ever do come to Boston, definitely give me a call.
İş için kesinlikle Tom'u tavsiye etmem.I would definitely not recommend Tom for the job.
Bu konuda kesinlikle emin misiniz?Are you absolutely certain about this?
Tom'un bütün istediği sekiz saatlik kesintisiz uykuydu.All Tom wanted was eight hours of uninterrupted sleep.
Kumar oynamak: kesin bir şekilde bir şey için hiçbir şey elde etmemek.Gambling: The sure way of getting nothing for something.
Bu kesinlikle hiçbir anlam ifade etmiyor.This makes absolutely no sense.
Ben işkenceye kesin olarak karşıyım.I'm firmly opposed to corporal punishment.
Kesinlikle 2.30'a kadar orada ol.Be there by 2:30 for sure.
Tom kesinlikle 2.30'a kadar dönecek.Tom is sure to be back by 2:30.
Tom'un onunla kesinlikle ilgisi yoktu.Tom had absolutely nothing to do with it.
Tom'un dün burada olanla kesinlikle hiçbir ilgisi yoktu.Tom had absolutely nothing to do with what happened here yesterday.
Tom'un ne yapması gerektiğine dair kesinlikle hiç bir fikri yok.Tom has absolutely no idea what he's supposed to do.
Şimdiki zaman, tek gerçeklik ve tek kesinliktir.The present is the only reality and the only certainty.
Tom'un hala Boston'da olduğunu kesin olarak bilmiyoruz.We don't know for sure Tom is still in Boston.
Kesinlikle Boston'ı özleyeceğim.I certainly am going to miss Boston.
Bu kesinlikle hakkında endişelenecek bir şey değil.That's certainly nothing to worry about.
Tom'un kesinlikle işini kaybetme konusunda endişelenmeye başlaması gerekir.Tom should definitely start worrying about losing his job.
İhtiyacın olan şeyin bu olduğundan kesinlikle eminim.I'm sure this is exactly what you need.
Kesinlikle henüz bir şey bilmiyoruz.We don't know anything for sure yet.
Gördüğünün Tom olduğundan kesinlikle emin misin?Are you absolutely sure that it was Tom you saw?
Kesinlikle yapabileceğimiz bir şey vardı.Surely there was something we could've done.
Kesin tarihi ve zamanı bilmem gerekiyor.I need to know the exact date and time.
Tom kesinlikle ne olabileceği konusunda pek endişeli görünmüyor.Tom sure doesn't seem very worried about what might happen.
Kesinlikle Tom'un yolundan uzak durmanızı öneririm.I strongly suggest you stay out of Tom's way.
Kesin olarak nasıl bilebiliriz?How can we know for sure?
Kesinlikle Tom'a bir şey olmuştur.Something must've happened to Tom.
Bu kesinlikle söz konusu olamaz.That's absolutely out of the question.
Bu çalışma kesinlikle hafta sonuna kadar devam edecek.This work will certainly continue until the end of the week.
Tom'un bir yıl önce Boston'a taşındığını kesinlikle biliyorum.I know for sure that Tom moved to Boston a year ago.
Seni burada Boston'da görmeyi kesinlikle beklemiyordum.I certainly didn't expect to see you here in Boston.
Kesinlikle o evi satın alıyoruz.We're definitely buying that house.
Çok paramız yok ama kesinlikle ihtiyacımız olanı almak için yeterince miktara sahibiz.We don't have a lot of money, but we have enough to buy what we absolutely need.
Pekala, bunu kesinlikle deneyeceğim.Well, I'll certainly give it a try.
Siz kesinlikle çok fazla et yersiniz.You sure do eat a lot of meat.
Tom kesinlikle öfkeli görünüyor.Tom looks absolutely furious.
Kesinlikle Tom'a yardım etmek istiyorum.I'd sure like to help Tom.
Tom'un söylediği kesinlikle doğrudur.What Tom said is absolutely true.
2.30'a kadar Tom Jackson'ın ofisine gitmemiz kesinlikle çok önemlidir.It's absolutely vital that we get to Tom Jackson's office by 2:30.
O, sınavı kesinlikle geçecek.She'll pass the exam for sure.
Kesinlikle çok konuşuyorsun.You sure do talk a lot.
Tom kesinlikle sessiz kaldı.Tom stayed absolutely silent.
Elbise kesinlikle harika.The dress is absolutely gorgeous.
Onu kesinlikle özleyeceğim.I'll certainly miss him.
Kesinlikle onu özleyeceğim.I'll certainly miss her.
Kesinlikle gerektiğinden daha uzun süre kalmamanı öneririm.I'd suggest you don't stay longer than absolutely necessary.
Bu, ölüm kadar kesindir.It's as sure as death.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod